Oğuz Atay sana açıldık.
Benim için bir liman gibisin adeta. Keşfedilmeye hazır bir hazinesin. Neden mi hazinesin? Fyodor Dostoyevski, James Joyce, Robert Musil, William Shakespeare okumuş bir yazarsın, buna da hazine derim. Ve tabii ki saygı duyduğum yazarların eserlerini de okumuş bulunmaktayım. O yüzden Oğuz Atay okumaya hazırım.
Peki sevgili dostum, sen okumaya hazır mısın?
Oğuz Atay Arkadaşlar, okumak için öncelikle dünya klasiklerini az da olsa okumak zorundasınız. Neden mi? Türk yazarlarımız genel itibarıyla dünya klasiklerinden ilham almıştır.
Ben her gün Türk klasiği okuyan bir adam değilim. Tabi artık hazırım Türk yazarlarını okumaya.
Avrupa yazarlarını genel itibarıyla sağlam şekilde okudum. Özellikle İngiliz ve Fransa yazarları da dahil.
Bir de Asya'dan Ruslar tabii ki. O yüzden derim ki temelim sağlam, Oğuz Atay okumaya hazırım.
Okuma sırası için Oğuz Aktürk'den yardım aldım diyebilirim. Çok teşekkürler Oğuz Abi. İncelememi okursan çok memnun olurum.
Evet, o Oğuz Atay kitabıydı.
Yalnız olan,
Çocukluğunu susarak geçiren,
Her şeyi içinde yaşayan,
Kızgınlıktan ziyade mazlum olan o yazarımız Oğuz Atay
Neden mi mazlum? sebebi ise kin duyguları barındıran bir kişiliği olmaması diyebiliriz esasında. Bu sonuca nereden vardım tabii ki babasına yazdığı mektuptan. Babasına karşı kızgınlığı, hayal kırıklığı olsa da yine de babasına kin tutmaz aksine bundan dünyayı suçlar.
Oğuz Atay İsmi gelince aklıma her daim hayal kırıklığı, mazlumluk, incinmişlik geliyor.
Yazarımızın hayran olduğu yazar başta olmak üzere Fyodor Dostoyevski olmuştur.
Yer yer karalara bağladığı, hatta Yeraltından Notlar'ı çok andırdığı yerler bile buldum diyebilirim.
James JoyceUlysses kitabını da bitirmiştir yazarımız. O dönemdeki Türkiye'de kaç kişi Ulysses kitabını okumuştur?
Fikrimce kitaplarının zor anlaşılmasının sebebi de James Joyce tur. Nedeni ise bilinç akışı tekniği kullanmasıdır. Tutunamayanlar en çok yarım bırakılan kitap olmasının sebebi ise,
1. Bilinç akışı tekniği hakkında pek bilgi sahibi olunmaması
2. Fyodor Dostoyevski, Robert Musil, James Joyce gibi yazarların okunmamasıdır.
Arkadaşlar, Fyodor Dostoyevski neredeyse bütün yapıtlarını bitirdim diyebilirim. Ve bana baya artısı olacak bu durumun, Oğuz Atay anlamam daha kolaylaşacaktır.
Hiç kitap karıştırmamış olan insanlar direkt Tutunamayanlar okumaya çalışıyor temelli yanlış bir hareket.
Hatta en en en başlangıçta Ben Buradayım... kitabını okuması gerekecektir.
O kadar kalın eserler bitirmeme rağmen, yine de Tutunamayanlar a başlamadım ilk önce, o yüzden yazdıklarımı ciddiye alırsanız sevinirim.
Kitap hakkında pek fazla yazı yazılmasına gerek yok. Ben bu kitaba Oğuz Atay tanıma eseri derim.
Hayattaki pişmanlıklarını, anlaşılmazlıklarını, babası yüzünden sevmediği alanlarda okumasını, hayali olduğu resim okuluna gidememesini anlatıyor diyebiliriz.
Yazarımızın evlilikleri bile aslında gerçekten sevdiği için değil, bu hayatta boş kalmamak için evlenmiş diyebiliriz. Zaten de genel olarak üç kere ilişki yaşıyor, ikisi de ayrılıkla bitiyor. Tabii tek ayrılık yaşamadığı kişi Pakize adlı kadındır.
Oğuz Atay Tek yaptığı hata ise başkalarının hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçmesi diyebiliriz.
Size şu cümleyle örnek vermek isterim dostlarım:
Memur olsaydım, başarıya ulaşamayacaktım; zaten memur olmak, başarıya ulaşmak demektir. (Burada babasına gönderme yapıyor.)(s.s 81)
Oğuz Atay Harika bir karikatüristtir. Çizimlerini görmüştüm, gerçekten çok başarılı bir sanatçı olabilirmiş.
Yazarımızın beyninde ilerleyen zamanlarda iki tane tümör olduğu için yoğun bir baş ağrısı, yer yer de unutkanlık baş gösterir, hatta bununla ilgili de bir cümlesi vardır.
Hafızam zayıfladığı için, neyi, nerede okuduğumu unuttuğum için, bana ait bir takım duygular olduğunu sanıyordum.(s.s 61)
Birkaç eylemi bile yaparken acaba başkaları ne düşünecek tavrıyla işlerini yapar. Yazarın kendisi için pek bir şey yaptığını düşünmüyorum. Babası bu hayattaki en büyük engeldi. Para kazanma durumları olmasa Oğuz Atay çokça kitap, çokça da çizim yapardı.
Zamanında yazdığı kitaplar için bile yayınevi ile anlaşma yapamamıştır. Hep kıskançlık mağduru olmuştur bu hayatta.
son olarak;
Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?
Ben buradayım, ey harika yazarımız. Sen neredesin?
Tabii ki toprağın altında.
Sahte olan o dünyada,
Emin ol Oğuz Atay, bu dünya yaşanmaya değmez.
Albert Camus'un harika cümlesidir ve haklıdır da.
Bu dünya yaşamaya değmezdi....
Kırk dört yaşında vefat etsen de hep çocuksun, çocuklar kadar masumsun.Oğuz Atay , rengârenk enerjik bir çiçeksin benim için. Mezarında huzurla yat. Oğuz Atay Hiçbir şey kaçırmadın bu dünyada, emin olabilirsin.