Çağının anlaşılmayan, kalabalıklar içinde yalnız şairi
9/10
·1336 syf.··
2025 114. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 08:35
"Yaşarken anlaşılmaya mecburum," diyordu Oğuz Atay, "yaşarken anlaşılmak" istiyordu insanlar. Oysa anlaşılmıyor, yaşarken yalnızlığa itiliyor, eleştiriliyor, öldükten sonra göklere çıkarılıyordu. Yaşarken anlamadık Özdemir Asaf'ı, ölünceyse yanlış anladık... Çağın vebası: Kalabalıklar içinde yalnızlık... Üç üniversiteye başladı bu yüzden, hiçbirini bitirmedi. Bir başkaldırı olarak gördü edebiyatı; düşünce yazıları, eleştiriler, aforizmalar, haykırış olan dizeler yazdı; insanlar o dizeleri romantik bir şiir sandı. Çoğu kimse haberdar bile değil onun düzyazılarından, asıl inci, henüz keşfedilmemiş kabuktaydı. "Eskiden kızardım. Daha çok konuşurdum. Gülerdim. Gü­lümserdim. Beklerdim. Umardım. Yaşama sevincimi yitirme­dim ama, kızmıyorum artık. Daha az konuşuyorum." Şu satırları okuduktan sonra birkaç gün kendime gelemedim. "Sevilmek için yaşayanlar kam­pından değilim." Her çağın bir hastalığı var, bu çağın ki de yanlış anlaşılmak galiba... Ülkece yanlış anlaşılmak, bu kadar çok okunurken, hâlâ aşk şiirleri deyip geçilmek... "İnsan, kaldıkça küflenir, gidemedikçe çürür." Gitmek istediniz mi hiç? Gitmek derdine bir kez düşen için artık kalmak da yaradır, der Tarık Tufan, "İnsanın en ölümcül yarası, içinde anbean büyüyen gitme hevesidir." Can yakıyor Edip Cansever, "Durmadan gitmek... Ne ölümünü bilsinler ne yaşadığını." Martin Eden misali bir gitmek, "Orada hiçbir şey yapmama ülkesi, benim de o ülkeye bir biletim var. Hem de sırf gidiş..." O gitti, biz gidebildik mi? Peki ya bir şairin sorduğu gibi, "Gitmek hangi acıyı onarır ki?" youtube.com/shorts/tGrAmjCZ... Kalmak gitmekten zordur, der can alıcı bir yerde, hangisi zor sizce? youtube.com/shorts/ZmiQEZsW... - Öldüğünü anlamadın mı? +Anlayamadım. Yavaş yavaş, azar azar
Bütün EserleriÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 2021305 okunma
10/10
·
Beğendi
Şehirdeki bütün kuşlar seni çok severdi Senin için kışa bile boyun eğerlerdi Göğe kanatlanıp gülüşünü taklit ederlerdi Ben seni çok seviyorum diye beni de severlerdi Kuşlardan en bilgesi bana aşkı öğütlerdi Aklımdan sen geçerdin biraz utanır çokça gülümserdim.
Kuşlar, Aşklar ve AyrılıklarFesih Güneş · İkinci Adam Yayınları · 20244 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·99 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Ethem Baran'ın on iki öyküden oluşan kitabı gerek yazarın gözlem gücüyle gerek kitaptaki benzetmeleriyle gerekse de sonlara doğru artan mizah dozuyla beğendiğim bir eser oldu. . İlk öykü "Bir At Buldum Başı Yok" adını bir türküden almış. Kafka'dan bir alıntıyla başlıyor. Yazarımız, metinlerarasılığı kullanarak "Bulut Bulut Üstüne" kitabında (daha okumadım) olduğunu öğrendiğim "Ata Binmiş Ali Ağa'yı Tahmis" öyküsünü devam ettirmiş. . "Düşleri Fettan Güzel" öyküsünde çocuğun gördüğü rüyadan sebep çektiği eziyeti bir o çocuk anlar :) Bu öyküde doğa harika betimlenmiş, anlatılmış. . "Kıymet" adlı öyküde karşımıza şair Şükrü Erbaş çıkıyor. Şairi bir öykü kahramanına çevirmek istiyor anlatıcı. Şükrü Erbaş'ın "Genelev Mektupları" şiiri ile Kıymet Abla'nın öyküsü girift bir hâl alıyor. . "Öteki İlgililer" öyküsü aslında toplumsal bir eleştiri. Her ne kadar mizahi yönü olsa da bence sert bir öykü. Anlatılanlar her dönemde vardı ve hiç bitmeyecek. . "Bir Ansiklopedi Maddesi Olarak Bizim Köy", "Kralın Köyü", "Padişah Görmüş Köy" öyküleri okuması çok keyifli mizahi, harika öyküler. Özellikle yazar Ethem Baran'ı sahiplenmeleri, onun kendi köylerinden olduğunu iddia etmeleri, bunların üzerine de yazar Ethem Baran'ın öykülerden sonra "Zorunlu Açıklama" başlığı ile açıklama yapması kurgu ile gerçeğin iç içe geçtiği nefis örneklerden. . Bitirirken yazının başında yazdığım ve beğendiğimi söylediğim birkaç benzetmeyi de yazayım. "Muhtar nefesine benzer bir soğuk koştu geldi." "Evler masal dinlerken uyuyup kalmıştı, kafalarında takkeyle" "Yoğurtlu ıspanağa benzeyen budur ağaçları vardı köyün içinde." "Bense eli para görmüş biri yoksul cömertliğiyle ona gülümserdim." . Kitapla kalın.
ZiraEthem Baran · İletişim Yayınları · 201569 okunma
Özdemir ASAF /İnsan, kaldıkça küflenir, gidemedikçe çürür!
8/10
·584 syf.··
2022 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 21:34
Biraz yadırgadım, Biraz yoruldum, Çokça sevdim okurken bu eseri... Yadırgadım çünkü şiirlerine o kadar alışmıştım ki Özdemir Asaf'ın ondan farklı bir tür okumaya alışmam biraz zaman aldı. Yoruldum çünkü öyle yoğundu ki bazı satırlar, zihnimi paramparça etti ilerlerken. Sevdim çünkü dolu dolu, birçok satırın altı çizilecek nitelikte bir eserdi. — Öldüğünü anlamadın mı? — Anlayamadım. Yavaş yavaş, azar azar öldürmüşler de ondan. (s. 471) Eserin hacmi sizi korkutmasın. Ya da vazgeçtim korkutsun. Öyle kolay akıp gitmiyor. Özellikle son bölüm hayli yıpratıyor okurken. Etikalar da bazen durup düşündürüyor ama yine de kısa olmalarından dolayı okurken bunalmıyorsunuz. Kitabın henüz başında sizi neyin beklediği konusunda bilgi sahibi oluyorsunuz: "Elinizdeki kitapta Özdemir Asaf’ın daha önce Yuvarlağın Köşeleri, ‘ça ve Dün Yağmur Yağacak adlarıyla yayımlanan üç kitabı bir araya getiriliyor. Yuvarlağın Köşeleri’nin ilk bölümünde Özdemir Asaf’ın 1961 ’de aynı adla kitaplaştırdığı 432 etikası yer almaktadır. İkinci bölümde yer alan etikalar yazarın ardında bıraktığı yazılar ara-sından eşi Yıldız Arun ve oğlu Gün Arun tarafından seçilmiştir. Özdemir Asaf’ın ardında bıraktığı anı ve deneme türü yazılardan oluşan ‘ça eşi Yıldız Arun tarafından yayıma hazırlanmıştır. Oğlu Olgun Arun’un yayıma hazırladığı Dün Yağmur Yağacak Özdemir Asaf’ın 1940 – 1980 arasında kaleme aldığı öyküle-rini içermektedir. Kitapta yer alan metinler bu basımda Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun’un da katkısıyla gözden geçirilmiştir." (s. 13) Yıllar ne çabuk geçiyor değil mi? Hep içinde bulunduğumuz yüzyıldan şikayet ediyoruz. Ama şairi okurken fark ediyoruz ki insanın bakış açısı o dönemde de aynı... Ne fıtrat değişiyor ne yaşanan acılar ne ödenen bedeller. Değişen takvim yaprakları... Bir burukluk çöktü
Edebiyat
Kırılmadık Bir Şey KalmadıÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20172,783 okunma
Vicdan Sızlar
10/10
·124 syf.·
Beğendi
·
2020 15. kitabı
"Bu kitaptaki öykülerde gerçeküstü kurmacalar var. Mahalleden sesler var. Toplumu birkaç parçaya bölen zihin yapılarından izler var. Ayrışmanın ve birleşmenin; kutuplaşmanın ve bütünleşmenin hikayeleri var. Elbette yarılan zihinler var. Elbette kanayan yaralar var. Kanayan yaralarını güleç bir yüzle dünyadan gizleyen naif karakterler, vicdansızlar ve elbette vicdanları sızlayanlar var." Güray Süngü benim için çok özel ve önemli bir yazar. Çünkü yazar olmasından ziyade koca iki yıl boyunca yazma serüvenimde öğretmenim oldu. Ve bu kitap, okuduğum ilk eseri. Daha en başından karmaşaların bile tanıdık gelmesi gülümsetti beni. Hoş tanımasam bile gülümserdim ya, öyle masum bir kitap. Öykülerinde kendimden bir şeyler bulmayı beklemiyordum açıkçası ama aynı zamanda bir o kadar da beklediğimi fark ettim. Ve buldum da. Bir sürü kafa karışıklığı, çokça düşündüren satır ve yer yer sızlayan bir vicdan. Cana kıymık var mesela bir öyküde. Cana kıymak deyince aklına gelen 'cana kıymık'. Kendini öldürmekten bahsetmiyorum. Zaten o da kendini öldürmekten bahsetmiyor. Küle dönen bir ev var sonra. Evden ziyade bu bir yürek. Yıllarca söndüremediği yürek yangınını bir kez daha söndürmeye çalıştığı için evini yakan bir adam var. Ömrünün elli yılını ilme adayan, afallatan bir Mustafa Efendi'nin öyküsü var. Güray Süngü'nün de dediği gibi yoksul ve mahallelerin sesleri var. Dahası, tüm bu vicdansızlara rağmen hâlâ vicdanı sızlayanlar var. Vicdan Sızlar öyle bir kitap ki, bir yolculukta, çalışmaya ara verdiğin anlarda, ya da kalabalıktan uzaklaşıp sakin bir yere çekildiğinde okuman için. Bu kitap kendinle çatışman, tartışman ve çokça da tanışman için. Evet kendinle tanışman için. Nasıl mı? Önce vicdanını dinleyeceksin. Bakacaksın ses seda var mı, bir şeyler diyor mu sana, haykırıyor mu,
Edebiyat
Vicdan SızlarGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2017709 okunma