Dini ya da ideoloiik "ütopyaları" olanlar, tepki göstermekte de, kendi bahçelerini düzenlemekte de, tarihi misyonlarından aldıkları güçle günümüz dünyasında ön plandalar. İnançları önünde engel tanımadıklarından evrensel değerleri, uluslararası hukuku hiçe sayan da onlar. Ama buna rağmen ne inançlarını gözden geçirmeye cesaret edebiliyorlar ne de tek tip bahçelerini zenginleştirmeye.
Sayfa 49 - İletişim Yayınları / 1. Baskı 2010, İstanbul
Aceleciliğin damgasını vurduğu günümüz toplumunda, zamanın boyutu değişmiş, piyasa nesnelerinin dolaysızlığı, jouissance açısından hep aynı şeyleri önererek, hızla içeriksiz görüntüler sunmaktadır. Özneler arasındaki ilişkiyi düzenleyen ve sınırlayan söylem etiğinin aksine, günümüz toplumu zamanı hem önemsizleştirmekte hem de ona sahip olunacak veya kontrol edilecek başka bir nesne olarak muamele etmektedir.
Sayfa 90 - Zamanın Dokusunda, Ana Canedo·Kitabı okudu
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aslında bizim duygusal gelişim dediğimiz olgunun özünde de empati vardır. Kişinin benliği kaygılıysa, güven duygusu yoksa ken­dini 'pat' diye kapatır, asla dışarıya ruhsal salınım yapa­maz. Zira kendini emniyette hissetmiyordur. Duygusal, ruhsal temas halinde gitmeyen ilişkiler ise zihinsel verilerle ilerlemek durumunda kalır. Günümüz ilişkilerinin bu kadar materyalist olmasının altında da empati yoksunluğu yatar.
Sayfa 136 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
"Ancak saban tarımı yapan toplumlarda tarımsal etkinlikleri normalde erkekler yapıyordu. Tarımı erkeklerin “üstlenmesi”nin daha az eşitlikçi toplumsal cinsiyet ilişkilerinin ortaya çıkmasında önemli bir adım olduğu ileri sürülmüştür. Margaret Ehrenberg’e göre “Antropologlar günümüz toplumlarında belirgin olan [...] saban tarımı ile babasoyluluk ve toprak sahipliği arasındaki karşılıklı ilişkinin bir benzerinin, sabansız tarım ile kadınların yoğun katılımı ve bunun sonucu olan güçlü toplumsal konumları arasında da bulunduğunu göstermiştir.”¹⁵ Yine de bu teorinin bazı sorunlu yanları vardır. Örneğin saban kullanılan toplumlarda her ne kadar erkekler, tarım işlerinde daha çok zaman harcasalar da kadınların hem üretim hem üreme etkinliklerindeki temel rolü hep olduğu gibi kalmıştır. Bir diğer sorunlu yan da Amerika kıtalarındaki tarım toplumları gibi ikincil ürünler devriminin dönüştüremediği birçok toplulukta da çarpıcı bir şekilde ataerkil yapıların gelişmiş olmasıdır. Bu nedenle ataerkilliği herhangi bir teknolojinin ya da yaşam biçiminin ortaya çıkışıyla yakından ilişkilendirmemek gerekir."
Alıntı
Kişisel olarak elde edilen en büyük zaferler ise cehalete karşı olanlardır. ​Cehalet konusunda ise maalesef, şöyle bir gerçek var ki: ​Günümüz dünyasında cahil olanlar bilge, bilge olanlar cahilmiş gibi görülebiliyor. ​Bu öylesine bir gerçek ki bunun dünyadaki tüm sorunların ana kaynağı olması ve birçok şeye etki etmesi kaçınılmazdır. ​Ne yazık ki, kitleleri etkisi altına alarak cehaleti büyüten insanlar da var. Daha da kötüsü, birçok kişi cehaleti besleyen bu kitlenin bir parçası olduğunun farkında bile değil. Bu yüzden kendini bilmek büyük önem arz ediyor. ​Kendini bilirse bir kişi yanılgılarından sıyrılır ve yanlışlarını azaltır. Fakat belli anlayışa sahip kişilerin yanılgılardan sıyrılıp, yanlışlarını azaltması zordur. Örneğin: "Böyle gelmiş böyle gider gibi bir anlayışa sahip olmak." Bilinçli olarak tercih edip istemesen de çevrenin etkisi ve geçmişin birikimiyle sen de bu ve benzeri anlayışlara sahip olabilirsin. ​Eğer kendinde böyle bir anlayışa sahip olduğunu fark edersen şunu hatırla: ​Bilginin peşinde olan ama bilgide sıkışıp kalmayan biri olmak senin elinde.
Sayfa 415
Bugün oturduğumuz yerden Hallac-ı Mansur güzellerneleri yazmak çok kolay. Günümüz gerçekliğinde kurban ettiğimiz Hallac-ı Mansur'a, onun kurban ettiğimiz sayısız biçimlerine, ben şahidim.