Merhaba arkadaşlar. Sınıf çatışmalarının en ağır şekilde ele alındığı, Rusya’ya dair hiçbir şey bilmeyen birinin okuduktan sonra Rusya tarihi hakkında epey bilgi sahibi olabileceği, insanların nasıl ve neye göre yaşadıkları hakkında oldukça fazla bilgi veren, günümüzde ekonomik şartlar neticesinde bizlerde de kaybolan orta sınıfla beraber oldukça zengin olanlar ve oldukça fakir olanlar arasındaki çatışmayı en ince detayına kadar yıllar evvel işlemiş, bu yönüyle de oldukça tanıdık gelen bir roman okuduğumuzu belirtmek isterim. Ancak burada en baştan söylememiz gereken çok net bir durum var. Burada ezilen sınıftan ziyade, ezildiğinin farkında olmayan bir sınıfın mücadelesi var. Yani aptal yerine konan, kullanılan ve kendini de kullandıran. İstediğiniz yere çekebilirsiniz bunu.
Vanya, Dostoyevski izleri taşıyan, kitabı bize aktaran karakter. Nataşa ise ailesi, sevgilisi ve en önemlisi de kendisi arasında bir denge kurmaya çabalayan, psikolojik olarak bunalım içindeki bir kadındır. Alyosha diye birine aşıktır. Bu karakter bana göre kitabın en önemli karakterlerinden biridir. Alyosha ise çok iyi kalpli ancak çok çabuk fikir değiştiren, açık konuşmak gerekirse insanların oldukça acıyacağı tipte bir karakterdir. Prens ise neredeyse her romanda eksiksiz gördüğümüz o sahtekar, uyanık, çıkarcı ve hatta narsist bile diyebileceğimiz bir temsilcidir. Her neyse, Dostoyevski der ki, yaşamın en önemli özelliği insanlar konusunda sürekli yanılmaktır. Belki bizi de bu şekilde yanıltan biri olur. Hikayeye biraz bakacak olursak şununla karşılaşacağız:
Vanya yani Petroviç’in bizler para kazanmak için yazan genç bir yazar olduğunu öğreniyoruz. Şaşırtıcı gelmemeli çünkü dönemi yazarları gibi Doktoyevski de para için yazanlardan birisi. Ve bu utanılacak biri değil. Hangimiz çalışıyor ve bütün ay boyunca verdiği emeğin karşılığından vazgeçiyor? O yüzden bunu eleştirmiyorum. Aynı zamanda bu, anı niteliğinde bir roman olduğu için yazarı ve onun dönemini tanımak açısından da oldukça önemlidir. Ancak daha genel bir kısma baktığımızda bizler net olarak şunu göreceğiz, bir psikoloji takibi yapacak ve bu takip neticesinde bizler toplumda aşağılanan; hor görülen ve kendilerini aşağı seviyede görenlerin asla yapmayacakları işleri yapanların bir de üstüne nasıl ezildiğini nasıl hakir görüldüklerini anlatıyor bizlere bu eser. Bu durum dünya var olduğundan beri olan bir durum dışında hiçbir şey değil aslında, bu yüzden de her ne kadar eleştirsek de elimizden gelen pek bir şey de yok.
Nataşa’nın ise psikolojik sorunlu olduğundan bahsetmiştik. Aynı zamanda Petroviç’in kendisine aşık olduğunu da ekleyelim. Ve birlikte büyüdüklerini. Petroviç, Nataşa’nın ailesini de tanıyor ve seviliyor. Hatta evlilik kararı alıyorlar ancak sonra Alyoşa ortaya çıkıyor. Açıkçası buralar oldukça karışık ve odaklanılması gereken hikayenin nasıl olduğu değil bence neye odaklandığı. Yani ben böyle düşünüyorum. Ve burada yapılan eleştirinin boyutu o kadar fazla geliyor ki bir yerden sonra hikaye bağlantısı kopuyor bile desem yeridir. Zaten açık konuşmak gerekirse yazarın en sıkıcı kitaplarından birinin bile ne kadar zirve noktada olduğunu, artık onunla kıyas ettiğimizin de başka yazarlar değil yine kendisi ve kendine ait eserler olduğunu söylemekte de yarar var. Bu yüzden olaylara, hikayeye değil anlatılmak istenene, verilmek istenen mesaja yakın durmayı bu sebeple tavsiye ediyorum. Zaten akılda kalan karakterler değil de o karakterlerin özellikleri olacak desem yeridir. Yani 5 karakter en son aklınızda kalıyorsa belki 10 karakterin özelliğini hatırlayacaksınız ama kim olduklarını dahi hatırlamayacaksınız. Bunun en temel sebebi ise kitabın bu karşıtlıklar üzerine (duygusallık ve mantık, zeka ve tembellik, güven ve kuşku, saygı ve saygısızlık gibi) kurulu olması diyebilirim. Buradan çıkarılacak -benim için- temel bir soru da var. Sizce Romantizm mi yoksa Realizm mi? Bu arada hepsinin canı cehenneme, derler ya hani.
Kapanışı biz de kendi Dostoyevski’nin Vanya’ya hitaben yazdığı satırlar ile yapalım: Oysa ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik!
Son olarak da akşam Avrupa’da maçı olan Fenerbahçemize, yarın maçı olan Galatasarayımız, Beşiktaşımız ve Başakşehirimize de gönülden başarılar dilerim. Vurduğunuz gol olsun.
Büyük yazar Dostoyevski’ye ait daha önceki incelemelerimiz ve okuma listemiz ise şu şekilde:
#13515085#81769718#133546312#133678186#133688790#133696828#133706339#133810021#133824802#133832302#133855156#133887623#133963496#257214091#257393124#257440564#258487451#258543876#259424350
Okuma listemiz ise şu şekilde:
Amcanın Düşü (Amcanın Rüyası)
Başkasının Karısı
-Dokuz Mektupta Bir Aşk Öyküsü
-Başkasının Karısı ve Karyolanın Altında Bir Koca
-Bir Noel Çamı ve Bir Düğün
-Polzunkov
Bay Proharçin
-Bay Proharçin
-Dokuz Mektupluk Roman
Beyaz Geceler
-Beyaz Geceler
-Başkasının Karısı
-Noel Ağacı ve Nikah
-Haysiyetli Hırsız
-Yufka Yürekli
Budala
Delikanlı
Ebedi Koca
Ecinniler (Cinler)
Ev Sahibesi
-Ev Sahibesi
-Bay Proharçin
-Dokuz Mektupluk Roman
-Polzunkov
Ezilenler (Aşağılanmışlar)
İnsancıklar
Karamazov Kardeşler
Kumarbaz
Netoçka Nezvanova
Puşkin Üzerine Konuşma
Stepançikovo Köyü
Şerefli Hırsız (Dürüst Hırsız - Namuslu Hırsız)
-Sayın Proharçin
-Bobok
-Şerefli Hırsız
Suç ve Ceza
Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
Yeraltından Notlar
Hepimize iyi okumalar dilerim..
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma