Yüz binlerce Barzani’ci Sovyet danışmanları emrindeki
Irak Tümenleri’nin saldırısına uğradı. Kürtler birkaç gün
içinde kendilerini İran ve Türkiye’ye zor attılar. İran’a geçenler silahsızlandırılarak kamplara alındı, Türkiye’dekilerin
büyük bir bölümü ellerinde silahlarıyla sınır boylarında rahatça yaşadılar ve Şemdinli, Çukurca, Uludere, Silopi bölgelerine yerleştiler. Irak’ta kalıp kaçamayanların binlercesi kurşuna dizilerek öldürüldü, önemli bir kısmı Güney Irak’taki
Arap çöllerine sürüldüler.
O günleri yaşayanlar bilirler, yaşamayanlar arşivleri karıştırıp öğrenebilirler. Her zaman olduğu gibi başlangıçta
Kürtler ayartılmış ve kışkırtılmıştır. Sovyetler ve yandaşları
ile Batı’nın insan hakları savunucusu(!) ülkeleri anlaşınca
Irak ordusu Kürt sürek avına çıkarılmıştır. Çıkarlarını elde
edenler Saddam’ın napalmları altında can veren Kürtlerin
feryatlarına kulaklarını tıkıyorlardı. Bu filmler günümüze
kadar birkaç defa tekrarlanmıştır.