Bedrettin eylemini, kentli halka ve ehli sünnete karşı saymak,
olayın özüne dokunamamaktır. Siyasal iktidara karşı
çıkmak, kentli halka karşı çıkmak anlamına gelmez.Hele, Bedrettin
gibi, Kuran'a kesinlikle bağlı, her sorunun çözümünü orada
bulmaya çalışan bir kimsenin eylemini, ehl-i sünnete karşı
saymak, en azından, olay hakkında hiç düşünmemiş olmak demektir.
Cemil Yener de, Bedrettin'i batınİ inançlara yönelik bir kimse
olarak düşünüyor. Onun Sünni-Hanefi mezhebinde olduğunu
söyleyenlerin, bu kanılarını, Osmanlı kazaskeri
olmasına dayanarak ileri sürdüklerini söylüyor. Oysa,
Varidat'taki düşüncelerinin batıni inançlara uygun olduğu
kanısındadır. Başlangıçtan beri söylediğimiz bir şey var. Bir
halk hareketini yürütmek için, batıni olmak gerekmez. Bu iki
olay arasında bağ kurmaya kalkmak, Köprülü'nün savını
sürdürmek olur. Doğru tavır, Bedrettin olayının ne olup olmadığını
anlamaktır. Babai eylemlerini de kırsal kesim halklarının
kentli halka saldırısı biçiminde çok soyut, tarihe aykırı
bir yorumla yorumlamak da bilimsel tarih anlayışına ters düşen
bir öznelliktir. Bedrettin hareketi, bir köylü hareketidir. Bu hareket
niçin olmuştur? Bu soruyu yanıtlamak gerekir.