Nitelik,hadi bu olsun.
Nitelik ... ne olduğunu biliyorsunuz, ama yine de ne olduğunu bil­miyorsunuz. Ama bunda çelişki var. Ama bazı şeyler ötekilerden daha iyidir; bu, onlar daha nitelikli demektir.
Sayfa 163
Alıntı
Bir Yazar Bir Kitap
* Size öyle bir hikaye anlatacağım ki, anlatacaklarım bittiğinde, öğrendiklerinizin bir kısmını unutmak isteyeceksiniz. Heyhat, hepimiz unutmayı becerecek kadar şanslı değiliz. Bazen hayatınızda tüm taşların yerli yerine oturduğunu, ömrünüzün kalanını birbirine geçmiş Lego parçaları arasında sessiz sedasız tamamlayacağınızı düşünürsünüz. Bu, evvela güven ve huzur duymanızı sağlar, sonra da sıkıntı. Ben sıkıntı safhasındaydım. Her şey olması gerektiği gibiydi, peki ama yeterince güzel miydi? Doğru ile güzel arasındaki mesafe, kendi halinde bir insanın başını derde sokmaya kâfi miydi? Güzel ama yanlış bir ihtimal, tadını yitirmiş doğrudan evladır çoğu zaman. Bir yanlışı, sırf güzel olduğu için sevebilir insan. Bir şeyi güzel bulmaksa, galiba onun kalpte yarattığı kıpırtıyla ilgili. Hadi o kıpırtının adını heyecan koyalım. Yıllar sonra ilk defa heyecanlandım. Yıllar sonra ilk defa, gece uyumadan evvel ve sabah uyandığımda aynı kişiyi düşündüğü¬mü fark edip telaşa kapıldım. Yıllar sonra ilk defa, gece gündüz demeden içimden onunla konuştum, ona sözler hazırladım. San¬ki dünyadaki her şeyden emekliye ayrıldım da kendimi tümüy¬le o ikinci varlığa adadım. Hadi o adayışın adını da aşk koyalım. Bilim insanları, aşkın bir çeşit hastalık olduğunu söylüyor; obsesif kompülsif bozukluk. Yıllar sonra, bile isteye ve bizzat illetin kendisinden şifa umarak, yatak döşek hastalandım. Açıkçası, yatak kısmı başlangıçta eğlenceliydi, fakat çok geçmeden aşkın ne feci bir bela olduğunu nedametle hatırladım. Onu ilk gördüğümde, üzerinde lacivert bir ceket vardı; la¬civert rengi hiç sevmem. Dudaklarından aşağı sarkmış bıyık¬ları arasından harıl harıl bir şeyler anlatmaktaydı; bıyıkla¬rı ve anlatacak mühim şeyleri varmış gibi şevkle konuşanları da sevmem. Yakışıklı biri sayılmazdı, ama
HEP KİTAP
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hadi bakim...
Ne olmuşsa olmuş, bazı şeyler iyiye doğru gitmeye başlamıştı.
Sayfa 92
"Zülfü Livaneli Yaşar ağabeyini anlatıyor..." "Ona en son türküyü; hastanede yoğun bakım odasında söyledim. (Evet, yoğun bakım odasında) Yaşar abi dedim, dinle bak, seni cana getirecek bir türkü bu. Hele Kozan'a Kozana/Kozana destan yazana/Kurban olayım olayım/Küsüp de dağda gezene. Yaşar Abi'yle hayatımızın 44 yılı birlikte geçti, kötü günler gördük, iyi günler gördük; gurbet acısı, ölüm acısı, parasızlık, hapis, linç, zulüm gördük. Ruhsati gibi 'Ben ölüm acısı gördüm geçirdim/Ayrılık ateşi, gurbet var iken'i yaşadık. Ne var ki umudumuzu hiç yitirmedik; Yaşar Abi'nin insan soyuna duyduğu güven; güzel günler geleceğine, insanın tükenmediğine, insan yüreğinin dibindeki cevherin er ya da geç parlayacağına inanması, bundan zerre kadar kuşku duymaması, en zor zamanda çevresindeki herkesi ayakta tuttu. Yanındakileri de harekete geçiren enerjisi, neşesi ve sapasağlam duruşuyla gölgesini bunalmış insanlara comertce sunan bir Toros agacı gibi. Bunca yıl ve bunca dert içinde, en çok ne yaptınız denirse buna cevabım; türkü söyledik, edebiyat konuştuk, güldük olur. Gerçekten bunları yaptık. Türkü söylemek dediysem öyle alçak sesle mırıldanmak ya da evlerde salonlarda saz çalarak söylemek değil. Stockholm'un her yerinde, lokantalarda, uçaklarda, trenlerde arabalarda avaz karlı caddelerinde, Paris'in geniş meydanlarında, İstanbul'un avaz türkü söyledik. Ona en son türküyü; hastanede yoğun bakım odasında söyledim. (Evet, yoğun bakım odasında) Yaşar Abi dedim, dinle bak, seni cana getirecek bir türkü bu. Hele Kozara Kozana/Kozana destan yazana/Kurban olayım olayım/Küsüp de dağda gezene. Yüzü güldü, kollarına takılı serumları, tansiyon ölçen aletleri, bir sürü tıbbi cihazı söküp atmak ister gibi heybetle yekindi; atın burda mı, dedi bana; hadi götür beni, atın burda değil mi!
Sayfa 62·Kitabı okudu
(Hem sen benle ne biçim konuşuyorsun bakim, hadi canım sende filan gibi.) Bunu dışımdan söylememeliyim, çünkü ev­lilikte özveri gerek, özen gerek... Kavgaları önlemek gerek ki, saygı yitirilmesin.
“Kurtardığın için sağol.” “Herkesin bir hobiye ihtiyacı vardır.” “Ben seninkinin kişisel bakım olduğunu sanıyordum.” “Hadi, iki olsun.”
Nikolai & Malyen·Kitabı okudu
Alıntı