Vaktiyle bir ATSIZ varmış, var olsun..
Puan vermedi·240 syf.··
2026 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:39
Her muazzam kitaptan sonra ruhumda oluşan sarsıntıların dinmesi için bir müddet durup düşünür, o eseri içimde sindirmeye çalışırım. Fakat Deli Kurt’tan sonra bu sessizlik dönemi epey uzun sürdü; zira bu kitapla alakalı kelimeleri yan yana getirmek bile hakeza öylesine zor ki… Hikaye, tarihimizin o en hazin dönemeçlerinden biri olan Ankara Savaşı’nın ardından, Fetret Devri’nin puslu atmosferinde başlıyor. Babasını bile görememiş, tarihin satır aralarında kalmış meçhul bir Osmanlı şehzadesinin hayatını anlatırken, sayfaların arasından taşan her bir duyguyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hüseyin Nihal Atsız’ın hayatını, şiirlerini, romanlarını ve mefkuresini benimsemiş bir adem olarak, her satırdan ayrı bir lezzet aldım. En güzeli de romandaki karakterlerin birer benzerini, kendi ailemde müşahhas birer hakikat olarak bulmam oldu. Velhasıl, dönüp dönüp birkaç defa daha okumak isteyeceğim, ruhuma yoldaş bir başucu kitabım daha oldu. Ne diyelim; vaktiyle bir Atsız varmış, var olsun…
Alıntı
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,7bin okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:58
Bir okuyucu olarak bu kitapta beni çeken şey, büyük cümlelerin arkasındaki sadelik oldu. Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi insana yüksekten bakmıyor; aksine insanı kendi içinden yakalıyor. Okurken şunu hissettim: Tasavvufun özü hep,uzaklarda aranacak bir sır değil; insanın kendi içindeki dağınıklığı toparlayabilmesi, merhameti zayıflık sanmaması, adaleti öfkeyle karıştırmaması ve en önemlisi kendi içindeki zalimi fark edebilmesidir. Mevlânâ’da aşkın, İbn-i Sînâ’da aklın, Hacı Bektaş Veli’de ise insan olma ahlakının başka bir hâlini görüyorum. Her âlim, insanın başka bir kapısını aralıyor. Kimi kalbe sesleniyor, kimi akla, kimi vicdana… Bu yüzden böyle metinleri okumak benim için sadece bilgi edinmek değil; farklı zamanlarda yaşamış büyük zihinlerin dünyaya baktığı yerden bir anlığına bakabilmek gibi. Her âlimin görüşüne sahip olmaya çalışmak, onların hakikat arayışındaki inceliği anlamaya yaklaşmak bence bir çeşit sihir. Çünkü insan okudukça yalnızca yazılanı değil, kendi içindeki karşılığını da görmeye başlıyor. Hacı Bektaş Veli’nin bu kitabı da bende tam olarak böyle bir yerde durdu: Sade görünen ama insanın iç disiplinine ve vicdan terazisine dokunan derin bir hatırlatma olarak.
Alıntı
Hacı Bektaş Veli - Kuvvetini Mazluma Değil Zalime KullanMesud Topal · Destek Yayınları · 202590 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Həqiqətin "qəddarlığı" və onun ilkin dəyişimi.
Puan vermedi·88 syf.·
2026 42. kitabı
Həqiqətin paradoksundan çıxış ederək onun həll yoluna qarşı yaranmış vəziyyətlər silsiləsi. Yazıçı bu kitabında “qəddarlığı” sadist bir hərəkət kimi deyil, reallığın ən çılpaq və dəyişməz forması kimi müəyyən edir. Həyatın ən adi həqiqətləri belə, insanın rahatlıq zonasını pozduğu üçün bu prinsip altında qəbul edilir. İnsanın elə bir zaman dönümü olur ki, bəzən həmin "qəddarlıq" stiuasiyasından kənara çıxmadan həyatın mənasını dərk edir və ondan nəticə çıxarır. Bəzən isə belə bir nəticəni əldə etməyən insanlar vardır. Bu araşdırmada Clement Rosset, insanların həqiqətə göz yummağını və onunla üzləşməkdənsə, təsəlliverici yalanlara əl atmağı üstün tutduqlarını tənqid edir. Baxın, həmin o "qəddarlıq" stiuasiyasını özünə bəraət qazandıranların paradoksu tam şəkildə elə budur. Kitabın ilk girişində həmin bu mövzuya uyğun belə bir sitat verilmişdir; "Hakikatin zalimliğini, ger­çeğin pürüzlerini gidermeyi amaçlayan her şeyin kaçınıl­maz sonu; nedenlerin en muhteremi olarak girişimlerin en dâhiyane olanının saygınlığını yitirmesidir." səh.7 Bu fəlsəfi kitabı mən, Sigmund Freud-in Uygarlığın Huzursuzluğu əsərinə çox bənzətdim. Orada isə əksinə olaraq, ümitsizliyin paradoksu öz əksini tapır. Bir çox filozoflardan sitatlar gətirilən bu kitabda ən çox Paul Valery -nin sitatını bəyəndim, deyir ki; "Ruhumdan bir idol yarattığımı itiraf edi­yorum, lâkin başka bir idole hiç rastlamadım.” səh.40 Qısa amma dərin fəlsəfi mahiyyətini qoruyan bir kitabdır. Oxumanızı tövsiyyə edirəm.
Düşünce
Zalimlik İlkesiClement Rosset · Pinhan Yayıncılık · 201235 okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 01:17
Gerçek içre bir rüya, rüya içre bir masal. Hem mazi ve aynı zamanda ati.Hepsi bir arada. Bir o kadar gerçek lakin bir bakmışsın ki Kaf Dağı'nın ardında sırlı gelecek. Satır aralarındaki cümlelerin ihtişamına mı hayran olsam yoksa bu güzel kurguya mi bilemedim. Kaan Murat Yanık'ın "Dünyasızlar" ve "Butimar" ından sonra bir kere daha vuruldum üslubuna. Sevenlerine, kalemine hayran olanlara mutlaka okuyun derim.
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,774 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 157. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 02:40
"33 PENCERE" Edebiyat, bazen aklın sınırlarını zorlayan bir fikri, kalbin en derin hissiyatıyla buluşturduğunda gerçek büyüsüne kavuşur. Ne sadece bir tefekkür metninin tercümesi, ne de kuru bir şerh. O, hakikat okyanusunda süzülen damlaların, bir şairin gönül fırtınasında yeniden hayat bulmuş hali. Hakikatin farklı veçhelerine açılan 33 ayrı kapı, 33 ayrı nefes, 33 ayrı tefekkür anı. Yazar, okuyucuyu bir binada dolaştırıp her odada farklı bir pencereyi aralamaya davet ediyor. Her bir pencere, insanın iç dünyasından evrene, inançtan âhlaka, varoluşsal sorgulamalardan gündelik hayatın inceliklerine uzanan geniş bir perspektif sunuyor. · Kiminde âyet ve hadislerin şiirle yoğrulduğu bir tefekkür var · Kiminde gönül fırtınalarının billurlaştığı lirik bir sızlanış · Kiminde çağın sorunlarına İslami bir perspektiften bakış · Kiminde sadece bir gülü, bir kuşu, bir çocuğu seyretmenin huzuru Eseri anlamak için sadece gözle değil, gönülle de okumak gerekir. “Kalbin ve hissiyatın, akıl ve fikriyatın ikisine birden” sesleniyor. Şeair-i İslamiye okyanusunda derin bir iman şuuruyla yüzen şair, hikmeti asla kafiyeye feda etmemiş. Her beyitte mana önce gelmiş, duygu şiirin kalıbına sığmayacak kadar engin olmuş. Her cümlesi insanın içinde fırtınalar koparan bir eseri manzum hâle getirmek; ilim, irfan, edebî zevk ve büyük bir cesaret istiyor. Belki de en kritik soru şu: Bir gayeye koşmanın şevkiyle hareket etmiyor musunuz? Gayeniz engin bir deniz (bahr-i muhit), siz de bir balık gibi hissediyorsanız ancak o zaman bu iş becerilebilir. Bu eser, okyanusun derinliklerinden süzülüp gelen billur damlalar gibi. Kimi aklı, kimi kalbi, kimi de her ikisini birden titretiyor. Ve belki de en önemlisi, okuru kendi iç yolculuğuna çıkmaya cesaretlendiriyor. Peki ya siz? Bir damla mı olacaksınız,
Edebiyat
33 PencereHikmet Erbıyık · Foliant Yayınları · 20261 okunma
Bu hâlim Sana malûm..
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:09
Ayşe Şasa'nın Şebek Romanı'nı okumadan önce hayatı hakkında birkaç yazı okumuştum. Bu yüzden kitaba başlarken ister istemez yazarı da düşünerek okudum. Ayşe Şasa'nın çocukluğu beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Varlıklı bir ailede büyümesine rağmen anne ve babasından uzak kalmış. Çocukluğunu daha çok mürebbiyelerin gözetiminde geçirmiş. Maddi imkânların her zaman mutluluk getirmediğini gösteren bir hayat hikâyesi var. İlerleyen yıllarda yaşadığı ruhsal sıkıntılar ve ardından tasavvufa yönelmesi de eserlerine farklı bir derinlik kazandırmış. Şebek Romanı 2075 yılında geçen bir bilimkurgu romanı. Hikâye, artık eski kimliğini kaybetmiş ve XB21 adını almış bir şehirde geçiyor. Teknolojinin son derece geliştiği bu dünyada insanlar dışarıdan bakıldığında ilerlemiş görünse de iç dünyalarında büyük bir boşluk taşıyorlar. Kitap bu yönüyle klasik bilimkurgulardan ayrılıyor. Çünkü bilimkurgu eserlerinde genellikle teknolojik ilerleme olumlu bir gelişme olarak sunulurken Ayşe Şasa bunun tam tersini yapıyor. Bu nedenle eser aynı zamanda bir bilimkurgu parodisi olarak değerlendiriliyor. Geleceğin dünyasını anlatırken aslında günümüz insanını ve modern hayatı sorguluyor. Hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri bilimkurgu ile tasavvufu bir araya getirmesi. Türk edebiyatında buna çok sık rastlanmıyor. Distopik bir gelecek kurgusunun içinde insanın hakikat arayışı, maneviyat ve özüne dönüş gibi temalar yer alıyor. Kitaptaki XB21 toplumu bana köklerinden kopmuş modern insanı çağrıştırdı. Her şeyin hesaplanabildiği ve kontrol altında tutulabildiği bir düzen kurulmuş ama insanların ruh dünyası ihmal edilmiş. Kitabın adındaki şebek motifi de bu noktada anlam kazanıyor. Şebek sözcüğü bende taklit eden ve özünden uzaklaşan insan fikrini uyandırdı. Sanki yazar, kendi
Edebiyat
Şebek RomanıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 2023332 okunma