Puan vermedi·142 syf.··
2019 338. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 00:00
Lisede okuduğum sevgiyi anlatan ve anlamı “ayna” olan bir kitap… Sevgi Sevgili Daha sevgili En sevgili Yazar dört bölümle ilerlemiş; sevgiyi ve ilahi aşkı kaleme almış.
Edebiyat
Gözgüİskender Pala · Leyla ile Mecnun Yayıncılık · 2003369 okunma
Kolay ama güç bir yöntem.
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 22:36
Okuru yalnızca bir felsefe öğretisiyle değil, insanın iç dünyasıyla yüzleşmeye çağıran da bir betik. Mulligan, Stoacılığın kadim ilkelerini uygar insanın karmaşık hayatına taşıyarak denetim, erdem ve dinginlik üzerine düşünmeye çağıran yoğun ama akıcı bir anlatı kuruyor. Betik boyunca okur, dış dünyanın gürültüsünden çok zihnin içinde kopan fırtınaların nasıl yönetileceğini öğrenmeye başlıyor. Stoacılık, insanın yönetip yönetemeyeceği durumlar arasındaki ayrımı merkeze koyarak güçlü bir özgürlük düşüncesi sunar. Mulligan’ın yorumunda bu düşünce, günümüz çağın belirsizlikleri karşısında neredeyse terapötik bir araç hâline gelir. Bu yönüyle Stoacılık, bireyin içsel dayanıklılığını güçlendiren bir disiplin olarak parlıyor. Ancak bununla beraber bu yaklaşımın kimi zaman duyguların derinliğini fazlasıyla dizginlediği de hissedilir ki insanın acıyı, öfkeyi veya tutkuyu yalnızca bastırması gerektiği düşüncesi, bazı okurlar için yaşamın canlılığını azaltan bir aralık oluşturabilir. Betik, Stoacılığı diğer felsefi geleneklerle kıyaslama fırsatı da sunar. Epikürcülük, haz ve acı dengesi üzerinden daha yumuşak bir mutluluk anlayışı geliştirirken Stoacılık, erdemi neredeyse tek ölçüt hâline getirir. Aristoteles’in erdem etiği ise Stoacı katılıktan daha esnek bir “orta yol” önerir. Doğu düşüncesine bakıldığında ise Stoacı sükûnetin, kimi zaman Budist farkındalık öğretisiyle şaşırtıcı bir benzerlik taşıdığı görülür; her iki yaklaşım da insanın zihnini disipline ederek içsel özgürlüğe ulaşmayı hedefler. Stoacılığı yalnızca tarihsel bir öğreti olarak anlatmaz, onu yaşayan bir düşünce uygulamasına dönüştürür. Betik ilerledikçe okur, Stoacılığın hem sert hem de aydınlatıcı taraflarını görür: bir yandan yazgı karşısında metanet, diğer yandan insanın duygusal doğasıyla kurduğu mesafeli
Felsefe ve Düşünce
Stoacının El KitabıWilliam Mulligan · Timaş Yayınları · 202596 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gönül Hanım'a küçük bir hatırlatma :)
7/10
·114 syf.··
2026 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 23:54
Roman, iki esir genç biri Macar ( Kont Bela Szecsenyi) biri Türk ( Mehmet Tolun Efendi) ve iki Tatar kardeşin ( Gönül ve Ali Bahadır Kaplanoğlu) Türk tarihini araştırmak için çıktığı macerayı anlatır. Bu maceraya Tolun Efendi'nin deyimiyle, "Gönül Hanım Sefer Heyeti" ismi konulur. Okurken Türk tarihine, Türk atalarının geçtiği topraklara, bıraktığı eserlere tanıklık edeceksiniz. Aynı zamanda küçük bir aşk üçgeni de bu maceraya eşlik edecek. Ben kitabı beğendim. Özellikle dili, tarihi ve birçok eser hakkında eksiklik yaşayan Türk kardeşlerime okumalarını öneririm. Yalnız buradan Gönül Hanım'a; Kont'a Macarca 'ayna' kelimesinin 'tükör' (görmek) kelimesinden geldiğini belirtirken aslında Farsça olan 'ayna' kelimesinin Eski Türkçe'de 'gözgü/közgü' olduğunu ve bu kelimeyi kullanmanızın daha doğru olabileceğini söylemek isterim. Yine de Gönül Hanım'a yetişemem orası ayrı.
İnceleme
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Karbon Kitaplar · 20191,998 okunma
8/10
·297 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
Hayatın telaşları arasında çoğu süre kendimizi unutur, rüzgârın çevirdiği bir değirmenin kanatlarında savruluruz. Türlü Telaşlar Değirmeni, tam da bu noktada okuyucusuna bir gözgü tutuyor. İçinde kaybolduğumuz gündelik koşuşturmayı, umudun ve insanın içsel yolculuğuyla harmanlıyor. . Her satırında “dur, duyumsa” diyen bir çağrı var; bazen yumuşacık, bazen sert esen rüzgârlarla. Yazar, yaşamın karmaşasını yalnızca anlatmakla kalmıyor, onu anlamlandırmamıza da yardımcı oluyor. . Okudukça kendi telaşlarımızı sorguluyor, unuttuğumuz küçük mutlulukları yeniden anımsıyoruz. Sanki içimizde gizli kalmış bir değirmeni yeniden çalıştırıyor; umutla, sabırla, dirençle… . Birçok yaşama tanıklık ediyoruz, onlar da bizim yaşamımıza iz bırakmaktan beri durmuyor. Duygu seli değil, fırtınası içinde kalıyor okur. Boğmuyor, sürüklüyor; fırlatmıyor, konduruyor. . Biçemini, çoklu anlama iye sözcükleri, yaşanmışlıklara kattığı anlamları sevdim ben. Demlenerek okudum. Şimdi usta kalan tadıyla, açtığı bakış açılarıyla yaşama daha çok dokunmaya, insana daha çok değer vermeye, yeryüzüne daha çok saygı duymayla adımlarımızı güçlendiriyoruz. . Bu betik; tininize dokunan, düşüncelerinize yolculuk yaptıran, kendi “umuttan adamınızı” bulmanızı sağlayacak bir yapıt. Derin düşünceler var, öze dokunan özlü sözler var. . Okumanızı öneririm çünkü okuduktan sonra buna gereksiniminiz olduğunu anlayacaksınız. . Betikle esen kalın.
Edebiyat
Türlü Telaşlar DeğirmeniEmrah Güngör (Umuttanadam) · Odessa Yayınevi · 202525 okunma
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
Bir Gün Her Şey TERSİNE Dönecekmiş Gibi. . Yaşam bazen öylesine karmaşık ki içinden geçerken yönünü kaç kez kaybettiğini fark ediyorsun. İşte Tersine Okul tam da bu hissi güldürü, duygudaşlık, dostlukla bir araya getiriyor. Demir’in en kötü günü, bir veli toplantısı ve kötü bir sınav sonucu ile başlıyor; içine tüm kaygılarını, korkularını yerleştiren o karanlık an. Derken bir anda her şey tersine dönüyor: Büyükler çocuk, çocuklar büyük oluveriyor; mahalle, okul, ev… Hepsi tanınmaz ama bir o denli de anlamlı bir hâl alıyor. . Demir ve arkadaşlarını, bu “tersine” dünyada her şeyi eskisi gibi yapma görevine çağıran bu hikâye, aslında bizi birbirimizi anlayabilmenin sihirli dünyasına davet ediyor. Kim bilir belki de önce birbirimizin ayakkabısında bir adım atmak bile yeterlidir . Bu betik çocukların baskı, beklenti ile sınav kaygısı gibi gerçek sorunları sıcak bir güldürüyle, canlı kişiliklerle ve eğlenceli bir anlatımla ele alıyor. Hem de yetişkinlere de gözgü tutuyor: Duygudaşlık kurmak için bazen rolleri değiştirmek gerekebilir, der gibi. Tersine Okul; oyun, mahalle dayanışması ve öz güven gibi değerleri anımsatırken hem pedagoglar hem eğitimciler hem de aileler için önemli bir farkındalık yaratıyor. . İçeriğin en vurucu satırıysa şöyle diyor: “Herkes kötü olsa da sen iyi kalmaktan sorumlusun.” O tümceyle, umudun ve iyiliğin yerini ne bir sınav ne de bir zor gün değiştirebilir düşüncesi veriliyor. . 7–8 yaş aralığına seslenen Tersine Okul, 64 sayfalık görsellerle desteklenmiş renkli dünyasında küçük okurlara düşündürürken eğlendiriyor, büyük okurlara ise bir çocuk gözüyle yaşamı yeniden görme fırsatı sunuyor. İçinizdeki çocuğu unutmadan büyümek belki de en büyük iyiliktir. . Betikle esen kalın.
Çocuk Edebiyatı
Tersine OkulFunda Uçuk Er · Timaş Çocuk Yayınları · 202587 okunma
Puan vermedi·461 syf.··
2024 37. kitabı
Kurniawan gerçekçi betimlemelerin yanı sıra metaforların ve gerçeküstü varlıkların da olduğu bu romanda çok güzel Dewu Ayu üzerinden nesiller boyu süren bir laneti anlatır. Endonezya tarihinde Hollanda'nın çok uzun, Japonya' nın ise kısa bir süre sömürgesi olduğuna dair de bilgi ediniriz. (Ayrıca çok fazla komünistin 1965'te toplu katliamı ve Suharto'nun otuz yıllık destopik yönetimi) Bu süreçlerin getirdiği yolsuzluk, yoksulluk, tecavüzler, yargısız infazlar ve işkencelere tanık oluruz. Ancak yazar tüm bu olaylar silsilesini dramatize etmeden daha çok mizah yolu ile betimler. Yazar 2015 Melbourne yazarlar festivalindeki bir röportajında Wayang 'da tema her zaman ciddidir. Hikayelerin ölçeği Mahabharata, Ramayana destansı bir yapıya sahiptir. Eser de ahlaki bir mesaj vardır ancak kukla oynatıcısı hikayeyi her zaman mizahla, neşeyle anlatır. Bu beni gerçekten etkiledi ve romanımı yazarken bu tekniği benimsemeye çalıştım. Karanlık, destansı bir çok etik soru ortaya çıkaran ancak bunu hafif ve mizah dolu bir şekilde betimleyen bir hikaye anlatmak istedim demiştir. Yazar büyü, gelenek ve benzerleri ile Halimunda (uydurduğu kasaba) Marquez'in Macondo'suna gönderme de yapmıştır. Yerel kaynaklardan yararlanan Melville ve Gogol dan da esin almıştır. Yazarın kullandığı dilin çok akıcı olması ve çeviriyi yapan Emre Gözgü'nün de katkısıyla ortaya enfes bir roman çıkmış. Ancak hayvanlar en zayıf noktam. Onlarla ilgili yazılanlar her ne kadar kurgu olsa da kalbimi çok acıttı. Bir eleştirimde şu: neredeyse kadın ve kadın bedeni üzerinden yapılan betimlemeler ile tecavüz güzellemeleri. İyi okumalar
Güzellik Bir YaradırEka Kurniawan · Domingo Yayınevi · 2017777 okunma