Jakoben rejimin ilk işi, Jirondenlerin ve taşra ilerigelenlerinin muhalefetine
karşı kitle desteğini harekete geçirmek ve Paris'in baldırıçıplaklarının
önceden seferber edilmiş kitlesel desteğini muhafaza etmek oldu. Parisli
baldırıçıplakların diğer taleplerinin başa dert olacağı ileride görülecekti,
ama genel askerlik yükümlülüğü ('levee en masse'), 'hainler'e karşı terör ve
genel fiyat denetimi gibi devrimci bir savaştan yana kimi talepleri, Jakobenlerin
ortak duyusuyla örtüşen taleplerdi. O ana dek Jirondenlerin geciktirdiği,
az çok radikalleştirilmiş yeni bir anayasa ilan edildi. Bu soylu ama akademik
nitelikteki belgeye göre, halka genel oy hakkı, başkaldırma, çalışma
ya da hayatını idame ettirme hakkı veriliyordu. Hepsinden önemlisi, herkesin
mutluluğunun hükümetin hedefi olduğunun ve halkın haklarının yalnızca
sözde kalan değil, kullanılır nitelikte haklar olduğunun resmi ifadesiydi.
Bu, modem bir devletin ilan ettiği gerçekten demokratik nitelikteki
ilk anayasaydı. Daha somut olarak Jakobenler, tazminat öngörmeksizin
feodal haklardan geriye kalanları kaldırdılar; küçük alıcıların, yurtdışına
kaçanların ellerinden alınan toprakları satın alma olanaklarını artırdılar
ve birkaç ay sonra da San Domingo Zencilerinin cumhuriyet için İngiltere'ye
karşı savaşmalarını teşvik etmek üzere Fransız sömürgelerinin tümünde
köleliği kaldırdılar.