9/10
·576 syf.··
2026 7. kitabı
Klasik okurken bir yandan da bunu okumaya başladım çabuk bitirdim . Bige aşırı abartıya kaçıyor intikamda ama yani bence Karun da hakediyor. Karun karakteri pek açmadı beni bi öyle bi böyle. Şerefin Defneye yaptıkları Karunu ablasının cesetiyle iki gün soğuk hava deposuna kapatması aşırı kan dondurucuydu. Bige ne olursa olsun Karunun hep yanındaydı destek oldu ama Karun bencil biriydi . Karısı onun için ona şey yapsın namını korusun ama o hala kaba kaba konuşsun.İyiydi akıcı ilerledi kitap . Ben Meleye çok üzülüyorum ya sarkaçla paralel okuyorum hele son bölümden sonra baya Gurura daha çok üzüldüm. Adamın akıl sağlığı hiç yerinde değil.
Saka ve Sanrı 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20251,613 okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·632 syf.··
2026 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:35
Selamünaleyküm Bu kitabı sevdim mi sevmedim mi karar veremedim açıkçası . Ama sonu baya etkileyiciydi . Ahmet Ümitle tanışma kitabım oldu kendisi bayadır merak ediyordum . Kitap biraz fazla uzatılmıştı bence. polisiye türünde olmasına rağmen sonu hariç o heyacanı gerilimi hissedemedim . Okurken sıkıldım biraz belki biraz daha zamana yayarak okumam gerekirdi yani durum benden de kaynaklanıyor olabilir .Ama yine de Ahmet Ümit in diğer kitaplarında merak ediyorum . Ve kitapta Ali karakterinin bazı düşünceleri beni acayip sinir etti hâlâ böyle düşünenler varmı dedim .( Var malesef) Okuyunca okuyanlar anlayacaktır ne demek istediğimi . Neyse yorumum bu kadar Kitapla kalın (iyi kitaplarla )
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943bin okunma
Öğretmen olmak; Hayatlara iz bırakmak..
Puan vermedi·208 syf.··
2026 38. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:14
Öğretmenlik hayatım boyunca yüzlerce öğrencinin hayatına dokunma fırsatı buldum. Kimi zaman bir öğrencinin gözlerindeki heyecana ortak oldum, kimi zaman sessizce yardım bekleyen bakışlarında kendimi buldum. Yıllar içinde öğrendiğim en önemli şeylerden biri, öğretmenliğin yalnızca ders anlatmak olmadığıydı. Doğan Cüceloğlu’nun Öğretmen Olmak kitabını okurken de bu düşüncemin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha hissettim. Kitabın ilk sayfalarından itibaren kendimden izler buldum. Mesleğe yeni başladığım yıllar aklıma geldi. Elimde ders planları, zihnimde büyük idealler vardı. Her şeyi eksiksiz yaparsam iyi bir öğretmen olacağıma inanıyordum. Ancak zamanla fark ettim ki öğrencilerimin yıllar sonra hatırladığı şey anlattığım konular değil; onlara nasıl hissettirdiğim, onları ne kadar anladığım ve değer verdiğimdi. Cüceloğlu’nun satırları da tam olarak bu gerçeği hatırlatıyordu. Kitabı okurken yıllar önceki bir öğrencim gözümün önüne geldi. Derslerde pek konuşmayan, çoğu zaman arka sıralarda oturan bir öğrenciydi. Akademik başarısı çok yüksek değildi ama bir gün teneffüste yanıma gelip sadece kendisini dinlediğim için teşekkür etmişti. O gün bunun ne kadar önemli olduğunu tam olarak anlayamamıştım. Bugün dönüp baktığımda, öğretmenliğin bazen bir konuyu öğretmekten çok bir çocuğun kendisini değerli hissetmesini sağlamak olduğunu görüyorum. Doğan Cüceloğlu da kitabında bu insani bağı öylesine samimi bir şekilde anlatıyor ki, okurken kendi öğrencilerinizle yaşadığınız anılar bir bir zihninizde canlanıyor. Kitabın beni en çok etkileyen yönlerinden biri, öğretmenin önce kendisini tanıması gerektiği düşüncesiydi. Çünkü sınıfa yalnızca bilgilerimizle değil; kişiliğimizle, değerlerimizle ve hayata bakışımızla giriyoruz. Bir öğrencinin özgüven kazanmasında, hayal kurmasında ya
Öğretmen OlmakDoğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20138,5bin okunma
Büyümek mi zor, yoksa büyüdüğünü fark etmek mi?
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Şermin Yaşar'ın yetişkinler için çıkardığı kitapları ayrı çocuklar için çıkardığı kitapları ayrı severim. Ki ben çocuklar için yazıldığı düşünülen tüm kitapların yetişkinler tarafından okunması taraftarıyım. Her kitapta kendinizi sorguladığınız bir an oluyor. Hah işte Büyüdüm Ben! kitabı da aynı şekilde yetişkinler özellikle çocuk sahibi olanlar tarafından okunmalı. ve bu kitapta sorguladığımız o bir an var (benim vardı) herkesin sorguladığı kendine. Kitap; Çocukların gözünden hayatın ne kadar farklı, ne kadar samimi ve ne kadar gerçek olduğunu hatırlatıyor. Basit görünen olayların ardındaki duyguları öyle güzel yakalıyor ki, sayfalar ilerledikçe “Aslında büyümek böyle bir şey miydi?” diye sorup cevap veriyorsun. Sıcacık, samimi ve yüzünüzde küçük bir tebessüm bırakan bir kitap. Kitabı okurken sadece bir çocuğun büyümesine değil, kendi içimizde hâlâ yaşayan çocuğa da bakıyoruz. Bazı kitaplar büyütmez; içimizde unuttuğumuz çocuğu hatırlatır.
Büyüdüm Ben!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 2026173 okunma
9/10
·403 syf.··
2026 6. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:41
Kitapta öyle çok büyük, heyecanlı olaylar olmuyor aslında. Üniversiteye giden Selin adında bir kızın günlük hayatını okuyoruz. Ben böyle sakin, günlük şeyleri okumayı zaten çok severim, o yüzden kitap beni hiç sıkmadı. Başkarakter Selin’i kendime çok benzettim, onu anladığım çok yer oldu. Ben de tıpkı Selin gibi çok konuşmayan, sessiz biriyim. Belki de kitabı bu kadar sevmemin asıl sebebi onunla kurduğum bu bağdır, bilemiyorum. Hikayede Macaristan'a gittiği yerler de bende acayip bir Macaristan merakı uyandırdı. Bir de Ivan var... Onu gerçekten sevdim mi yoksa sevmedim mi hâlâ tam emin değilim. Ama kendi sessizliğimden yola çıkınca, Ivan’ın Selin’i neden bu kadar kendine çektiğini ve o tuhaf çekim gücünü biraz anlıyor gibiyim. Kitabın sonu biraz havada bitti, insan devamını merak ediyor. Meğer hikayenin bittiği yerden devam eden Either/Or adında ikinci bir kitabı varmış ama henüz Türkçeye çevrilmemiş. Selin'i ve bu sakin dünyayı çok sevdiğim için devamını çok okumak istiyorum. Bu yüzden şansımı deneyip orijinaline, yani İngilizcesine bakacağım. Umarım dilini rahatça anlar ve Selin'le maceraya devam edebilirim.
BudalaElif Batuman · İletişim Yayınları · 2019187 okunma