İçinde bir sevdanın onulmaz yarası ile yol alıp gidiyorsun usul usul Kanattığın düşler kadar kanatılmışsın Bir umut bir umuda bekçi kalırken Dağıttığın hüzünlerle kaybolup gitmektesin Düş misali büyüttüğün günlerin çarmıhını kendinle kaybetmektesin ... - Hüsnü Bala
Düşün, nasıl yaratıldın? Düşün, nereden geldin? Düşün nasıl şekillendin? Düşün, nereye gitmektesin? “Halakal insâne min nutfe” Nahl Sûresi 4 “İnsan, bir nutfeden, bir özden, bir embriyodan yaratıldı.” Düşün, hücre hücre nasıl şekillendin? Nasıl bedenlendin? Şunu asla unutma! Sen kendini var etmedin. Sen kendini asla şekillendirmedin. Doğumu, ölümü sen tasarlamadın? Sadece düşün, sen nasıl var oldun? Eğer var oluşunu anlayamazsan, benliğe düşersin. Ben benim der, kibre düşersin. Ve yaratıcına karşı hasım olursun. “Fe izâ huve hasîmun mubin” Nahl Sûresi 4 Ve O’na karşı apaçık benlik içinde olursun, “ben de varım” egosuna kayarsın. İnsan, annenin yumurtası ve babanın sperminin birleşimi ile hücre hücre, doku doku, organ organ halk edildi. İnsan bu yaratımda zerre kadar muktedir olan değildi. İnsan hiçbir hücresini yaratan, şekillendiren değildi. İnsan bu gerçeği bilmeli ve edep içinde olmalı. Ben benim demekten vazgeçmeli, yaratıcısını tanımalıdır.
Araştırma-İnceleme Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İçinde bir sevdanın onulmaz yarası ile yol alıp gidiyorsun usul usul Kanattığın düşler kadar kanatılmışsın Bir umut bir umuda bekçi kalırken Dağıttığın hüzünlerle kaybolup gitmektesin Düş misali büyüttüğün günlerin çarmıhını kendinle kaybetmektesin ... - Hüsnü Bala
Gece ve gündüzün birbiri ardınca, sâlih amel işlemeden geçip gitmesiyle âhiret kazanılmaz. Sabaha yaparım düşüncesine sahip olan kurtuluşa eremez. Nefesler, insan ömrünün cüzleridir. Ömrün, nefeslerinin adedi kadardır. Zira her nefeste ömründen bir kısmı eksilir. Dünyaya ana karnından müsafir gelmiş ve mezara gitmektesin. (Fazilet takvimi)
Tûl-i Emel
Tûl-i emel, nefsin uzun yaşama hırsı ve bitip tükenmeyen istekleri demektir. Bu, gurur ve tembelliğin kaynağı olup güzel ameli terk ettirir, ölüm ve eceli unutturur. Hâbîb-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, tûl-i emelden sakındırmak için ümmetini şöyle ikaz buyurmuşlardır: “Emellerinizi, isteklerinizi kısa (az) tutunuz, ecelinizi hazır biliniz.” Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), (yere) bir çizgi çizdi ve ‘Bu, insandır.’ buyurdu. Sonra onun yanına bir çizgi daha çizerek ‘Bu da ecelidir.’ buyurdu. Ondan daha uzağa başka bir çizgi çizdi ve şöyle buyurdu: ‘Bu da emelidir. İşte insan bu hâlde iken (yani emeline kavuşamadan), ona daha yakın olan (eceli ansızın) geliverir.” Âlimler, tûl-i emelden sakındırmak için şöyle nasihatlerde bulunmuşlardır: Dünya üç gündür: Biri geçmiş, yani dünkü gündür ki ondan, elinde bir şey kalmamıştır. Biri gelecek, yani yarınki gündür ki ona kavuşup kavuşmayacağın belli değildir. Diğeri ise bugündür ki henüz içindesin. O, henüz geçmemiştir. O hâlde ömrün ancak içinde bulunduğun gündür. Onun kıymetini bil ki kıymeti tarif edilemeyecek kadar çoktur. Gece ve gündüzün birbiri ardınca, sâlih amel işlemeden geçip gitmesiyle âhiret kazanılmaz. Sabaha yaparım düşüncesine sahip olan kurtuluşa eremez. Nefesler, insan ömrünün cüzleridir. Ömrün, nefeslerinin adedi kadardır. Zira her nefeste ömründen bir kısmı eksilir. Dünyaya ana karnından müsafir gelmiş ve mezara gitmektesin. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Ölüm meleği (Azrâîl aleyhisselâm), Nûh aleyhisselâm’a, ‘Ey Peygamberlerin en uzun ömürlüsü! Dünyayı ve dünyanın lezzetini nasıl buldun?’ dedi. Nûh aleyhisselâm: ‘İki kapısı olan bir eve giren, ortasında birazcık ayakta durup sonra diğer kapısından çıkan kimse gibidir’ diye cevap verdi.” 5 Nisan 2025 Cmt Fazilet Takvimi
Din
Gençliğimde , Allahın emri olarak ben de Nietzsche'yi okumuştum. Özellikle Tragedyanın Doğuşu'ndan çok şey öğrendim. Ama ''Nietzsche ruhu'' diye adlandırılan şeyi önce kendi içimde -ki bu ben, hayatta kalabilmek için kendini savunmak zorundaydı- daha sonra da Palamas'da buldum: * Farklılar arasında farklı olan, benim. Seçkinlerin hapishanesinde seçkin olan, benim.. Yapayalnız ve yükseklerde. Eğil ve halkla halk ol. Çünkü o koparılması kolay, ruhlarını teslim etmiş çiçekler de öyle, ilerle vahşi atının üstünde, düğün çiçeklerin herkesin yaşamıyla birlikte o çirkin yaşamı da doğurmakta.. Ve yıldız olan, senin köle ve çirkin yanın, senin kadının, yaşamın ve herkesin yaşamı. Yabancı, bu kadınla birlikte yine gitmektesin beyaz aygırının üstünde, tıpkı bir yıldırım gibi, topraklardan geçerek ve çevrende Hozanna diye haykıran halk, bir deprem.. * ''Yukarıdaki, Kostis Palamas'ın Zincirlerin İlk Taslağı adlı şiirinden bir alıntı. (Sayfa: 137) * #ΚωστήςΠαλαμάς #KostisPalamas * #MikisTheodorakis #YapayalnızKalacaksınGeceninOrtasında #YaşamımVeMüziğim #TürkçesiAhmetCemal #CanYayınları #Atina #25Nisan1988 #ElencedenÇevirenPanayotAbacı #ΜίκηςΘεοδωράκης * Kostis Palamas Mikis Theodorakis Panayot Abacı Ahmet Cemal
Otobiyografi