Puan vermedi·48 syf.·
2025 10. kitabı
"Her birimizin gönlünde bir müşkil var, halbuki yola gönül huzuruyla gitmek gerek." Ferîdüddin Attâr, Mantıku'l-Tayr Zamanını bekleyen kiraz ağaçları duvarlara karşı al güller tutan sabır bizi kurtaracak olan belki de budur bırak küllerle konuşup durmayı.
Şiir
Tedirgin KanatlarTaner Sarıtaş · Dergah Yayınları · 201942 okunma
5/10
·344 syf.·
2025 26. kitabı
Yazardan okuduğum altıncı kitaptan herkese merhaba. Yazarla aramda sevgi-nefret ilişkisi olduğunu artık itiraf etmemin zamanı geldi. Ne zaman reading slump dönemine girsem bu yazar aklıma geliyor çünkü her ne kadar incelemenin devamında bahsetmeyi planladığım nedenlerden ötürü romanlarını sevmesem de insanları kitap okumaya tekrar teşvik ettiğini de kabul etmem gerekiyor. Gerçekten de kendisi bir popcorn thriller yazarı. Yeterince gerilim dolu değil, hatta bu kitabında hiç değil ama akıcı, basit hikayeleri sayesinde kitaplarını bir iki günde okumayı başarıyor. Evet hiçbir kitap okuyamadığınız bir dönemde olsanız bile. Öğretmen romanında yazarımızın yine klasik bir çifti var. Adam, yani Nate, her zamanki gibi çok yakışıklı, kendisine güvenen ama bir o kadar da mütevazi, her kadını etkilemeyi başaran ve "bu kadına nasıl baktı?" dedirtecek türden çekici. Bu tasvirleri kitapta yine yazarın diğer okuduğum 5 kitabındaki gibi döndür döndür okuyoruz. Sadece benim yaptığım gibi cümle değişiyor, hatta bazen değişmiyor bile ama vardığı sonuç hep aynı. Nate çok yakışıklı ve eşi Eve onu asla hak etmiyor. Kadın yine dış görünüş olarak sönük ve çirkin olduğunu düşünen, kendisine güvenmeyen, takıntılı, eşinin kendisine nasıl baktığını sorgulayan bir karakter. Eve, yazarın yine önceki okuduğum kitaplarındaki gibi kendisini yeren kadınlardan biri yani. Yazarın karakterlere ekstra eklediği tek özellik meslekleri. İkisi de aynı lisede öğretmen. Eve matematik, Nate edebiyat öğretmeni. Çiftimizin yine yazarın diğer çiftlerindeki gibi sallantılı bir ilişkisi var. Addie, çiftimizin ders verdiği sınıflardan birinde lise öğrencisi. Daha öncesinde okuldaki bir öğretmenle söylentileri çıktığı için öğretmen kovuluyor, Addie de okula gitmek istemediği halde annesi yüzünden okula devam ediyor.
Edebiyat
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,940 okunma
Reklam
Türkçenin Söz Varlığı
Puan vermedi·256 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 16:31
Bir proje kapsamında ‘ödev’ olarak verilen bu kitabı okumak beni çok yordu. Okurken dikkat gerektiren, önemli yerleri gözden kaçırmamak gereken bir kitaptı. Özetini çıkarmam gerektiği için, incelemeden ziyade bende buraya özetini bırakacağım. Yazar Prof. Dr. Doğan AKSAN bu eseri ile bu alanda araştırma yapacak olan ya da bu alan ile ilgili ilgili olacak olanlara harika bir kaynak kitap yazdığını belirtmek isterim. Türk dilinin zenginliğini ve derinliğini keşfetmek isteyenler için önemli bir başvuru niteliğinde kaynaktır. Aksan, Türkçenin söz varlığını analiz ederken dilin geçmişten günümüze nasıl everildiğini, kökenlerini ve dilsel zenginliğini keşfeder. Aksan, Türkçenin tarihsel süreç içerisindeki değişimlerini ve bu değişimlerin toplumsal, kültürel ve coğrafi etkilerini de inceler. Aksan, bu eserinde Türk dilinin dönemsel evrimini, yabancı dil etkilerini, kelime türetme süreçlerini ve dildeki farklı lehçeleri tartışarak, okuyucusuna Türkçenin dilbilimsel yapısına derin bir bakış açısı sunar. Hangi kısmını eklemesem üzüleceğim ancak Türk dinin söz bilimleriyle ilgili gözlemler ve saptamalarını başlık başlık değinmeye çalışacağım. KÖKTÜRKÇENİN SÖZ VARLIĞI Türkçenin elimizde bulunan en eski yazılı kaynağı Köktürk yazıtlarıdır. VIII. ‘da yazılmıştır. Köktürk yazıtlarında saptanan özellikler şöyledir; -Türkçenin eldeki bu en eski ürünleri tek tek 900 kadar sözcüğü içeren, konuları sınırlı yazıtlar olduğu halde yalnız somut kavramlar açısından değil, soyut kavramlar açısından da zengin bir dil niteliği göstermektedir -Yazıtlarda görülen ve bizim “ileri öğeler” olarak adlandırdığımız kimi sözcükler, yazıtlarda geçmeyen, ancak o dönemde yaşadığı anlaşılan kimi sözcüklerin varlığını ortaya koymaktadır. -Türkçenin ilginç bir özelliği olan ikilemelerin o dönemde de çok yaygın
Türkçenin SözvarlığıDoğan Aksan · Bilgi Yayınevi · 2015103 okunma
Kayıp Uygarlıklar ve Diller
9/10
·232 syf.··
2025 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 00:00
Herkese merhaba, Uzun zamandır bir inceleme yazmıyordum. Bu hakkımı Kayıp Uygarlıklar ve Diller kitabı için kullanacağım. Kitabın içerisinde Antik Mısır, İran, Asur, Babil, Sümer, Aryanlar, Hititler, İç Asya ve diğerleri hakkında bir tartışma havasında hem bilgi hem de günümüzde devam eden bazı tartışmalara ışık tutmuş. Size açıkça net bilgiler vermiyor. Genel olarak kelime kökenleri üzerinden kayıp dilleri ve Hint-Avrupa dillerinin kökeninin Aryanlar olduğunu ve atalarının araştırması üzerinde duruyor. İç Asya bölümü haricindeki diğer araştırma-tartışma kısımları için bir eleştiri yapamayacağım. Genel olarak o kısımlar akıcı ve güzel ilerledi, özellikle de görsellerle desteklenmesi inanılmaz bir hava katmış. Kitap genel olarak Filoloji okuyan öğrenciler için güzel bir okuma olabilir diye düşünüyorum. Bilgi doğruluğu hakkında açıklama yapamam, tarihi ne kadar çok sevsem de bu alanlar konusunda uzman değilim ama İç Asya bölümünde bir ölüme değinmek istiyorum. Hint-Avrupa halkının Orta Asya'yı sahiplenmeye ve sömürgecilik faaliyetlerini meşrulaştırmaya çalışma konusunda teori adı altındaki yalan belgelerini biliriz. Bu konuda savunulacak bir nokta yok. Türk tarihi ile ilgilenenler bu propagandayı zaten bilir. Gelecek olursak, 179. sayfada ilk Türkiye kelimesinin Macar ovaları hakkında kullanıldığı bilgisi yanlıştır. Çünkü, 6. yüzyıl Bizans kaynaklarında coğrafi bir terim olarak Orta Asya için kullanılmıştır. 10. yüzyıllarda Bizans imparatoru VII. Konstantinos yazdığı eserde ''Tourkia'' olarak Macarları kasteder. Daha da eskiye gitmek istersek, MÖ 2. yüzyıla ait Çin belgelerinde Altay dağlarında yaşayan Türkleri tanımlamak için kullanılmıştır. Anadolu toprakları ise 12. yüzyılda Türkiye olarak adlandırılır. Son bölüm olan Batık Ülkeler kısmı ise kitapta fazla öylesine yer almış, ütopik
İnceleme
Kayıp Uygarlıklar ve DillerUlaş Töre Sivrioğlu · Kafka Kitap · 202373 okunma
Karanlıktan Aydınlığa Yolculuk!
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 15:48
Hikâyemiz Dimitrios'un, Larisa'dan sıcak bir yaz günü köklerinin bulunduğu toprağa ziyareti ile başlar. Yıllar önce büyükleri bu topraklardan gitmek zorunda kalmıştı. Ona çocukluğundan bu yana bu toprakları anlatmış, özlemlerini dile getirmişlerdi. Türkiye'ye giriş çıkış yolları açılınca o bu topraklara geldi. Hem büyüklerinin hasretini gidermeye hem de küçüklükten bu yana zihnine kazınan bu masallar diyarına gelerek özlemini giderme serüvenine çıkmış oldu. Anadolu ile ilgili söylentiler buradaki insanlarla tanışınca düşüncelerini değiştirmiştir. Bir tesadüf sonucunda Aziz Güzelgöz ile tanışmış, dost olmuşlardı. Onu evine götürmüş ve buralarda "Eşekli Kütüphaneci" diye bilinen babası Mustafa Güzelgöz ile tanıştırmıştı. Kısa sürede hepsi ile kaynaşmıştı. Evlerinde kalmış, mantılarından yemiş, hikayeler dinlemiş, dostluk kurmuşlardı. Peki Mustafa Bey'in adı neden "Eşekli Kütüphaneci?" Aziz bunu şöyle anlatıyor: "Babama Eşekli Kütüphaneci derler. Ürgüp'ün içindeki kitaplığı yönetirken otuzdan fazla köyün halkına eşekle kitap taşıdığı için ona bu adı taktılar." Bunlar üzerine konu Mustafa Bey üzerinde toplanır ancak o bundan rahatsızlık duyar ve konuyu sürekli değiştirir. Refik Başaran'dan bahseder. Onu çok etkileyen bu halk ozanının hayatını anlatır, türkülerini tekrar dinler-dinletir, onu erken yaşta kaybetmenin hüznünü dile getirir. Dimitri'ninse en çok merak ettiği Eşekli Kütüphanecinin hikayesi. Mustafa Bey o konuya hemen girmez, çalıştığı işleri, eşiyle evliliğini, çocuklarını, köyü vb. anlatır durur. Mustafa Bey bu konuları anlattıktan sonra yavaştan hikayeyi anlatmaya başlıyor. Ürgüp'te ilk kütüphane Temenni tepesinde yapılmıştır. İsmini de Abdülmecit döneminde kitaplık kısmında görev alan Tahsin Bey'den alır. Kitaplardan bir kısmını padişah ile görüşüp Ürgüp'e
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
dünyada yaşamak için cesur olmak gerek!
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 00:16
Roman bana ilk başta klasik bir bilimkurgu hikâyesi gibi görünüyodu ama okudukça fark ettim ki konu aslında uzay değil, insan kalbi.. Tolstoy Mars’ı yalnızca bir gezegen olarak değil, insanın içinde bastırdığı umutların, korkuların ve arayışların yansıması olarak anlatıyor. Romanın başında Los ve Gusev’in yolculuğa çıkma kararı bir delilik olarak görünüyor fakat bu delilik aslında yaşamak için gerekli olan şeydir. Los’un içindeki boşluğu doldurma arzusu, bir yandan bilimsel bir merak gibi ama aslında insanın kendini anlamaya duyduğu özlemdir. Bu yüzden bu kitap sadece bir uzay yolculuğuna çıkmak değil. “kendine gitmek” üzerine bir hikâyedir. Mars’a vardıklarında karşılaştıkları Aelita karakteri beni çok etkiledi. O, sadece bir kadın değil! bilgeliğin, aşkın ve ulaşılmaz idealin sembolü. Los’un Aelita’ya duyduğu aşk sanki insanın mükemmel olanı arama çabasını anlatıyor. Tıpkı hayatta olduğu gibi ama o mükemmelliğe ulaşmak da mümkün olmuyor. Çünkü insan nereye giderse gitsin içinde taşıdığı çelişkileri de beraberinde götürüyor. Mars bile bu yüzden dünyadan farklı değil sadece daha sessiz, daha çıplak bir ayna gibi. Tolstoy bu kitabı yazarken yeni dünya kurma fikri ile yola çıkmış olsa da kitabın ana mesajı daha çok “yeni bir dünya kurmak istiyorsan, önce kendini düzeltmelisin” diyordu. Romanın sonunda asıl anlamın yolculukta değil dönüşte olduğunu anlıyoruz. Los’un Mars’tan döndüğünde gördüğü dünya eskisiyle aynı gibi görünse de artık o aynı insan değildir. *Çünkü değişim dışarıda değil, içeridedir.* “Dünyada yaşamak için cesur olmak gerek.” Bu cümleyi sadece bu roman için değil, insanın kendisi için de söylüyorum. Çünkü yaşamak sürekli yeniden inanmaktır. Bazen yıkılan hayallerimizin küllerinden bir umut çıkarmaktır. Tolstoy’un Aelita’sı bana gösterdi ki gerçek
1000Kitap
AelitaAleksey Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020610 okunma
Reklam
Reklam