"Güzel camileri yok bu şehrin..."
“Yoktur. Cami ve minare güzelliğini sen İstanbul'da görmelisin kızım!"
Minaresiz veya minareleri zevksiz bir Müslüman şehri, İstanbul'un karadan ve denizden giriş manzarasını görmüş, buna alışmışlar için -hurmalar, palmiyelerle süslü olsa- gene de insana bir bodurluk hissi veriyor. Şirin Beyrut bir Müslüman kalabalığının oturduğu yer ise de hemen hemen minaresiz. Dört beş minare var ama Türkün anladığı manada değil!
Minarecilikte biz gerçeklen ilahî bir hüner göstermişizdir. Türk minaresi o kadar güzel ve bütün İslam minareciliğine üstün bir sanat eseridir ki bu, maddi cephesi epeyce katı hale sokulmuş dinin noksan kalan tarafına bir şiir eklemeye muvaffak olmuştur. Göğe ve manevi dünyaya ancak Türk minaresinden yükselmek mümkündür, denilebilir.
29 Ağustos 1526 tarihindeki Mohaç Zaferi Avrupa tarihinin değiştiği bir olay, Türklerin imparatorluğu'nun Zirve noktası kabul edilebilir.
Yaklaşık 400 yıl sonra 30 Ağustos 1922'deki Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesinde kazanılan Zafer ise Türklerin Küçük Asya'daki anavatanlarını savunmalarının zaferidir, beklenen başarıdır. 26 Ağustos 1.071 Türklerin Anadolu'ya giriş tarihidir. 26 Ağustos 1922 Anadolu'dan asla çıkmayacağımızın belgesidir.
İlber Ortaylı