Çevre politikaları değişsin diye bilfiil mücadele edenler çoğunlukla toplum, ırk ve cinsiyet eşitliğinin artmasını da talep ediyor. Cumhuriyetçiler ise bu düşüncelere şiddetle karşı. Bu kültürel mücadelenin tali zararları ekolojik nitelikte, çevreyi her ge­çen gün daha da etkiliyor. Acaba bir tür aydın popülizminin çevre sorunlarını çözme­ye faydası dokunur mu diye merak eden siyasetçiler oldu. Yok Oluş İsyanı ve Greta Thunberg'in Cuma Günlerini Geleceğe Ayır protestosu gibi hareketler kısıtlı da olsa bir güce erişip çevre felaketlerinin getireceği tehlikeler konusunda uyıÿlarda bulunabildi . Burada mesele popülizmin otoriter liderlerin elinden nasıl alınacağı, sonrasında da demokrasiyi korumak­ ta, iklim değişikliği konusunda insanları harekete geçirmekte nasıl kullanılacağı. İtalyan filozof Antonio Gramsci'nin söz­erinden birinin bize yardımı dokunur belki: Bugün aklın ka­ramsarlığına, iradenin iyimserliğine her zamankinden çok ih­tiyacımız var. Ama o iradeyi nasıl koruyacağız, asıl soru bu.
Sayfa 136 - Metis yayınları 2026
Araştırma-İnceleme Tarih
Bugün yaşanmamış kadar hayaldi, geçti gitti. Yarın olur uyanırız, yeni bir gün başlar. Neye yarayacaksa.
Sayfa 185 - Can·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Köyün birinde fakir bir adam yaşarmış. Bu fakir adamın muh­teşem güzellikte bir atı varmış. At o kadar güzelmiş ki şatoda ya­şayan derebeyleri atı satın almak istiyorlarmış ancak adam her se­ferinde satmayı reddediyormuş: 'Bu at benim gözümde sadece bir hayvan değil aynı zamanda bir arkadaş. İnsan arkadaşını nasıl sa­tar?' diyormuş. Bir sabah ahıra gittiğinde atının kaybolduğunu gör­müş. Köylüler hep bir ağızdan, 'Biz sana söylemiştik! Onu satacak­tın. Bak işte, çaldırdın ... Ne büyük şanssızlık!' demişler. Yaşlı adam köylülere, 'Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?' diye cevap vermiş. Köylüler alay etmişler. Ama on beş gün sonra at, peşinde bir vahşi at sürüsüyle çıkagelmiş. At kaçıp kendine bir dişi at bulmuş, şimdi de sürünün bütün üyeleriyle geri dönmüş. Köylüler bu defa heyecanla, 'Ne büyük şans!' diye bağırmışlar. Yaşlı adam oğluyla birlikte vah­şi atları ehlileştirmeye başlamış. Ancak bir ha fta sonra oğlu atlarla antrenman yaparken düşüp bacağını kırmış. Arkadaşları bu defa da 'Ne büyük şanssızlık!' demişler. 'Hayattaki yegane yardımcın olan oğlunun yardımı olmadan bu fakir halinle tek başına ne yaparsın?' diye hayiflanmışlar. Yaşlı adam, 'Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebi­ lir?' diye cevap vermiş yine. Bir süre sonra derebe yinin ordusu kö ye gelip bütün gençleri askere almış. Yaşlı adamın bacağı kırık olduğu için askere gidemeyen oğlu dışında ... Köylüler yaşlı adama, 'Ne ka­dar şanslısın, hepimizin çocukları savaşa gitti, oğlunu göndermeyen bir tek sen varsın. Oğullarımız belki de savaşta ölecek!' demişler. Yaş­ lı adam cevap vermiş: 'Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?"'
Sabah, filmi en başa sardı bir kez daha. Haydi, en baştan başlıyoruz. Bugün yeni bir gün. Yapabilirsin.
Sayfa 11 - iletişim·Kitabı okuyor
İlerde eğlenceler alicigim
"kutladinmi Gökçen kızın doğum gününu" "Kutladım murathanla kavga ediyordu yine" "Kavga etmedikleri gün vardı da sanki sen beni dinle alayım senin kızı Benim oğlanı işte Ne diyorsun devrem?" "Oğlunun bacaklarını kırmamı istemiyorsan kızımdan uzak dur Devrem zaten Bugün kızımın saçını çekmiş yine" "Senin kız da az da...'' dedi Yusuf bu sefer kocaman bir kahkaha atarak" nerede görse Benim oğlan istiyor ayrıca yarın öbür gün bu kız evlenince ne yapacaksın sen" "Gelen iyi biriyse bir topuna sıkarım sonra geri yollarım kötü birisi iki topuna da sıkar geri yollarım yani sonuç olarak kesinlikle geriyorlarim" "Tamam işte alalim benim murathan'a onu da geri gönderecek değilsin herhalde elinde büyümüş miş gibi damat Hem benimle dünür olacaksın fena ama düğünde senin boyuna 5 bir yerde takacağım söz lan" "Kapat lan şu konuyu valla yüreğim dayanmıyor"
« Nedir bu yaşamak dediğimiz be! Avara kasnak, dön dur, yirmi dört saat bitti!.. Bütün yirmi dört saatler bitti mi sen bitersin. Herkesin derdi aman bitmesin! Bir bok oluyor sanki de, aman bitmesin!.. Bugün de bitti işte...»
Sayfa 26 - Everest Yayınları, 1. Basım: Ekim 2004·Kitabı okuyor
Edebiyat