Gönderi

10/10
·430 syf.·
2019 2. kitabı
Somut bir varlık, en küçük bir nesne, sıradan bir hayal ve kaybolmaya yüz tutmuş bir anı Proust’un aynasında öyle bir başkalaşım geçirir ki, dağılan parçacıkların bir araya gelmesiyle kendini
Edebiyat
Swann'ların TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
··
6,6bin Gösterim
16 Yorum
Merhaba, on beş yaşındayım ve bu seriyi çok merak ediyorum. Sizce okumalı mıyım?
Seriyi okumak için erken bir yaş. Ama merakımı gidereyim diyorsan rastgele herhangi bir sayfasını bile okuyabilirsin, konunun cümle bağlamlarından çok geri planda olması bunun temel etkeni.
Oh şurama da biraz Proust... dedim incelemeyi okurken. Şu an sabah sabah öyle bir Proustladın ki beni tahmin edemezsin. 1 ay beraber arkadaşlık etmiş olmanızın da etkisiyle kitap seni o kadar içine almış ki artık neredeyse Swann'ın dilinden konuşmaya ve Proust'un dilinden betimlemeye başlamış gibisin. Ayrıca Proust'un geçmişe yerleşme felsefesi ile Bergson'ın kuramını tamamen kendi cümlelerinle efsane bir şekilde bağlamışsın. Şu an incelemenden aldığım pay %20 iken okuduğumda buraya tekrar geleceğim ve bu payın ne kadar değerli bir şekilde arttığını göstereceğim. Site için gayet üst seviye bir inceleme olmuş bence, eline, emeğine sağlık. Bu incelemeyi okuyan herkes altta da dendiği gibi en azından Google'a dahi olsa Proust yazacak kadar meraklanır.
Swann'ın dünyasından çıkmak istemeyişimi ve aldığım zevki bu bir aylık arkadaşlığa borçluyum, çok iyi ifade ettin. Proust'un çemberine girince çıkmak ne kadar zorsa burada geçirilen zaman da o kadar dolu ve verimli hale geliyor, etkinlik süresince seriye devam edeceğim, ama çok da seri olamayacak bu yürüyüş.:) Bu aynadan sana olan yansımaları da çok merak ediyorum ben, umarım en yakın zamanda Swann'la tanışırsın dostum, çok teşekkür ederim, eksik olma.
Bu yorum görüntülenemiyor
MÜKEMMEL!! Aslında bu tek kelimeyle inceleme hakkındaki düşüncelerimi anlatıyor ama dayanamayıp bir kaç laf edeceğim. O kadar Proustvari bir inceleme olmuş ki... Aldığınız o edebi hazzı satırlarda hissettim ben. Proust okumak ne kadar sürerse sürsün kaybettiğimiz zaman olmuyor. Aslında tek kayıp önceden okuduğun ve kendine bir şey katmadığını farkettiğin kitapların varlığını yeni anlamak oluyor. Elinize sağlık, anlatımınız da şahane olmuş. Ben asıl Sodom ve Gomorra da ne yazacağınızı şimdiden merak etmeye başladım. Daha çok vardır herhalde:)) Size de iyi Proustlanmalar dilerim.
Swann'ların Tarafı, Kayıp Zamanın İzinde serisine devamım için hem küçük bir kıvılcım oldu hem de edebiyat dünyamda bugüne kadar almadığım hazzı sadece bir kitapta yaşayabilme fırsatı verdi. Süreyi uzun tutmamın aldığım hazzı ve bana geçen duyguları katlaması açısından da çok verimli olduğunu söyleyebilirim. Bu yönde devam edeceğim sanırım. Bize bir şey katmadığını düşündüğümüz kitaplar bir zaman oluyor ki dağılan yapbozun parçaları okuduklarımızın da etkisiyle kendiliğinden birleşiyor, kaybettiğini düşündüğümüz şey zamana karşı galip geliyor diyebiliriz bir nevi... Bu zaman algısını başka bir eserde daha iyi göremeyeceğim gibi geliyor bana. Böyle bir önyargı oluştu. :) Teveccühünüz ve katkınız için çok teşekkür ederim Gamze Hanım. Heyecanla bekliyorum Sodom ve Gomora'yı da. Etkinlik süresince Proust hakkında etkileşimde olmak isterim. Hayırlı akşamlar diliyorum:)
1 yanıtı göster
İnsanın soyut düşünebilme yetisinin sınırlarını aşikar eden böylesi bir kitaba yazılmış çok kiymetli bir inceleme. Yazarın, zaman kavramı bağlamında, Bergson ve Tanpınar gibi isimlerle birlikte ele alındığı okumalar yapmıştım daha önce keza siz de Bergson ile arasındaki paralelliğe çok yerinde ve nitelikli açıklamalar getirmişsiniz. Okurken Ingmar Bergman filmlerine benzer bir hissiyat uyandırdı bende kitap. Özellikle de "Yaban Çilekleri" adlı filmini hatırlattı. Sanıyorum zaman kavramı ve anılar gibi unsurlardan dolayı. Belirttiğiniz gibi standartlarımızı -özellikle de bilişsel yönden- yücelten bu kitaptan sonra okuyacağımız diğer kitaplar biraz yavan kalacaktır. Buna mukabil sizin incelemenizden sonra kitaba yazılmış/yazılacak olan çoğu inceleme de yavan kalmış/kalacaktır. Özellikle 'Proust'un aynası' tabirini sevdiğimi de söylemeden geçemeyeceğim :) Emeğinize ve bilişinize sağlık Sergen Bey. Keyifli okumalar ve iyi akşamlar dilerim. Dipnot: Son olarak şuraya da kitaptan beğendiğim, Proust zekâsının tipik temsillerinden olan bir alıntı bırakayım, #135161301 :)
Reklam
Kitabın sonundan çok bu incelemeyi merak ediyordum:) Son sayfaları 100 metre koşucusu gibi geçtim hemen incelemelere (özellikle seninkine) dalmak için... Telefondan yazdığım için gecenin şu saati uzun uzun paragraflar yazacak mecalim yok, birkaç satır bırakıp kaçacağım:) Bu kitap gerçekten özel bir kitap. Bir okurun tüm beyin hücrelerine kadar nüfuz edebilecek bir güce ve derinliğe sahip. Lakin benim gibi ketumlara da denk gelecek haliyle:) Nasıl ki, kitabın ilk bölümünden benzersiz bir haz aldıysam -ki gerçekten edebiyatüstü soyut bir mertebeye çıkartıyor okuru, ikinci bölümden de bir o kadar sıkıldım, daraldım, bunaldım... Çünkü dünyanın en derin tasvirlerini de yapsanız, edebiyat denilen dışavurumun zirvesine tırmanıp oraya bayrak da dikseniz, bir aşk hikayesi, daha doğrusu merkezinde kadın-erkek ilişkisi olan bir mevzu, kendimi bildim bileli beni hep daraltmıştır. Belki de o duygu yoğunluğuna çok uzak olduğum içindir ya da ilişki denen şeyin bu kadar yüceltilmesinin bende bir karşılığı yoktur bilemiyorum... Neyse, lafın fazlası ziyan demişler:) Çok uzattım ama eğer bu kitap hakkında iki çift laf edeceksek, en doğru yerin bu incelemenin altı olduğunu düşünüyorum:) Bu harika incelemeni birkaç defa daha okuyacağım muhtemelen... Ellerine, emeklerine sağlık değerli dostum... Selam ve sevgilerimle...
Önceki 2 yanıtı göster
Zaten Peşpeşe okuyunca 1cm yer bırakmıyor zihinde:) Araya mesafe koymak doğru tercih olur bence de. Umarım toplantıda Proust'a da değiniriz, benim için keyif verici olur. Tekrardan teşekkür ederim abi.
'Serinin bu ilk romanının akabinde okuyacağım herhangi bir romanın tasviri, öncesinde yeterli doyuma fazlasıyla ulaştığımdan bana yavan geleceği önyargısına yeterince ikna oldum.` demişsiniz ya, seriyi geniş bir zamana yayma projemi sırf bu düşüncede olduğumdan uygulayamayacağım. Bu kitabı okumak usul usul damarlarından edebiyat akıyormuş gibi hissettiriyor, ciddi anlamda fiziksel bir mutluluk verdi bana, muhteşem bir tatlı yemişim, o cümlecik beni esir almış gibi. İncelemeyi kitaptan sonra da okumak da çok güzel oldu, yine söylüyorum muhteşem :)
Hâlâ aynı hissiyat içindeyim ben:) 8 kitabın verebileceği tasvir, tek kitaba nasıl yüklenebilir sorusunun cevabı kesinlikle. Çuval taşıtsa daha iyi olabilirdi. Elimde daha fazla sürünsün istemediğimden bir an önce bitirmem lazım, küçük bir ara istiyor gerçekten. Çaya batırılan madlen diyorsunuz yani.:) Her sayfa, edebiyat dünyamın zenginleştiğini hissettiriyor bana. Not aldığım, araştıracağım çok fazla unsur olduğundan okuma süresi biraz uzuyor ama bunun faydasını yadsıyamam tabii ki. Umarım sizin için de bol istifadeli bir okuma olur, çok teşekkür ederim Nesrin Hanım, mutlu ettiniz. :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.