Sen artık bir şey yapma. Bırak. Eğer seviyorsa seviyordur. Sevmiyorsa da sevmiyordur. Üzerine gitmenin, sıkıştırmanın hiçbir faydası olmaz. Bırak. Sevecekse seni sever. Sevmeyecekse de ne yaparsan yap sevmez.
Alıntı
"Üzerinde düşündükçe kaybedilen bir değer değil miydi anlam? Öyleyse, onu aradıkça kaybedeceğimizi bile bile üzerine gitmenin bir anlamı yoktu."
Sayfa 46·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçinde, şu karşıdaki denizin sonsuzluğu kadar büyük bir umut kapısı açılmıştı artık. Seyrine doyum olmayan, kocaman bir umut denizi. Lakin aklına tüm senetlerin, alışverişlere ait kredilerin kendi üzerine olduğunu anımsayıp gitmenin, kaçmanın o kadar da kolay bir seçenek olmadığının farkına varmıştı. Yüzü ve umutları asılmıştı birden. Kafasında hesap kitap yaptıkça artan umutsuzluk, karamsarlığa evrildi. "Farkındalıksız mutsuzluk, farkındalıklı mutsuzluktan daha acıymış meğer." dedi. "Çok daha acı." Sessizliğe büründü. İçine saklandı, küçük bir çocuk gibi. Dizlerini karnına çekip, sıkıca sarıldı. [Ahh bu insan! Sarılacak kimsesi olmadığında, hep yapmaz mı bunu? Ya yatarken ya otururken bir koltukta.]
Sayfa 50·Kitabı okudu
Eve gitmek ve evde olmak üzerine..
Eve gitmenin birçok yolu vardır: Yıldızlı bir gecede yere uzanmak,müzik dinlerken tempo tutmak,gündoğumunu selamlamak,ayaklarını sarkıtarak bir köprünün üzerinde oturmak,bir bebeği kucaklamak,güneşte saçları kurutmak;güzelliği,letafeti,insanların dokunaklı zayıflıklarını gözlemlemek..
   "Akıllı kişi, Allah’ın kendisine emrettiği ve yasakladığı şeyleri anlayıp uygulayandır.   ...    Sen de tıpkı kelebek gibi kendini (Allah’a) isyan ve itaatsizlik ateşine bile bile atmaktasın! Allah’ın yoluna koyulmak isteseydin kemerini sıkardın (Allah’a gitmenin hazırlığını yapardın)!    Nerde sende o irade?    Sadece yaşamak için yemen ve yalnızca yemek için yaşamanla, solucanlarla hayvanlara benziyorsun! Fakat bilesin ki atların en hızlı koşanı, karnı şişkin olmayanıdır!    Sen kendi kendine, 'Bu akşam az yemeliyim!' dersin, fakat önüne yemek konulur konulmaz, uzun zamandır görmediğin bir dostunu bulmuşçasına üzerine atılırsın.    Allah’ın ıslah etmek istemediği kimse boşuna kararlar alır durur:    'Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah’a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın!' (Mâide, 5/41)    Zilletten senden daha fazla kaçan yok, ama gel gör ki sen her an kendini zillet çukuruna atmaktasın! Hem nefsini horluyor, küçük görüyor, hem de onu bayağılık yerlere atıyorsun!    Bazıları der ki:    'Sen Allah ile çocuğun annesiyle olduğu gibi ol! Baksana, anne çocuğunu kovduğu her seferinde, çocuk yine ona gelir, çünkü çocuk sadece onu tanır, onu bilir.'"
Alıntı
Kişi gençlik yıllarında yaşamdaki en iyi kazancı olan nüans sanatını kullanmadan hürmet eder ve hor görür; insanların ve olayların üzerine evet ve hayır diyerek gitmenin cezasını da hak ettiği gibi ağır öder.
Sayfa 39·Kitabı okuyor