Hz. Peygamber birçok hadisinde yetimlerin hukuku üzerinde hassasiyetle durmuştur. Ayrıca Resûl-i Ekrem [sallallahu aleyhi ve sellem], çocukların şahsiyet sahibi olmaları için onlarla her ortamda ilgilenmiş, onlara değer vermiş, onları anlamak için söz hakkı verip dinlemiş, dünyalarına girmeye çalışmıştır. Küçük yaşlarda sevgi ve şefkate büyük ihtiyaç duyan yavruların sevgi ve şefkat timsali ebeveynler tarafından muhabbetle kucaklanması, sevgiden yoksun bırakılmaması da çocuk terbiyesinin önemli esaslarındandır. Bununla birlikte ölçüsüz ve dengesiz bir sevginin zamanla çocuğun şımarmasına ve lâubalileşmesine sebep olacağından, şefkat-ciddiyet dengesinin korunması ve bu hususta dengeli olunması gerekmektedir." -- I‌mam Nesai Hadislerle Kadın I‌s‌retu‌'n Nisa 1 Cilt
Birkaç günlük aradan sonra Misak-ı Milli'nin maddeleri teker teker yüksek sesle okunur ve tartışılır. Görünen odur ki en büyük anlaşmazlık konusu kapitülasyonlardır. Bu konudaki hassasiyetini Londra Konferansı'nda zaten açıkça ortaya koymuş olan Fransız tarafının 500 yılda biriktirdiği bunca ekonomik ayrıcalığı, sömürü aracını kaybetmeye niyeti yoktur. Ancak Mustafa Kemal Paşa da görüşmelerde "tam istiklal" derken vurgulananın sadece topraklarını geri almak olmadığını, ekonomik, kültürel, sosyal haklar gibi hayatın her alanında bağımsız olmadıkça Türk Milletỉ'nin iki yıldır giriştiği mücadelenin bir anlamı olmayacağını defalarca ifade eder.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Komünist resmi bayram 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü
Kopenhag'daki Uluslararası Kadın Konferansı, (...) 8 Mart'ı Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü ilan etmeye ve kadın proletaryanın eşit ekonomik ve siyasi haklar mücadelesinde her yıl uluslararası dayanışma günü olarak kutlamaya karar verdi. İlk Dünya Kadınlar Günü, 1911 yılında Almanya, Avusturya, İsviçre ve Danimarka'da "sosyalizm mücadelesinde güçleri birleştirmek için kadın işçilere oy hakkı" sloganıyla kutlandı.
Sayfa 54 - Yordam Kitap, Birinci Basım, Ağustos 2023
Friedrich Nietzsche
Bir Don Juan, cehenneme gönderilmişti; bu çok naiftir. Cennetin bütün ilginç insanlardan yoksun olduğuna dikkat ettiniz mi?— Sadece kurtuluşlarını en iyi nerede bulacaklarına dair, kadınlara yapılan imalı bir dokundurma— “Büyük insanın” ne olduğuna biraz tutarlılıkla, hatta derinleştirilmiş bir görüşle yansıttığımızda, kilisenin bütün “büyük insanları” cehenneme gönderdiğine dair hiçbir kuşku kalmaz— “İnsanlığın bütün büyüklüklerine” karşı savaşmaktadır. 872 (1884) Bir insanın haksız yere benimsediği haklar, kendi üzerine yüklediği görevler, kendini eşit hissettiği görevlere bağıntılıdır. İnsanların büyük birçoğunluğu varolma hakkına sahip değildirler; daha yüce insanlar için bir talihsizliktirler. 873 (1884) Egoizmin yanlış anlaşılması— Ne fethetme zevki ve büyük aşkın doymazlığı, ne alt edilmek isteyen, zorlanmak isteyen, kalbine girilmesini isteyen taşkın güç duygusu hakkında hiçbir şey bilmeyen olağan mizaçlar açısından— sanatçının malzemesiyle bağıntılı dürtüsüdür. Çoğu zaman hareket alanı arayan sadece harekete meraklı olmaktır. Olağan “egoizmde”, kendini korumak isteyen tam olarak “ego-suzluk”, derinden ortalama olan yaratık, insan türüdür; daha nadir, daha ince ve daha az sayıda olan ortalama insanlar bunu fark ettiklerinde, bu onları kızdırır. Çünkü onlar şöyle hüküm verirler: “Biz daha asiliz! Bizim korunmamız, şu sığırların korunmasından daha önemlidir!” 874 (1884) Hükümdarların ve hükmeden sınıfların dejenerasyonu, tarihteki en büyük talihsizliklerin nedeni olmuştur! Romalı Sezarlar ve Roma toplumu olmadan, Hıristiyanlığın deliliği hiçbir zaman güç kazanamazdı. Daha düşük seviyede insanlar, daha yüce insanların olup olmadığına dair kuşkuya düşmeye başladıklarında, tehlike büyük demektir! Ve sonunda daha düşük seviyede olanlar ve buyruk altındakiler,
Felsefe
Friedrich Nietzsche
Güç istenci, şu şekilde görünür: a) “Özgürlük” istenci olarak ezilenler arasında, her türlü köle arasında: Hedef sadece özgür kalmak gibi görünür (dini açıdan: “sadece kendi vicdanına karşı sorumlu olmak”; “Protestan özgürlüğü” vs.); b) Aşırı güç istenci olarak güce hazır daha güçlü insan türleri arasında; ilk denemede başarısız olduğunda, kendini “adalet” istenci olarak sınırlar, yani hükmeden türün sahip olduğu aynı haklar ölçüsüne sınırlar; c) “İnsanlık sevgisi”, “halk”, ilke, gerçek, Tanrı sevgisi olarak; sempati olarak; “kendini feda etme” vs.; en güçlüler, en zenginler, en bağımsızlar, en cesurlar arasında; aşırı güçlenme, beraberinde taşıma, hizmetine alma, insanın yönlendirebileceği büyük bir güç miktarına sahip bir şekilde kendini içgüdüsel olarak dahil etme; kahraman, peygamber, Sezar, kurtarıcı, çoban; (—cinsel sevgi de buraya aittir; aşırı güçlenmeyi, sahiplenmeyi arzu eder ve kendini teslim etmekmiş gibi görünür. Temelde sadece “araca” duyulan bir sevgi, “ata” duyulan bir sevgidir— kullanabilecek durumda olduğu için şunun veya bunun birine ait olduğuna dair bir inançtır). “Özgürlük”, “adalet” ve “sevgi”!!!
Felsefe
“Biz eğitildik. Eğitim sayesinde belli haklar edindik, çeşitli görevlere tayin edildik.”
Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu