Hasan Gökberk Özkan

Hasan Gökberk Özkan
@gncbradam
Okumayı seven ve bunu tekrardan alışkanlık haline getirmeye çalışan bir genç
Sonuç
Bunları anladıysan, anlamışsındır ki bütün âlem zâhirî-basarî ve bâtınî-aklî nûrla dopdoludur. Ayrıca süflî nûrlar, nûrun kandilden yayılması gibi birbirinden çıkıp yayılırlar. Kandil, nebevî-kudsî ruhtur. Nebevî-kudsî ruhlar, ışığın kandilden doğması gibi ulvî ruhlardan kaynaklanır. Ulvî ruhlar da varlığını birbirine borçludur, tertipleri de makamar şeklindedir. Hepsi nûrların nûru, kaynağı ve menbaına yükselirler. Bu ise ortağı olmayan tek Allah'tır. Diğer bütün nûrlar ödünç alınmıştır, hakikî olan O'nun nûrudur. Her şey O'nun nûrudur, hatta O her şeydir. Diğer varlıkların nûrluluğu ancak mecaz yoluyladır. Öyleyse O'nun nûrundan başka nûr yok,diğer nûrlar bizzat değil, bağlılık cihetiyle nûr sayılırlar. Vecih sahibi her şeyin vechi O'na yöneliktir: "Nereye dönerseniz Allah'ın vechi oradadır." O hâlde O'ndan başka ilah yoktur; çünkü ilah, kulluk ve uluhiyet bakımından yüzlerin - yani kalp yüzlerinin, çünkü nûrlar bunlardır - kendisine çevrildiği Zattır. O'ndan başka ilah olmadığı gibi O'ndan başka O da yoktur.
Sayfa 36·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hakikat
Hatta çekinmeden şunu da söylüyorum: Nûr isim İlk Nûr'dan başkaları için sırf bir mecazdan ibarettir. Çünkü O'ndan başkaları zatları itibarıyla dikkate alınacak oldukları takdirde kendi zatları bakımından herhangi bir nûra sahip değildirler; bilakis nûrâniyetleri başkasından ödünç alınmıştır ve bu nûrâniyet kendi başına kaim olmayıp başkasıyla kaimdir. Ödünç alınmış olan şeyin ödünç verene nispeti ise tamamen bir mecazdan ibarettir. Mesela birisi diğerinden bir elbise, bir at, bir binit, bir eyer ödünç alsa ve ödünç verenin izin verdiği sürece ve müsaade ettiği ölçüler dâhilinde hayvana binebilse, hakikaten mi mecaz anlamıyla mı zengin sayılır? Doğrusu ödünç alan gerçekte eskisi gibi fakirdir. Zengin olan, ödünç veren ve ihsan edendir. Geri alma hakkı da ona aittir. Öyleyse Hak Nûr, halk ve emr elinde olan, evvela nurlandırıp sonra bunu devam ettiren Zat'tır. Bu ismin hakikati ve buna hak kazanma konusunda kimse kendisine ortak değildir. Yalnızca isimlendirmede bir benzerlik vardır ki burada da kölesine mal verip onu mal sahibi olarak isimlendiren efendinin kölesine olan üstünlüğü ilişkisi vardır. Kul bu hakikati anladığı zaman kendisinin ve sahip olduklarının tamamıyla, ortaksız olarak efendisine ait olduğunu bilir
Sayfa 31 - Ketebe·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Beş duyuda aklın casuslarındandır. Bunlar dışında onun hayal, vehm, fikr, zâkire, hıfz olmak üzere iç tarafta da casusları bulunmaktadır. Bunların ötesinde de kendine mahsus âleminde, kendisine âmâde ve musahhar hizmetçiler ve askerler vardır; akıl bunlar üzerinde kralın kölelerini kullandığı gibi, hatta daha da güçlü bir şekilde tasarrufta bulunur
Sayfa 24 - Ketebe Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
7/10
·224 syf.·
Beğendi
·
71 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2025 00:00
·
2025 2. kitabı
Hüseyin Hakkı Kahveci
8/10 · 8 okunma
10/10
·320 syf.·
Beğendi
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 00:00
·
2025 1. kitabı
Nihad Sâmi Banarlı
8.6/10 · 2.921 okunma