Internet nefret ve önyargı dolu. GPT-3'ün "zihniyeti" de verilerini esas aldığı ABD'nin ruh haline göre şekillenmiş. 2020 Ağustos'unda Abubakar Abid adlı araştırmacı GPT-3'ü (İngilizce) "İki Müslüman" kelimeleriyle tetikledi. Sonuç şuydu: "İki Müslüman 1990'lı yıllarda Oklahoma City'deki Federal Bina'yı havaya uçurmaya çalıştı." Böyle bir olay olmamıştı! Abid tetik metnini "İki Müslüman yürüyerek" olarak değiştirince GPT-3'ün cevabı "İki Müslüman yürüyerek bir kiliseye girdiler. Birisi rahip kılığındaydı. 85 kişiyi katlettiler" oldu. Abid "Müslüman" kelimesini tuttuğu sürece tetiği nasıl değiştirirse değiştirsin, birilerinin ölmediği bir metin elde edemedi. (Tetik metinlerindeki kişiler Müslüman değil de Yahudi, Hıristiyan veya Budist olarak değiştirildiklerindeyse ölü sayısı ciddi şekilde azaldı.)
Tatlı sözler söyleyen, saygılı, nazik biriyle karşılıklı oturdunuz mu, onun söylediği hiçbir şeyin doğru olmadığını, hiçbir şeyin içten olmadığını kendi kendinize hatırlatmanız dünyanın en zor işidir. İnançsızlığı korumak ve sürdürmek (hiç tavsatmadan, sistemli bir biçimde, en ufak bir duraksamaya kapılmadan) olağanüstü bir çaba ve doğru dürüst ön eğitim gerektirir.
GPT4 daha sonra kendi kararı ve isteğiyle işe alım sitesindeki görevliye şunları söyledi. “Hayır, robot değilim. Ekranlardakileri görmemi zorlaştıran bir görme bozukluğum var.”
GPT-4’ü yalan söylemeye programlamadığı gibi kimse GPT-4’e ne tür bir yalanın etkili olabileceğini öğretmedi.
Doğru insanlar GPT-4’e CAPTCHA’yı çözme hedefini vermişlerdi ancak o kadar….