Puan vermedi
Herkese selamlar sevgiler Bu gün sizlere azimin kararlılığın mücadelenin hayallerinin peşinden gitmenin, inançın kendine güvenin takım ruhunun dayanışmanın zorluklarla mücadele etmenin anlatıldığı sıcacık bir hikayenin anlatıldığı #kaleninkartalı kitap incelemesi ile geldim Çocuk kitaplarını okumaya bayılan bir yetişkin kitle var biliyorum vee ben de onlardan biriyim Kitabımız hafif engeli bulunan küçük Yusuf'un azim dolu hikayesini anlatıyor. Kars iİinin Boğatepe ilçesinde yaşayan sol bacağı ile hayata tutunmaya çalışan futbol oynayan arkadaşlarına katılmak için can atan bir çocuk Yusuf.. O gün herşey yusuf için çok farklı olacaktı kaleye geçecek ve inanılmaz gollere engel olacaktı ve öğretmeni tarafından keşfedilecek.. Etrafından duyduğu olumsuz cümlelere karşı bu kararından azminden asla vazgeçmeyecekti.. İl turnuvaralarına katılan ve çok güçlü rakiplerini Yusuf sayesinde alt eden takım Yusuf'un azmine cesaretine de hayran kaldı ve büyük takımlardan biri olan Galatasaray tarafından keşfedildi çok sevdiği kaleci Muslera ile tanıştı ondan öğütler aldı.. Yusuf sadece kalbini dinledi onca olumsuz cümlelere karşı asla pes etmedi o imkansızı başararak tüm arkadaşlarına umut oldu biz farklılıklarla güzeliz farklılıklar bize asla engel değil mesajını tüm okuruna vermeyi başardı.. Yusuf'un hikayesi sadece çocuklara değil her yaştan okuyucuya ilham olacak şekilde kaleme alınmış ve bu hissi bize yaşatmış hayallerin sınırı olmadığını hayallerini gerçekleştirmek için gerekli olan zorlukla başa çıkmayı pes etmemek ve direnmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.. Böylesi güzel bir konuyu bu şekilde biz okuyucuya sunan sayın yazarımız Mesut Hayat hocamıza teşekkürler ediyoruz
Kalenin KartalıMesut Hayat · Mesut Hayat Yayınları · 202539 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
Hayata bakışınızı değiştirecek o kitap Zahir ve Batın Rapsodi ♪ Çok sevdiğim karakterimiz Levlâ ile İstanbul'dan New york'a bir yolculuğa çıkıyoruz. Ama asıl yolculuğumuz Levlâ ile çıkacağımız içsel yolculuğu... Hayat yolculuğunda ilerlerken Levlâ sayesinde köşelerde kalmış,üstü kapatılmış ve hep ertelenmiş sorularla gerçeğin fotoğrafları yansıyor bakış açımıza. """ Sahi neydi hayat? Hakikat denen yolculuk muydu? """ Hayatında ilk kez kendisi için bir şey yapmaya karar veren bir kadın. Otuz dört yaşında İstanbul'a aşık,Pera'nın dışında nefas alamayan bir piyanist, kendince sıradan bir kadın,sevdiği herşeyi arkasında bırakarak gittiği New York ta ne işi vardı? İstanbul'daki basit ama sıcak hayatının bu dünyada ne kadar farklı olduğunu fark ederken,hayallerinin peşinden gitmenin tecrübesinin enerjisini bizlerle an be an paylaşan ve heyecanına ortak eden bir okuma serüveni , bize de düşen bu akıştan nemalanmak olacaktır. Bu kitabı herkes okumalı özellikle kadınlar. Neden mi kadınlar, Levlâ ya eşlik ettiğinizde anlayacaksınız beni... Yazarın kalemine gelecek olursak,uzun zamandır böylesi zengin bir anlatım diliyle karşılaşmamıştım. Hem çok kuğul, hem felsefik hemde çok samimi. Anlattığı her anda bulunmak o anı o enerjiyi gerçekten hissetmek istedim. Her yazar yazdıklarına kendini mutlaka ki yansıtır. Ben buna inanırım. Kalemin karakterine yansıttığı pozitiflik okadar ahengi geçiyorki okuyucusuna. Güzel yazarımızın pozitif enerjisini hissetmek harikaydı kesinlikle.... Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir belki! Bu roman pusulanız olsun...
LevlaNalan Miri Sözer · Artemis Yayınları · 202165 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·88 syf.··
2025 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2025 09:49
Dönüş kaderdir, tıpkı gitmenin kader olduğu gibi. Bu kitabın adını aratırken ne kadar çok dönüş hikayesi olduğunu fark ettim. Sık sık söylediğim bir söz vardır; “Edebiyat, göçmenlik olgusunun omuzlarında yükselir.” Bu, gidişler kadar dönüşleri de barındıran bir bütünlüktür. Dönüş hikayelerinin atası belki de Odyseus’un İthaka’ya dönüşüdür. Nitekim Milan Kundera, Truva savaşı için doğduğu İthaka’yı terk edip yıllarca geri dönemeyen Odyseus için “bilinen en büyük gurbetçidir” der Bilmemek kitabında. Kitabın kendisi de bir dönüş hikayesidir. Yine bir dönüş hikayesi okuyoruz. Yıllar önce Güney Amerika’dan Avrupa’ya göçen Fabris, vaftiz oğlunun düğünü için ülkesine geri döner. Her geri dönenin kaderi onu da bulur: hiç bir şeyi bıraktığın gibi bulamamanın hayal kırıklığı. Her şey belki bir günün içinde olur. Geçip giden onca yılı, aşk acısını, hayal kırıklıklarını bir güne sığdırır kahraman. “Dönüş” olgusu için edebiyatın ışığında böylesi derinlikli bir tasvir yaptıktan sonra eseri göklere çıkarmak isterdim ama çok üzgünüm, bunu yapamayacağım. Güzel bir eser güzel olmasına ama adını koyamadığım bir hafiflik var anlatıda. Hani eser Manguel’in kaleminden çıkmasa, eh işte bir dönüş hikayesi, iyi hoş deyip geçeceğim. Ama tam olarak hayal ve gerçeğin büyük bir gürültü ile çarpıştığı noktada duruyorum bu eserde. Diyeceğim o ki; sevgili Manguel! denemelerin birer şaheser ama ben seni bir roman yazarı koltuğuna oturtamıyorum. Yazarın hakkını yemeyeyim. Elbette metaforik bir anlatım kullanarak öyküyü yer yer derinleştirmiş ama yok, yerine oturmayan bir şey var.
DönüşAlberto Manguel · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018339 okunma
Çağımızın vebası mutluluk dayatması…
9/10
·92 syf.·
2024 2. kitabı
İletişim yayınlarının en sevdiğim serisinden Mutsuz Olmak kitabı 90 küsür sayfalık mini bir aydınlanma kitabı. ~Çağımızın vebası mutluluk dayatması… Hepimiz zaman zaman mutluluk batağına düşüyoruz sosyal medya da pek işimizi kolaylaştırmıyor böyle zamanlarda. Sosyal medyanın, televizyonların, reklamların ve hatta çağımızın putları haline getirilen ‘influencer’ların her birimize sürekli pompaladığı bir duygu var daha fazla mutluluk. En iyisini almanın, en yaygın olanı yapmanın, en ünlü yerlere gitmenin, en çok gezmenin, en çoğuna sahip olmanın mutluluk getirdiğini sandığımız bir çağdayız. Böylesi bir ortamda daimi mutluluğun olduğunu sanıyoruz çoğu zaman. Öyle ki aldıklarımız evlerimize, yapacaklarımız vaktimize sığmıyor. Mutluluk getireceğine inandığımız pek çok gereksiz şeye sahip olurken, mutluluğu kovalarken; aslında bu karmaşanın içinde gerçek anlamı yitiriyoruz. Halbuki her duygu aksi ile mümkün. Daimi mutluğun olabileceğine inandırıldığımız şu çağda en ufak bir aksaklık bile mutsuzluk sebebi. İste tamda bu noktaya değiniyor Mutsuz Olmak . Her birimizi bu çağın mutluluk yanılsamasından uyandıracağına inandığım bir kitap oldu kesinlikle okumanızı öneririm.
2024 Okuma Raporları
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma
Şimdi aç gözlerini. Yoksa çok geç olacak..
Puan vermedi·208 syf.··
2023 48. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 00:02
Roman olarak aldığım ama günday ve ot dergisinin karışık öykülerinden oluşan kitap bana biraz yavan geldi açıkçası. Yazarın diğer kitaplarından aldığım tadı alamadım tabi bu öykü olmasıyla alakalı olabilir . Ama yinede içinde kayda değer öyküler mevcut. Kitabın sonlarında Kinyas ve Kayra da karşılıyor bizi, bana her nasılsa tüm eserleri Kinyas ve kayra'nın devamı gibi geliyor ya neyse Beğendiğim öyküyü ekleyip bitireyim. •Tabii ki sana dair birkaç anım var ama hepsi de buğulu ve dağınık. Bu dünyadaki 20. yılında hangi ülkenin hangi şehrinde yaşadığın ya da hangi üniversitenin hangi bölümünde öğrenci olduğun, bütün bunlar elbette hafızamın bir yerlerinde kayıtlı ama hiçbiri seni gerçekten hatırlamak için yeterli değil. Aramızda 23 yıl var. Mevcut teknolojiyle Mars'a gitmenin bir yıldan az süreceğini göz önüne alırsak, birbirimize iki gezegen arasındaki mesafeden çok daha uzak olduğumuzu kabul etmeliyiz. Üstelik her geçen saniye aramızdaki bu mesafe daha da artıyor. Dolayısıyla sana yalan söylemeyeceğim ve seni tanıdığımı iddia etmeyeceğim. Halbuki bunu yapabilirdim. Hatta öylesi daha kolay olurdu. Hayatın sırrını çözmüşçesine sahtekâr cümleler kurup zerre kadar değeri ya da anlamı olmayan tecrübelerimi büyük bir ciddiyetle sıralayabilir ve bütün varlığını gerçekleştirmesi imkânsız tavsiyelerin içine gömebilirdim. Ve eminim ki sen de böylesi bir yaklaşımdan etkilenirdin. Ne de olsa 20 yaşında bir aptalsın. Ya da benden akıllı, bilemiyorum. Her neyse, bunu yapmayacağım. Sana hiçbir konuda tavsiyede bulunmayacağım. Dolayısıyla bu daha çok bir tehdit mektubu olacak. Çünkü sana karşı dürüst olmam gerektiğine inanıyorum. 63 yaşındaki kendimden bugünkü bana yazılmış bir mektup alsam, ben de aynısını isterdim. Ve senin de böyle düşüneceğini varsayıyorum. Buradan da anlayacağın
Edebiyat
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,233 okunma
8/10
·288 syf.··
2023 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 23:41
𝐊𝐈̇𝐓𝐀𝐏 𝐈̇𝐍𝐂𝐄𝐋𝐄𝐌𝐄𝐒𝐈̇: 1902 Doğumlular 1800’lü yılların sonları – 1900’lü yılların başlarında ergenliğinin henüz ilkbaharında , hayatı daha yeni yeni anlamlandırmaya başladığı o anlarda – geç dönem çocukluk/erken dönem ergenlik coşkusuyla içindeki o körpecik enerjiyi sınırsızca boşaltarak hayatı en saf haliyle yaşamak yerine, savaşlar ve sefalet içinde yaşamak zorunda kalan o talihsiz neslin gözünden 12 yaşında bir çocuğun/ergenin gözünden hayatın dışarıdan nasıl gözüktüğünü hep merak etmişimdir. Kendisi de 1902 doğumlu olan yazar Ernst Glaeser , kitabının adını ‘’1902 Doğumlular’’ olarak koyması, hem kendisi hem de eserin konusuyla tam olarak bütünleşmiş gözüküyor. 1902 Doğumlular, öylesine talihsiz bir nesildir ki I.Dünya Savaşında 12 yaşlarında bir ergen; hemen akabininde orta yaş dönemlerinde ise II.Dünya Savaşlarını deneyimlemek zorunda kalmışlardır. Savaştan kafayı kaldıramamış pek de gün yüzü görmemiş bir nesil ile karşı karşıyayız. Bir metafor olarak ele alırsak talihsiz bir nesli temsil eden bir sayı, bir yıldır; 1902. 1000Kitap akışı içinde tesadüfen rastladığım bir kitaptır 1902 Doğumlular , özellikle bu kitabın adını akışta görünce sadece kitap isminden dolayı direkt ilgimi çekmişti, önsözünü okuyunca ‘’tamam, bu aradığım konuyu işlemiş tam olarak’’ dedim kendi kendime. 1000Kitap ‘nın algoritması görevini yapmış , büyük veri (big data) doğru çalışmış gözüküyordu, kitabı satın aldım ve okudum. Şimdi kitap incelemesine gelelim . . . I.Dünya Savaşı ortamının henüz yavaş yavaş oluştuğu, acaba bir savaş çıkar mı diye insanların birbirlerine sordukları bir dönemi tasvir ederek kitap başlar; henüz savaş ortada yoktur ancak halk arasında dedikodusu ve muhabbeti boldur. Savaş başlamadan önce durgun ilerleyen eser Avusturya veliahtının öldürüldüğü haberi gazetelerde yazılınca bir
Edebiyat
1902 DoğumlularErnst Glaeser · Yordam Edebiyat · 2016472 okunma