Kırmızı Saçlı Kadın hatırladığımdan daha da uzun boyluydu. Niye takip ediyordum onları? Onları tanımıyordum bile. Ama arkalarından yürürken kendimi iyi hissediyordum,Kırmızı Saçkı Kadın bana gene "seni tanıyorum" diyen şefkatli bakışla baksın istiyordum.Sanki o kadının şefkatli ve şakacı bakışları,sevgisi bana bu dünyanın ne kadar güzel bir yer olduğunu öğretecekti. Bir yandan bunu hissediyor, diger yandan içimden geçenlerin hepsinin boş birer hayal olduğunu düşünüyordum. O zamanlar "ben,beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum" diye düşünürdüm. Yeni keşfediyordum bu düşünceyi. Kimse sizi gözlemiyorsa,içinizdeki gizli ikinci kişi dışarı çıkıp dilediği şeyleri yapabilir. Yakınlarda bir babanız varsa ve sizi görüyorsa içinizdeki kişi içinize saklanır.
İşte bu kadar evlat. Hatırasız olmak insanı hafifletiyor!
"Hatırasız olmak evlat, kişiyi şimdiye getirir. Geride bıraktığın güzel anıların olacak, sevdiklerinle beraber geçirdiğin mutlu günlerin olacak ama onlara saplanmayacaksın. Eğer saplanıp kalırsan, yol alamazsın."
Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bana bir keresinde her kadının dört çeşit gülümsemesi olduğunu söyle­mişti. “İlki, bilinçsiz bir gülümsemedir. Düşünmezsin bile. Sokakta bir çocuğa ya da televizyon ekranından sana gülen birine gülümsemek gibidir. İkincisi, kibar gülümseme. Eve davet ettiğimiz arkadaşlarımızı kar­şılarken ya da bir restoranda onlarla buluştuğumuzda öyle gülümseriz. Üçüncüsü insanlara karşı kullandığımız gülümsemedir. Bazen birilerini kendinden uzak tutmak için gülümsersin. Hatta bazı kız­ların en güzel gülümsemesi budur." “Dördüncüye geç.” “Ahhh! İşte onu yalnızca sevdiklerimize gösteririz. Sen özelsin demektir. Başka kimse o gülümsememizden nasibini alamaz. Biriyle çok mutlu olabiliriz. Ya da onu çok sevebiliriz. Ama dördüncü gülümseme yalnızca ve yalnızca ger­çek aşkımız içindir.”
Edebiyat
Bazen biz kadınlar da o maskenin düşmesini istemiyoruz. Bir yerden sonra gerçeği görmeye basıyoruz ama cümleler o kadar güzel geliyor ki, bildiğimiz şeyi bilmemiş gibi yapıyoruz. İçimizdeki eksik, karşımızdaki adamın yalanını süsleyip önümüze yeniden koyuyor. Biz de ona aşk diyoruz.
Sayfa 291 - Etkiva Yayınları
Haklı
Kimse beni onun kadar mutlu etmemişti. Ama kimse beni bu kadar üzmemişti de.
Alıntı
Bir insanın sana iyi gelip gelmediğini anlamanın en sağlam yollarından biri onunla geçirdiğin vaktin sonunda içinde nasıl bir his kaldığına bakmaktır. Konuşma sırasında her şey güzel görünebilir, ortam keyifli olabilir, hatta kahkahalar atmış olabilirsiniz. Ama asıl gerçek, konuşmadan sonra ortaya çıkar; çünkü o noktada artık sohbetin getirdiği canlılık geçmiştir, geriye sadece içine yerleşen o his kalmıştır.
Alıntı