Dönüşleri suskun, karanlık olurdu. Herkes fikir ve kederini yüklenerek odasına çekilir, birbirlerini ve kendilerini yorgun olmakla aldatarak kederlerini böyle gizlemiş olurlardı.
İki mizaç ne kadar uyumlu görünürse görünsün böyle geceli gündüzlü beraber geçen, senelerce devam eden beraberlik hayatında birtakım anlaşmazlıklardan mustarip olmak mecburi gibi geliyordu. “Bu mizaçların ya ikisi de baskın olup daimi bir çekişme halinde bulunur yahut biri diğerini kararlarının esiri eder” diyor, bu esaretin ara sıra taşkınlıkları olsa bile, Necip, yaradılıştan hassas ve ince olan Suat’ta hastalıklı bir hissin kadınlık nedeniyle nasıl korkunç bir uzaklaştırmaya döneceğini anlayacak bir halde olmakla beraber bu hastalıklı hissin ahval ve tabiatını tayin edemeyeceğinden her şekilde meçhuliyet içinde kalıyordu.
Bilgelik bir başkasına anlatılamaz. (...) bilgi bir başkasına aktarılabilir bilgelik ise hayır, bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı bilgelikle mucizeler yaratılabilir ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.