"Erbakan için bu sözleri sarf eden Necip Fazıl'ın, günümüz siyasetçileri hakkında neler söyleyebileceğini kim tahmin edebilir?" TÖVBE ET! Erbakan, müslüman Türk topluluğunun, ardı sıra gelmesi için şöyle ve ihlâs ile tövbe ve istiğfar etmeye mecburdur: – Halk Partisinin alelâde bir kıyıcılık, maddî ve mânevî tahripçilik tezgâhı değil, milletin doğrudan doğruya ruhuna musallat bir küfür ve dalâlet ocağı olduğunu, herhangi hatalı bir parti olmanın çok altında, namütenahî çapında, cehennemin dipsiz bir noktasında yer işgal ettiğini takdir edemedim. İslâmda ilk vazifenin onu kökünden kazımak olduğunu anlayamadım; o iktidarda veya muhalefette mevkiini muhafaza ettikçe hasımlarından hiçbirine çatmamak onlarla el birliği etmek lüzumunu kavrayamadım; ve hattâ hükûmet olmak gibi nefsanî bir gayz uğrunda onunla ortaklığa kadar gittim. Bu habîs temayülü bir şantaj unsuru olarak hep elimde tuttum ve vicdanıma yedirdim. Madde sahasında işletilmesi noktasından âlimi, fakat mânası ve cemiyete tatbiki bakımından kara cahili olduğum makineleşme dâvasında, en küçük ruhî, iktisadî, içtimaî kültüre malik olmaksızın, bir ağır sanayi masalıdır tutturdum. Kendimi İslâmın aksiyon sahasında en küçük hizmetkârı diye göstereceğim yerde Halifeliğimi ilâna ve etrafımdakilerden biy’at istemeye kadar vardım. MSP’den olmayanlara küfür isnadına kadar... Hükûmet devremde «şahıslarımıza haram olsa da dâvamıza helâldir» tesellisiyle devlet kaynaklarından ve ayrıca müslümanlardan milyonlar devşirdim ve bu servetleri şahısların tasarrufuna terkettim. 50 kadar mebusla girdiğim Mecliste bir hisar içine çekilip her tarafa birden muhalif bir tavır takınmayı nice ihtarlara rağmen yerine getiremedim, ona göre gençlik ve bazı icra mihrakları üzerinde çalışmayı ihmal ettim ve başta 163. madde olmak üzere
Kalbe şifa veren ilimler değil bizde olanlar.
Araştırılsa görülür ki, bir yerde eğitim de cahillik Kadar tehlikelidir, oldu mu yalnız tüketime yönelik. Günümüz ilimlerinden beklenen: Bir yarar elde etmek. İlimlerin en önemlisi, hayata yararlı olandır demek.
Sayfa 647 - Başlık alıntıya dahildir·Kitabı okuyor
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günümüz insanı bunalmalar, travmalar yaşıyor. Bü-tün bunların özü esasında maddeye verdiği değer ve eşya karşısında kendini konumlandırması... Mevlânâ hazret-lerinin söylediği, "Neyi arıyorsan sen osun” sözü bütün meselenin bizde, bizim duygu dünyamızda, yaklaşımla-rımızda, altyapımızda düğümlendiğini söylüyor. İnsan burayı sağlam zemine oturttuğunda parayı ve başka her şeyi nasıl değerlendireceğini gayet iyi bilip onların etki-sinde değil, onları kullanabilen rolü hazmediyor, top-luma çok faydalı olabiliyor.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Günümüz Siyasetçileri
Şimdi, sık sık rastladığımız türden bir prens düşününüz: Kanunlardan habersiz, toplumun yararını asla düşünmeyen; kendi çıkarlarını savunmakta kaplan kesilen; her çeşit şehvette uzman; özgürlüğün, gerçeğin ve bilimlerin düşmanı; yaşamdaki her şeyi kendi tutkuları ve çıkarlarının penceresinden gören; kullarının esenliğinden başka her şeyi düşünen bir prens.
Bir yıkıcı zeka hikayesi
Neo Matematik Kuramı Bahsi Galileo diyor ya, kainat matematik dili ile yaratılmıştır diye. İşte o bizim anladığımız anlamda klasik matematik değil.Zamanın ve mekanın matematiksel formülasyonundan kasıt günümüz matematiğini aşan konular. az önce de ifade etmeye çalıştım.Böylesine kusursuz bir tasarımın günümüzde bildiğimiz matematikte açıklanacak bir tarafı yok. Daha doğrusu, mühendis gözüyle kainat incelediğinizde, mükemmel tasarımın şartlarının oluşması için gerekli formülasyonun çözümü klasik matematikle mümkün değil. Bunun nedeni ise formüllerin zaten önceden var olmaları ve bizim sadece onları zamanı geldikçe keşfetmemiz.Burada zamanın gelmesinden kasıt belki de sadece yüzyılda bir ortaya çıkacak bir yıkıcı beynin bütün inanışlar ve teorileri yerle bir etmesi.Peki zaten önceden doğada olan bu formülleri hangi başarıyla keşfedebiliyoruz? Bir Euler veya Gauss matematiğin kralı veya prensi olarak adlandırılırken onlara doğanın anahtarını veren ilham nedir?
Sayfa 45·Kitabı okudu
Bu yazılarda sık sık zıvanadan çıkmış ama her defasında geri dönmüş bir kötümser, yani kötümserliğe iyi niyetli -böylelikle her halükarda artık bir romantik olmayan -bir kötümser konuşur. Nasıl? Bu d er i d e ğ i ş t i r m e yılan akıllılığından anlayan bir tin, hepsi de romantizm tehlikesi altındaki günümüz kötümserlerine bir ders veremeyecek mi? Ve onlara hiç olmazsa göstererneye- cek mi bunun nasıl - yap ıldığını? ...