Görkem Gül

Görkem Gül
@gorkemgulk
Fırsat buldukça okuyan değil,okumak için fırsat yaratanlardanım. Instagram: ggkreads
İş Zekası Uzmanı
Karadeniz Teknik Üniversitesi
İstanbul
22 Mayıs
61 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
"İster bedensel, ister tinsel olsun, her acı neyi hak ettiğimizi gösterir; çünkü onu hak etmemiş olsaydık, başımıza gelmezdi."
Nietzsche Felsefesi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Renginiz solacak, avurtlarınız çökecek ve bakışlarınız donuklaşacaktır. Korkunç ıstıraplar içinde kıvranacaksınızdır. Ah! Henüz gençken bilin gençliğinizin değerini. Altın kadar değerli olan günlerinizi can sıkıcı insanları dinleyerek, başarı şansı olmayan kişileri geliştirmeye çalışarak ya da hayatınızı cahillere, sıradan ve bayağı kişilere adayarak bol keseden harcamayın. Bütün bunlar çağımızın hastalıklı amaçları ve yapay idealleridir. Yaşayın! İçinizde saklı duran o muhteşem hayatı çıkarın dışarı ve yaşayın! Hiçbir şeyi boşa harcamayın. Her vakit yeni heyecanlar peşinde koşun. Hiçbir şey korkutmasın sizi...
"Yaşıyorum." dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken. "Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun."
"O zaman yukarı çıkabiliriz." dedi, "Her şey bir Yunan tragedyasına yakışır biçimde gelişiyor. Çok şükür, birince perde kazasız belasız sona erdi."
Kızgınlığının hedefi hem üst tabakalar hem de halkın kendisiydi. Üst sınıflara, kendileri için talep ederek aldıkları çeşitli özgürlükleri, refahı ve rahat hayatı halktan sakındıları halka en ağır, onur kırıcı ve zorlu ihtiyaçlar karşısında bile sabretmesi gerektiğini söyledikleri için kızıyordu. Halk kitlelerine ise sabrından dolayı kızgınlık duyuyordu. Halkın zeka açısından uyuşuk bir durumda olmasına, içinde bulunduğu sefalete, ayyaşlık ve fakirliğe, hukuksuzluğa, kaba cehalete ve gerek maddi gerekse manevi açıdan kötü bir hayat sürmesine aldırmadan, bunu olağan bir durummuş gibi kabullenmesine içerliyordu.