Sorunu kendinde görmeye başlamak ölümcül bir alışkanlıktır, kendi kendinin kurbanı olmuşsundur, işin kötüsü en yakınındakiler bile bunu fark ettiklerinde sana acımasız olmaktan, hakkını yemekten çekinmezler, ne yaparlarsa yapsınlar onları suçlamayacağını bilmelerininrahatlığındadırlar..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oğlan bir anlığına çaresizce kıza baktı ve "Beni affetmeni bekleyemem. Ama sana verdiğim sözü tutacağım." dedi.
Hodbin ona bir söz vermemişti ki? Yoksa vermiş miydi?
Kaşlarını çatan Lunu dürbünü eline aldı ve kaldırdı. Bu çok iyi bir seçimdi çünkü diğer seçeneği arkasına dönüp oğlanı öpmekti. Onun da deniz fenerinden aşağı atlamak kadar makul bir seçenek olduğundan emindi.
Titreyen elleriyle dürbünü sıkıca tuttu ve buğulu merceğinden baktı. Neye baktığını bilmeden bir şeyi görmeye çalışmak çok zordu. Rahatsız edici derecede anlamsız bir andan sonra Lunu neredeyse kendi soluğunda boğuluyordu. Kız kalbinin daha hızlı atamayacağını düşünürdü. Meğersem atabiliyordu.
“B-bunlar?” diye güçlükle sordu Lunu. Oğlanın cevabından korkuyordu ancak birkaç duyuyla daha onaylanmadığı sürece gördüğü şeyin gerçekliğine inanabileceğini de hiç sanmıyordu.
Hodbin bir zamanlar etkilendiği ayakçının kıvrak, keyifli sesiyle konuştu. "Onlar senin ordun. Buraya gelmek için işaretini bekliyorlar kalamar."
..acaba kafasını sarsmak yerine yarasına bir bez bastırsaydım, hayatını kurtarabilir miydim diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Ne tür bir kız, kan görmeye kılı bile kıpırdamayacak denli alışmış olabilirdi ki? Korkunç bir kız elbette.
Neticede insanlar her daim başkalarından övgü yahut eleştiri aldıklarında olan nedir? Bu gelen yorumlardan etkilenmeye başlıyorlar. Kendilerini diğer insanların gözünden görmeye başlıyorlar. Sonra da kendilerine olan bakışları kirlenmiş oluyor; çünkü artık kendi hakikatlerini değil, insanların kendileri hakkında söyledikleri sözleri görmeye başlıyorlar.
İnsan böyle bir mefhum. Allah'ın kelamına bu nedenle çok muhtacız biz. Allah'ın kelamı ışığında kendimizi görelim; bize kendi hakikatimizi göstersin diye.
“Anlatı zihni ele geçirince, beraberinde bir odak daralması da getirir; insan diğer her şeyi hiçe sayıp, sadece doğru bellediği şeyi görmeye meyleder. ”