Buzağı Timur ise yine son derece çılgındı. Arkasını dönüp gidecek gibi olduğunda, "Timur!" diye bağırdım.
"Efendim," dedi arkamdaki gerçek Timur.
Yönünü bularak yine bana koştu Buzağı Timur. Deli deli başını bacaklarıma sürtmeye başladığında güldüm. Ne zaman geldiğini bilmediğim Timur ise bu manzaraya boş boş bakıyordu. Bu bakışa daha çok güldüm. "Sana demedim." Dudaklarını bana kaldırmış, kocaman gözlerle belime sürtünen buzağıyı işaret ettim. "Adı Timur."
Bir kaşı havalandı. Nasıl yani?
Gülerken, buzağıyı boynundaki kuşaktan tutup ilerletmeye çalıştım. "Nenen seni çok seviyor, belli. Adını en sevdiği buzağıya vermiş." Bakışı daha da beter bir hal alınca minik bir kahkaha atım. "En az evdeki öküz kadar got kafalı, dedi." Bir kahkaha daha attım ama o gülmüyordu. Tip tip bakmaya devam etti. Hala gülerken yanına sokuldum. "Tamam, tamam. Kızma. Ben demedim, nenen dedi."
"Hoşuna gitmiş, belli."
Kıkırdadım.
"Yalan yok, gitti."
Aknene, "Ula, buzaği kaçtı, akluna koduklarim!" diye bağınınca, irkilerek gerilemek zorunda kaldım.
Dama değil, damın yanındaki yoldan hoplayarak giden Buzağı Timurla panik seviyem arttı. Timur daha hızlıydı.
Buzağı Timur'u zapt eden, gerçek Timur oldu. Zorla dama ilerletti. Dışarı çıktığında kaşlan çatıktı. Akkadın'a ters ters baktı.
"Ne var?" dedi Aknene. "Ne kararttın yine o gözleri?"
"Buzağının adı beni çok etkiledi."
"Değil mi?" dedi Aknene imayla. "Beni de çok etkiler. Her gün dama sokmak için böyle harp edip dururum. Çok tanıduk!" Değneğiyle koluna vurup yana iteledi. "Çekil hau yana!" Dama girip gözden kayboldu.
Bu sarsıntıda ruha hiçbir pencere açılamaz, sökülen, yerinden edilmeye çalışılan gölgelere, göllere! Göt-laleleri bu güzellikler! Nedir bu rezillikler?
Oysa ağzı bozuk biri değilim. Aşırı kızıp da tumturaklı bir laf etmek istedim mi, çok çok göt, bok filan derim. Tumturakta bir dünya markası sayılmam yani. Sinkafla mesaisi olmayan ağzımın nasıl bozulduğuna gelince...
* Adi Kadın, Eşek Kadın!
Niye yazmıyorsun? Sonbahar bitti, kış geldi hâlâ mektup yok senden. Ben bu çöle, kum fırtınalarına dayanamıyorum. Belki bazı dost sözcükleri su serperdi. Yok ama. Güya bir de Psikolojik Kadın olacaksın. Arkadaşını niye hiç düşünmüyorsun? Ne haltlar karıştırıyorsun? Ne hırtlıklar, hıyarlıklar? Bu aslında bir yeni yıl kutlama kartı.
Şimdi ben sana nice güzel, hoş, çirkin, boktan (doğal olarak karşıtlarını da yazıyorum iyi dileklerin çünkü salt güzel ve hoş olamaz, değil mi zaman?) "yılbaşları," "aybaşları," "çeşme başları," "köşebaşıları," "kocabaşlar," "karabaşlar," "sıkmabaşlar," "gelin başlar"ı dilerim.
Güzel saçlarından yumuşak yanaklarından öperim.
Durgun hayat kadını
Nüglin.
P.S.1 Eğer yazdıysan, ve mektup bu göt lalesi çöl ülkesinde yittiyse ya da bana pislik olsun diye geciktiriliyorsa yazdıklarımı geri alırım Şulems!
P.S.2 - Şubat'ta alışkın olduğum tüm boktanlıklara geri dönüyorum.
“So we escape,” Starling said. “We’ve been in tighter situations than this!”
“We have?” Ed said.
“Um…well, Master Hoid and I have been.”
He always got out of them. Sometimes it was dicier for her. Traveling with him could be…an experience. She’d relished every moment, but then again, she was basically indestructible—and it hadn’t been his fault he’d dropped her into a volcano.
Organlar ve hareketler çoğunlukla çok açık saçık biçimde adlandırılır, ne var ki onları duymaya ve kullanılmalarına tanık olmaya alışkın kızlarla kadınlar hiç rahatsız olmazlar bundan. Üreme organları "kamış," "dölyolu" gibi sözcükler ve yerel ağızlara özgü sözcüklerle tanımlanır. "Seks” sözcüğünün kullanımıysa çok daha geç tarihlidir. "Birleşme" hâlâ kültürlü seçkin tabakaca kullanılır yalnızca. Halk arasında 1940'tan önce orgazmdan söz edilmez. "Göt" sözcüğü kabadır, ama müstehcen değildir. Yargıçla konuşulurken, bir erkeğin bir kadını "elde ettiği," ona "sahip olduğu" söylenir. "Yatmak" deyişi yüzyılın ilk çeyreğinde gitgide daha çok kullanılır; "sevişmek" sözcüğüne, aynı şekilde "bir kadından yararlanmak" ifadesine de 1900'den sonra daha sık rastlanır. Genelev diline alışkın olan erkekler partnerlerini "becerdiklerini," "düzdüklerini," "doldurduklarını" söylerken, kadınlar kendilerini "verdiklerini," "teslim ettiklerini," "lütufta bulunduklarını" itiraf ederler. Dildeki çift biçimlilik cinsel rollerdekine de uymaktadır.
Beden Kültürünün Merkezindeki Haz ve Acı/ Haz Uygulamalarının Çetin Tarihi·Kitabı okudu