Günümüz eğitim sistemi diploma avcılığı haline gelmiştir.
En aşağı üç asırdan beri sarp kayalara çarpa çarpa harap olan maarif gemimiz, bugün kırık dökük bir tekne gibidir. Ancak bürokrasiye memur, eski tâbiriyle kalem efendisi yetiştiriyor. Bugün talebelik artık ilim yolculuğu değil, diploma avcılığıdır.”
Sayfa 90 - Derhag·Kitabı okudu
Çağımızın Müslümanlarına anlatılması, onaylatılması gereken ilk şey şudur: Din devlet değildir, devlet din değildir. Din toplum değildir, toplum din değildir. Din bireysel bir olgudur! Bireyi, bireyselliği esas alan günümüz bobstil demokratları din söz konusu olunca "Din toplumsal bir olgudur, bireye indirgenemez!" diyorlar. Ulema sınıfı ilkin şuna cevap vermeli: İnsanlar din karşısında düne göre daha özgür mü, değil mi? Kurumlaşmış, örgütlenmiş kitlesel din ile faşizm arasında kaç adım yol vardır?
Sayfa 288-289·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İhmal edilen çocuklar
Tıpkı suiistimal gibi ço­cukların ihmal edilmesi de insan fıtratını bozar. Günümüz çocuklarının en temel problemlerinin başında ihtiyaçlarının vaktinde ve yeterince karşılanmaması geliyor. Fakat çoğu anne baba evladını ihmal ettiğinin farkına bile varmıyor. Mesela çocuğun duygusal ihtiyacı ortaya çıkıyor ama karşısında annesini bulamıyor. Bu ihmaldir, fıtrat bozucu etki yapar. Çocuk hissettiği duygusal yoksun­luktan ötürü de şiddete başvurur...Tüm bu davranışlar aynı zamanda fıtratın bozulmaya başladığının da sinyalidir.
Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Maraş Katliamı!
Günümüz dünyasında "miskin" kavramının karşılığı daha da genişlemiştir. Bugünün miskini; iş bulamadığı için kendi içine ka-panmış bir gençtir, kronik yorgunlukla hayata tutunmaya çalışan bir annedir, borç yükü altında uykusuz kalan bir babadır, yalnızlıktan içindeki sesi dahi duyamayan yaşlıdır, toplumsal zulmün altında kimliği silinmiş halklardır; savaşların, yoksulluğun ve sistemlerin arasında sıkışmış milyonlarca çocuktur. Miskin, hayat tarafından “hareketsizliğe mahkûm edilmiş" insandır. Depresyonun ağırlığıyla yatağından kalkamayan genç de bugünün miskinidir; göç yollarında bitap düşmüş bir anne de... Çünkü miskinin temel özelliği, “kendi kendini ayakta tutacak gücü, kaybetmiş olmak"tır. Bu noktada bir insanın yükünü hafifletmek, varlığını onurlandırmak, görülmemiş bir ruhu fark etmek ve "Sen yalnız değilsin" demek, ayette teşvik edilen davranış gibi düşünülebilecektir. Nitekim bugünün dünyasında miskin kimse, insanın görevi tam da onun kapısında başlar.
Sayfa 115·Kitabı okuyor
31 Mart ayaklanması, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır. Rumi takvime göre 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) başladığı için bu adla anılmıştır. İsyan 12-13 Nisan gecesi Taksim Kışlası'ndadaki Avcı Taburu'na bağlı askerlerin subaylarına karşı ayaklanarak Meclis-i Mebusan üzerine yürümesiyle başlamış, Hareket Ordusu tarafından bastırılıp II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesiyle son bulmuştur. Ama bu ayaklanmanın tahrikçileri kimlerdi? Sayalım: Şeriat isteyen Derviş Vahdeti'nin yayımladığı, İngilizler tarafından finanse ve himaye edilen Volkan gazetesi, muhalif Ahrar Fırkası çevresi, İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti... Kışkırtıcı ve destekçileri arasında ünlülerden adem-i merkeziyetçi Prens Sabahattin Bey, Mizancı Murat ve İsparta'nın turizm simgesi (!), günümüz iktidarının mürşidi meczup Said Nursi bulunmaktadır.
Sayfa 265·Kitabı okudu
Günümüz eğitim sistemi
Eğitim ve kültür dediğimiz şey, çoğunlukla, deneyimin yerine okumanın, hayatın yerine edebiyatın, çağımızın gerçeklerinin yerine köhnemiş uyduruların geçirilmesinden başka bir şey değildir.
Alıntı