“— Efendi; senin ileri görüşlü, çok akıllı ve sırları bilen bir üstad olduğunu duydum, bir maruzatım var, malım mülküm olan eşeğimi kaybettim, söyle bakalım benim eşek Konya’nın neresinde. Söyle de bulayım?
— Otur bakalım, birazdan senin eşeği bulacağım. Şimdi söyleyin bakalım bana içinizde aşkın ne olduğunu bilmeyen veya daha önce aşkı herhangi bir şekilde tatmamış olanınız var mı? Oradakiler şaşkın şekilde durakaldılar. Kafalarını öne eğip derin derin düşünmeye başladılar. Susmuşlardı. Daha sonra birisi ayağa kalkarak:
— Evet, doğru aşkın ne olduğunu gerçekten bilmiyorum, onu hiç tatmadım. Birinden hoşlanmak nasıl olur, onu da bilmiyorum, dedi. İki kişi daha aynı şekilde cevap verince az önce eşeğinin yerini öğrenmek isteyen meczuba dönerek dedim ki:
— Bak, sen bir tane eşek kaybetmiştin ben sana üç tane buldum.”