9/10
·413 syf.··
2025 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 00:00
GÜN OLUR ASRA BEDEL Mankurt insan... Cengiz Aytmatov'un okuduğum ilk kitabı. Kitabı çok beğendiğimi şimdiden söylemek istiyorum. Romanı okumaya başladığımda pek anlamlandıramamıştım. Ama Sarı Özerk'in uçsuz bucaksız bozkırlarında, ben de Yedigey ile birlikte yolculuğa katıldım. Ana karakter olan Yedigey'in Boranlı istasyonunda başlayan hikayesi sadece bir günden ibarettir. Roman sadece bir günlük uzaklıkta olan Ana-Beyit mezarlığına yapılan yolculukta Boranlı Yedigey'in o an ve geçmiş arasında gidip gelen düşünsel akışını anlatmaktadır. İşte gün olur Asra bedel. Kısacası Kitap: Sovyet Rusya etkisi altında kalmış insanların mankurtlaştırılarak kültürlerinden koparılması, aslında bugün hepimizin birer modern mankurt oluşundan, hiçbir şey için geç olmadığından, hala kendi kültürümüze dönebileceğimiz gibi derin mesajlar içermektedir. Ama bu mesajlar kitapta kurgulanmış hikayeler üzerinden verilmekte. Sarı özerk bozkurlarında kafasına deve derisi geçirilerek mankurtlaştırılmış Nayman Ananın oğlu ile Rus okullarında okutularak mankurtlaştırılmış Kazangap' ın oğlu Sabitcan'ın, savaşta esir düşen Abutalip'in derinden etkileyen hikayesi ve daha nice isimler üzerinden eşsiz bir şekilde kurgulanmış hikayeler... Birbirinden bağımsız görünen bu hikayeler olağanüstü bir şekilde birbirine bağlanmış ve sistem üzerine bir eleştiri ağı oluşturulmuştur. Bu kitabı anlatmaya satırlar yetmez. Kapağını açıp o Sarı Özerk Bozkırlarına gitmek gerek.
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
7/10
·110 syf.··
2025 43. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 11:50
"sacma felsefesi" denen sey buymus demek. kitabin yazimi cok cok guzel olsa da bu felsefenin agirligini hissettirecek bir sey bulamadim icinde. gerci bu, sacma felsefesinin bir agirligi olmamasindan kaynaklaniyor da olabilir. ana karakter, meursault icin hayatindaki hicbir seyin onemi yok. ama bu onemsizlik onun hayatini kotumser bir sekilde gecirmesine yaramiyor, tam tersi, hicbir seyin uzerine dusunmemesine ve vaktini gecirirken -ne olursa- keyif almasina yariyor. basina kotu bir sey gelse bile, onun icin bu o kadar onemli degil ki, bunun yerine basina cok iyi bir sey gelseydi de bir farki olmazdi diye dusunuyor ve hicbir seyden rahatsizlik hissetmiyor. o gun ise gitmek yerine cok guzel bir tatile de gidebilir ve bu onun gozunde tamamen ayni seydir. ikisinden esit miktarda keyif alir cunku onun icin gercekten hic fark etmiyor. marie'yle evlenebilir de evlenmeyebilir de. marie ona onu sevip sevmedigini sordugunda bunun da onemli olmadigini dusunuyor. marie'yle birlikte mutlu, evet, ama evlenip evlenmemeleri onun icin bir sey ifade etmiyor. evlenebilirler, evlenecekler, kabul ediyor, ama bunu buyuk bir istekle veya mutlulukla mi yapiyor? hayir. evlenseler de evlenmeseler de ona fark etmiyor. arkadasi evde oturmaya gelmek istese, onun icin fark etmez, elbette gelsin, bir onemi yok. muhabbetten sıkılsa da o ani kendi kafasinda gecistirir durur. belki en fazla andan soyutlanir. tum bunlardan gercek bir rahatsizlik duymaz. marie olse diye dusunuyor, ne olurdu, hicbir sey olmazdi. yasarken yaninda ama bir anda ölüp gitse ne olacak ki? ne diye bunun uzerine dusunmesine gerek olsun? artik yaninda degilse dusunmesine gerek yoktur. bundan once onemi varsa da artik yoktur. hayatindaki herkes gelip gecicidir ve gelip gecmelerinin de bir onemi yoktur. duygusuzluktan bu halde
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·353 syf.··
2025 43. kitabı
#okudumbitti Murakami'nin bu üçlemesi insanı içine alan bir samimiyetle yazılmış. İlk kitap kendi yaşam deneyimlerine daha fazla yer vermiş olsada üçüncü kitapta tamamen kurgu olan eser Japonya'nın el değmemiş topraklarını öğrenmek için harika bir rehber niteliğinde. Ayrıca 1800'lü yılları anlatan kitaplarda yeni yerleşim yerlerinin kurulma şeklinin birbirine benzemesi de insanın her çağda yine aynı insan olduğunu bize bir kere daha hatırlatıyor. Tokyo 'da üniversite okumaya giden bir genç ve onun kasabasında bıraktığı arkadaşının ilginç fantastik ve sade öyküsünü okuyacak olanlara tavsiye ediyorum. Bir murakami klasiği her kitap su terazisinde ölçülmüş gibi yerli yerinde betimlemeler ve anlatılarla dolu. Kitaplardan bana kalanlar Ama herkes ait olduğu yere dönüyor işte. Bazen düşünüyorum da hiç kimseyi rahatsız etmeden yaşayıp gitmek ne kadar güzel olurdu. Beni bu kadar önemsemene gerek yok. Birilerini önemsemek istiyorsan parktaki güvercinler yem atabilirsin. Muhteşem yalanları fukara hakikatten çok severim Cümlelerin güzel savunduğun tez net ama hiçbir şey söylemiyorsun Mutluluk sıcak bir arkadaştır Herkesin bir sürü sorunu vardı. Sorunlar gökten yağmur gibi yağıyor, bizlerse var gücümüzle onları toplayıp cebimize koyuyorduk. Herkesin yitirmek istemediği bir şeyi vardır... Ancak yitirdikleri zaman insanlar onun bir zamanlar var olduğunu anlarlar. Okuyacak olana keyifli okumalar
Yaban Koyununun İzindeHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20122,596 okunma
Puan vermedi·975 syf.··
2025 86. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 01:01
Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın Karargahı’na Grimmauld Meydanı 12 numaradan girilir. Bunu bilmeyen Potterhead olur mu? Bence olmaz. Geçen bir test gördüm. Bence 15 soru 15 sn içinde cevaplanabilirdi ama neredeyse tüm gününü Londra stüdyolarında geçiren 'potterhead'lar baya zorlandı. Demek ki neymiş fan olmak başka okuyucu olmak başka şeymiş. Aynı şekilde Dumbledore'un sol dizinde Londra metrosunun haritası olduğunu da zaten herkes bilir. Bunlar quiz sorusu olmaya bence aday değil. Sihir Bakanlığı'nın numarasıymış Harry'nin asasının özüymüş. Bunlar abc gibi. Sizi bir quiz yapsam da yere yapışsanız. Belki o zaman gerçekten kitap okursunuz. Hayır bu konuya takılıyorum çünkü yeni nesil de sizin yüzünüzden Harry Potter okuyuculuğunu böyle bir şey zannediyor. Benim Harry Potter evreni araç gereçlerine dair bütün eşyalarımı bir arkadaşım ya da ailem hediye etmiştir, ben öyle bir şeye hiç girmedim. 7 tane kitabımız var hepsi bu kadar. Gerisi yunanca; fasa fiso. Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın benim için özel bir yeri vardır, belki bin beş yüz defa söylemişimdir. Şimdi bile gözümü kapattığım zaman okuduğum yeri görüyorum. Yatakhane ışıkları dokuzda kapatılırdı. Ondan sonra açık olan tek yer lavaboların koridor ışığıydı. Sırada başka okuyucular olduğu için öyle günlerce bende kalması gibi bir durum da yoktu. Hoş öyle olmasa bile zaten merak ediyordum. Okuduğum o baskı bin yüz on dört sayfaydı. Hatırlıyorum çünkü ömrümde ilk defa bin sayfalık bir kitap okumuştum. Çok merak ediyorum. Neyse bunu yazmaktan vazgeçtim. Nöbetçi öğretmenler gelip beni görür, bir şey demeden giderdi. Normalde kızarlar, bunu söylememe gerek yok herhalde. Yani hayatta pozitif ayrımcılık gördüğüm bazı şeyler yok değildi. O zamanlar öğrendiğim bir sözü de hiç unutmuyorum. Aslında deyim değil ama öğretmenim söylediği
Edebiyat
Harry Potter und der Orden des PhönixJ. K. Rowling · Carlsen Verlag · 200332,4bin okunma
Sabahın Üçü İnceleme
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Sabahın Üçü Gianrico Carofiglio Beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu. Kısa ama etkisi büyük çok güzel bir kitaptı.Okumayı düşünüyorsanız eğer hiç düşünmeyin alın ve okuyun. Sımsıcak bir hikayesi vardı bitmesin istedim desem yeridir. Kitabın konusu: Lise çağındaki Antonio bir gün baygınlık geçirir ve epilepsi hastası olduğu ortaya çıkar.Annesi bu durumun saklanması gerektiğini düşünür. Hastalıkla birlikte Antonio'nun etrafını yasaklar sarar,kendini eksik hissetmeye başlar. Marsilyalı, alanında uzman bir doktora gitmek için yola çıkarlar.Orda yasaklara, ilaçlara çok gerek duyulmadığını öğrenirler. Üç yıl sonra babası ile tekrar Marsilya yolculuğuna çıkar Antonio.Tedavisinin son aşaması için doktor uyumaması gerektiğini söyler,iki gün boyunca Antonio ve babası birbirleriyle o kadar derin, güzel sohbetler ederler ki sonunda baba oğul olmanın zevkini tadarlar... Bazen hayatın sonu gibi görünen olaylar bizler için bambaşka bir kapı açar,o kapıdan girmeyi başarmak bize düşüyor... Sevdiğim Alıntılar "Pek çok konuda doğduğu ve büyüdüğü çağdan farklı ve daha ileri de bir zamana aitti." "İnsan yeteneğini savurganca harcamamalıdır." "Zamanı öldürmemize falan gerek yok, o zaten bize ihtiyaç duymadan geçip gidiyor." "İlk kez yaptığımız pek çok şeyin geri dönüşşüz olduğunu farketmeyiz çoğu zaman."
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,064 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 22:14
Yazar yaşadığı ilişki yüzünden çeşitli bunalımlara girer, Ne yapsa da bir türlü içindeki sıkıntılardan kurtulamıyor ve aldığı tavsiyeler üzerine çeşitli bölgelere seyahat etme kararı alır, Ve aradığını Karadeniz yaylalarında bulur, Yeniden sevmeyi ve âşık olmaya başlar, Hayatının ne kadar boşa geçtiğini ve çeşitli uğraşlar sonucunda kendine kabul etme mücadelesini hikâye etmiştir... Velhasılı yazarın dediği gibi; Aşk, umutsuza umut, karamsara ışık, düşene uzanan el olabilmektir...
Edebiyat
Gitmek Gerek BazenÖzgür Aras · Sayfa6 Yayınları · 201521 okunma