Birinci harekatla ikinci harekat arasında çok önemli bir gelişme oldu. İran'dan cephane yüklü bir tren geldi. Tren, Van'daki Gürbulak sınır kapısından Türkiye'ye girdi. Treni adım adım takip ettik. Tren en sonunda Kayseri'ye, Hava İkmal Bakım Merkezi'ne ulaştı. Elden ele yükleri indirip kamyonlarla Erkilit'e gönderdik. Oradan da çeşitli birliklere nakledildi. Bu tren sayesinde mühimmat stok seviyemiz 15 güne yükseldi. İran'ın bu yardımını hiç unutmamak lazım. Benzer şekilde Libya Lideri Muammer Kaddafi'de Türkiye'ye önemli askeri malzeme yardımı yapmıştır. Yunanistan bu olaydan sonra İran'la ilişkisini kesti, elçisini geri çağırdı..... Görsel istiyorum
"Ama ben bu kadar acıyı sen de başkalarına benzeyesin diye çekmedim. Sana kırgın değilim, yalnız attığın her yanlış adım dünyamın bir sütununu deviriyor. Dünyamın, yani senin dünyanın. Hafızanda çatık kaşlı bir hatıra olarak yaşamak istemezdim. Sana dayanabilsem harabeler içinde yeni bir kale kurabilirdim kendimize. Olmadı. Olmuyor. Bu kitapların da, fedakarlıkların da kimseye faydası yok. Sen de koş, sen de düş, sen de yaralan. Kalbimin duracağı bahtiyar güne kadar seninle beraber yaralanmaktan başka ne yapabilirim?"
"Kulağa hoş gelen bir yavaşlıkla konuşuyordu, sanki ağzından çıkacak her kelimeyi önce silkelemek zorundaymış gibi. Ama cümleleri hep doğru, özenliydi, fazlalığı, çelişkisi, laubaliliği yoktu; hatta bazıları tam tersine, o güne dek insanlardan çok kitaplarla sohbet etmiş gibi modası geçmiş, artık gülünç kaçan cinstendi!"