Merhaba arkadaşlar. Lawrence’nin hayattayken yayınlanan tek inceleme (aslında eleştiri de denebilir) kitabına sıra gelince keyiflendim. Kendi döneminde ve kendinden önceki dönemde yaşamış insanlara bakış açısını yansıtacağını biliyordum. Ancak içeriğe baktığım zaman Benjamin Franklin ve Edgar Allan Poe dışında tanıdık sima göremediğimi itiraf etmeliyim. Ancak bir de hayranlık belirtmem gerekiyor ki yazarın hakkını yemeyelim: Hikayeyi, onu oluşturan sanatçıdan kurtarmak. İşte bu çok önemli. Yani edebiyatın Sherlock, Poirot gibi dünyaca tanınan kahramanları baz alırsak bunların bir kişiye değil bir topluma ait olduklarını söylüyor yazar. Amerika özelinde de Amerikan ruhunun ortaya ancak bu şekilde çıkacağını, bu şekilde topluma bir ışık tutabileceğini belirtiyor. Haklı mı? Bence haklı. Kendimizden düşünelim ve çıtayı yükseltelim. Rahmetli Kemal Sunal ve onun canlandırdığı İnek Şaban karakteri. Şimdi bu karakteri yalnızca Kemal Sunal’a vermek olur mu? Mümkün mü böyle bir şey? Ya da rahmetli Cüneyt Arkın gibi üstat dediğimiz oyuncuların canlandırdıkları. Bunlar bir toplumun karakteri ve düşünceleridir. Asla değişmez ve değiştirilemez. Değişmeyecektir de. Yazarın da benzer konularda bu yaklaşımını çok beğendim ve başarılı bulduğumu itiraf etmeliyim.
Amerikan Edebiyatı nedir? Bu sorunun günümüzde de net bir cevabı olduğunu zannetmiyorum. Mesela Amerikan Sineması denildiğinde akıllara hemen Hollywood gelir. Ya tabelası delinmiştir ya tabela çökmüştür ya etrafında bir savaş vardır ama mutlaka bir şekilde temsil edilir. Keza aynı sinemanın bir diğer simgesi de Özgürlük Heykeli ve onun çevresinde gelişen olaylardır. Ama gelip görelim ki konu Amerikan Edebiyatı olduğunda ne yazık ki bu şekilde sembol bir cevabımız yoktur. Yazar da buna cevap aramaya, bunu şekillendirmeye çalışıyor ama onunki de yalnızca bir çaba olarak kalıyor.
Ancak hemfikir olduğumuz bir konu var. O da yazarın, Amerikan Edebiyatı denildiğinde aklına sahtekarlık dışında bir şey gelmemesi. Bakıldığı zaman kendi dönemi için çağdaş edebiyatı da Amerikan ve Rus edebiyatı olarak ikiye ayırdığını, Amerika’nın yeni bir dönemde olduğunu ve Rus edebiyatınınsa gerçekçi olduğunu savunduğunu görürüz. O dönem için Dostoyevski, Tolstoy gibi dram yüklü gerçekçi roman yazarlarının yanında Amerikan Edebiyatının kıyaslanacağı kimse yoktur bile.
Yazarın aynı zamanda modernlik adı altında sunulan köleliğe ve çalıştırılmaya o dönem ne kadar karşı durduğunu okuduğumuzda aklımıza kim bilir neler gelir. 100 yıl önceki modern köleliğe dahi karşı çıkan biri günümüzü ve çalışma şartlarını görseydi kim bilir ne tepki verirdi diye de sormadan edemiyorum. Aynı zamanda diğer yazarlar ve şairler üzerine bu kadar alaycı yaklaşması ve işi onlara yalancı demeye kadar getirmesi de biraz kitabın niteliğini normal bir eleştiriden çok artık hakarete getiriyor. Bu tarz hakaretlerle (hem de küfürsüz) konuşan Amerikalı sanatçılar günümüzde de mevcut bazen birbirlerine böyle şaka yollu takılırlar ama ben bu eserde yazılanların pek de şaka olduğunu zannetmiyorum. Yazar, tam olarak neyin intikamını alıyordu, artık bunu öğrenme şansımız da yoktur.
İncelemeler:
#44393159#290427507#290939181#291133155#291803527#292324097#292499264#292860126#292918843#293508755#293726130#293902467#294258287#294448326
Okumalar:
Aaron’ın Asası
Adaları Seven Adam
Ak Tavus Kuşu
Anka Kuşu
Aşık Kadınlar (Brangwen Ailesi Serisi 2)
Atını Sürüp Giden Kadın
-İki Mavi Kuş
-Güneş
-Atını Sürüp Giden Kadın
-Gülümseme
-Sınır Hattı
-Jimmy ile Umutsuz Kadın
-Son Kahkaha
-Aşık
-Adaları Seven Adam
-Mutlu Hayaletler
-Hiçbiri
-Şampiyon Sallanan At
-Hoş Hanımefendi
Bakire ile Çingene
Çizgiyi Aşmak
Deniz ve Sardinya Adası
Gökkuşağı (Brangwen Ailesi Serisi 1)
Harman Yerinde Aşk
-Harman Yerinde Aşk
-Uğur Böceği
-Tilki
-Yüzbaşının Bebeği
İtalya’da Alacakaranlık
Kayıp Kız
Kıyamet
Klasik Amerikan Edebiyatı Üzerine İncelemeler
Hepimize iyi okumalar dilerim..