Gönderi

Yılın 100. kitabı, 100. incelemesi, gitmek isteyen herkese…
9/10
·299 syf.··
2025 100. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 14:48
İnsanın en ölümcül yarası, içinde anbean büyüyen gitme hevesidir. Gitmek istediniz mi hiç? Nereye diye düşünmeden, yarını hesap etmeden… İbrahim Sadri misali, bir sabah, sahiden… Ve Fyodor Dostoyevski, “hemen o anda gitmek, hem de hiç kimseyle vedalaşmadan…” “Şöyle başımı alıp gitmek istiyorum,” diyor İlhan Berk, daha yüklü Attila İlhan, “Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum.” Gitmek, durmadan gitmek, ne ölümünü bilsinler ne yaşadığını.” Edip Cansever… Gidebildi mi dersiniz? “Alıp başımı gitmek isterdim. İsterdim ama kalırdım.” Farklı bir pencereden bakıyor Şükrü Erbaş, “Gitmek hangi acıyı onarır ki?” Kalmak hangi acıyı onarıyor peki? “Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı.” “Hayatıma bir yerinden dahil olan insanların ölümcül çaresizliğine dayanacak gücüm kalmadı.” Hayatıma bir yerinden dahil oldu “Düşerken”… Başlarken başka bir şehirdeydim, bittiğinde başka bir şehirden yazıyorum bu satırları. Başlarken başka bir işteydim bitirdiğimde başka bir işte çalışıyorum –Bugün boş günüm.- Başlarken başka duygular içindeydim, bittiğinde başka duygular içindeyim… Gitmek dedik hep değil mi? Ben gidebilenlerdenim… Fark ettim ki değişiklikten korkmadıkça daha yaşanılası oluyor hayat, gitmekten korkmadıkça kalmak yük olmuyor insana. Hep şunu diyorum kendime, “En fazla ne olabilir ki?” Geçenlerde bir konuşmasını dinliyorum Tarık Tufan’ın, “Modern insan bütün yaraları geçsin istiyor. Modern insan bütün eksikleri kapatılsın istiyor. Modern insan bütün acıları dinsin istiyor. Modern insan her şeye sahip olmak istiyor, fakat burası dünya! Burada bazı yaralar kapanmaz, açık kalır.” Ve son veriyor konuşmasına, “Modern insan delirmişçesine iyi olmaya çalışıyor.” Kapanmasa da yaralara iyi gelen şeyler vardır hayatta, o yaranın ilk açıldığı yere gitmek, o yarayla yüzleşmek gibi… “Nereye, diye düşünmeden gitmek isteyenlerin varabilecekleri tek yer geçmişleridir.” “Meğer ölü hatıralar da ölü ceninler gibi zehir oluyormuş insana, acı çekerek öğrendim.” Ahmet Hamdi’nin bir sözüyle başlıyor eser, “Bu belki onu tüketebilirdi; fakat bu kadar güzel bir şeyin içinde onunla beraber tükenmek mukadderse bundan ne diye kaçmalıydı?” Gitmek isteyen bir adam, Gitmek isteyen bir kadın, Rastlantılara inanır mısınız yoksa her şey öyle olması gerektiği için mi öyle oluyordur? “Jülide, biliyor musun, tam düşerken karşıma sen çıktın.” Mezarlıklarda biter çoğu hikâye, ama kimi hikâyeler mezarlıkta başlar. “İnsan bir mezarın başındayken, orada yatan kişiyi kaybetmiş olmaktan çok daha fazla şeye gözyaşı döküyor.” Geçmişe gitmeden geleceğe gidemiyorsun, geçmişe gitmeden bugünü yaşayamıyorsun.” Her acı biraz geçmişe dayanıyor, biraz aile yaralarına. youtube.com/shorts/lZYslNs1MeI Ne der Nermin Yıldırım, “Geçmiş daima orada, hiç geçmediği yerde.” “Bir ölünün canını yakabilir mi insan?” Varoluşsal sancılar çekiyoruz hepimiz, var olduğumuz günden beri. İçimizde bitmek bilmeyen bir çatışma, 21. yüzyılla savaşmanın zorluğu yetmezmiş gibi bir de kendimizle savaşıyoruz. Kendimizi, kimliğimizi bulamadık… Daha zoru da hayat öyle bir hızla akıp gidiyor ki dönüp aramaya fırsat dahi bulamıyoruz. Yıllardır küflü bir çekip gitme isteği, bir gün ansızsın çekip gidiyoruz sanki içimizde hiç yokmuş gibi… Bir gün gitmek istedi İshak, bir gün gitmek istedi Jülide, herhangi bir plan yapmadan, nereye gittiğini bilmeden… Biri gözlerini dünyaya yeni açıyordu, diğerinin gözleri yavaş yavaş kararırken… “Ölmekle gitmek aynı şey; ne ölenlerin ne de kalbindeki ıstırap verici ağrı dinmek bilmediği için uzaklara gidenlerin geri döndüğünü bu dünyada gören oldu.” Belki de bu defa yanılıyordu Yahya Kemal, gidenlerin dönmeme nedeni yerlerinden memnun olmaları değildi. “Resim yapmak ve acı çekmek gibi iki marifetim var.” Gitmek yaralara iyi gelir mi? İnsan hiç tanımadığı biriyle, ansızın çıkıp gidebilir mi? Ya yaralarımızın temelinde çocukluğumuz varsa? İnandığımız her şey düpedüz yalan çıkarsa… Farklı yerlerden kanayan hayatlar, ruhsal arayışlar, çatışmalar, hesaplaşmalar… Kolay değil okumak, üstüne kaç kitap bitirdim bir bu kitabı bitiremedim. Dokundukça kanattı, kanadıkça devam edemedim. Düşmeden yeniden doğamıyor insan, düşmeden elinden kim tutar bilemiyor, düşmeden arayışı sonuç bulmuyor. Çok düştüm, hiçbir düşüş ruhumda böyle yer etmemişti. Hiçbir yolculuk geçmişi böyle deşmemişti. Ve şimdi benimle birlikte “gidebilen” kitaba veda ediyorum. Ama rafa kaldırmadım, bana kattıklarıyla yaşamaya devam edeceğim. Bazı kitaplar unutulmuyor, geçmiş gibi, bazı insanlar gibi…
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
·
1 +1'leme
·
1.600 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Paylaşımlar akışa düşmüyor sanırım. Öyle olunca burada olmanın da paylaşmanın da bir değeri kalmıyor. Gitmek demişken, buradan da gitmeli...
Tarık Tufan'ın en sevdiğim kitabıdır kendisi.. Çok başka bir yeri vardır bu kitabın bende. Nerede okuyan görsem duygularım depresir. Şimdi incelemenizi okumak bende tekrar okuma isteği uyandırdı hocam. Ekim ayı listesi tekrardan oluşturuluyor😉🙃 ve fark ettim ki bu sefer bambaşka bir tat alacağım bu kitaptan...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Benim de en sevdiğim kitabı oldu. Keyifle yeniden...
Bazen gitmek istemesede insan kendine olan saygısı yüzünden gitmek zorunda kalıyor…
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Bazen...
100. Kitabın en sevdiğim yazarlardan bir tanesi olması çok güzel. Her saman Tarık Tufan hüznünü boynu büküklüğünü ve mahzunluğunu sevmişimdir. Şimdide okuduğum kitap Gece Açan Çiçekler ve yine güzel bir mahzunluk Tarkan Tufan Düşerken de altını çokça çizdiğim bir kitap olmuştu.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
O bana da gelecek. Gelir gelmez okuyacağım.
Sizin incelemerinizi okurken zaten kitap okuyormuşcasına keyif alıyorum, son bir haftadır bende bu kitabı okuyordum ve heyecanla bu kitapla ilgili incelemenizi bekliyordum, Yine kitap tadında bir inceleme olmuş, Teşekkürler...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum, keyifle okuyun. Duygu dolu, yüklü bir eser.