Eve dönünce muhtemelen babamı göremeyecektim. Yir mi beş yıl sonra ortaya çıkan babam, her zaman olduğu gibi yine kayıplara karışacaktı. Gelişiyle gidişi arasında göz açıp kapayıncaya kadar geçen kısacık bir süre ...
Neden geldiğinin bir anlamı yoktu, ben çocukken de ay nıydı, sonrasında da. Yaptığı şeyler için hiçbir zaman esaslı bir gerekçesi olmadı zaten. Hayat sanki onun için, istediğin de esen istediğinde duran, yerle gök arasında bir yerde sa lınan tuhaf bir rüzgardan ibaretti. Kendini o rüzgara kaptı rıp dağ bayıp dolaşır, sırtını o ağaçtan bu ağaca dayar, çeş me başında durup arkasına bakar ve geride bıraktığı hiçbir şey için pişmanlık duymazdı, ne bir açıklama ne özür. Bü tün gece ne ben sormuştum ne de o söylemişti zaten. Ömrü nün son demlerine yaklaşırken eski bir tanışı görmek ister gibi öylesine uğramıştı ve ben eve döndüğümde çoktan git miş olacaktı belki de.