Büyük sorular..
10/10
·456 syf.··
2026 1. kitabı
Çevirisini beklediğim bir eserdi. Zenginlik sadece para ile midir? Büyük ölçüde evet denilse de bu kitap ile zenginliklerin hangi sorular ile sorgulanacağına ışık tutulmuş. Peki büyük sorular neler? Sevdikleriniz ile kaç anınınız kaldı? Cenazenizde ön sırada kimler olacak? On yaşınızdaki haliniz bugünkü size ne söylerdi? Sekseninci yaş gününüzde dans edecek misiniz? Sizin yeterlilik tanımız nedir? Ve düşündürücü cevaplarla birlikte uzun açıklamaları ve en iyi hali oluşturmamızda katkı sağlayacak bir eser olmuş. Sona yaklaşırken en son soru halen zihnimde... Gözünüzü karartacak mısınız? Teşekkürler Sahil Bloom.
Zenginliğin 5 TürüSahil Bloom · Nepal Kitap · 20253 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:49
Othello insan kalbinin en güzel köşesine oturan eserlerden biri oldu benim için özellikle son bölümlerde olayların geri döndürülemez bir noktaya ulaşması ve masumiyetin sevginin ve güvenin bir yalan yüzünden yok olması çok sarsıcıydı. Benim en çok üzüldüğüm nokta Othello'nun kötü bir insan olmamasıydı. Kıskançlık ve kuşku zihnini öyle yerleşiyor ki sevdiği kadını dinlemek yerine yalanlara inanıyor ve işin en acı yönü gerçeği öğrendiğinde artık her şey için çok geç olur. Desdemonanayada ayrı çok üzüldüm son anına kadar othelloya karşı sevgisini sadakatini hiç yitirmiyor. Onun çaresizliği kitabın en yürek burkan yanlarından biri oldu bence. Desdemonananin son anları çok acıydı asıl beni yaralayan nokta othello'nun gerçeği öğrendiği andır. Çünkü o anda sadece eşini değil kendi hayatını onurunu ve mutluluğunu da kendi elleriyle yok ettigini fark ediyor okur olarak bizler gerçeği bildiğimiz için onun felakete adım adım yürüdüğünü görmek kahredici bir durumdu. Emilia doğruları söylemek uğruna hayatını riske atıyor özellikle kocasının suçunu öğrendiğinde sessiz kalmaması çok etkileyiciydi desdemona'ya olan bağlılığı ve vicdanı gerçekten takdir ederdi. Lago ise kılıçlarla değilde sözleriyle onca hayatı bitirdiğini görmek çok büyük bir yıkım ve sarsıcıydı bir insana olan nefret yüzünden bu kadar şeye insan kalkışır mı diye düşünüyorum demek ki oluyormuş hayatta böyle şeyler othello'yada çok kızıyorum karısına güvenmeyip onun namuslu yaverim dediği lagonun laflaryla hareket ediyor ve sonucun neler olacagini hiç düşünmeden inaniyor yaverine ama sevgi bu değil aşk başta güvenmeyi öğretir bize ders çıkarılmasi gereken bir baş yapıt okunup üzerinde saatlerce belkide günlerce düşünülmesi gereken bir kitap Gözyaşlarıma hakim olamadım bir türlü ve hıçkıra hıçkıra ağladığım bir
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
#alıntı “Ormandaki dallar öyle yoğun ki yağmuru hissedemiyorsun.” Herkese merhaba, Aslında uzun zaman önce okudum #hamnet i ancak demlenmesi için biraz bekledim. Kafamın içerisinde Agnes ile uyuyup uyandım. Kadınlığın, anneliğin başka bir evin düzenine ayak uydurmaya çalışırken hangi ülke de olursan ol hangi dili konulursan konuş ortak dert aynı. KADIN OLMAK. Agnes evladı amansız hastalığa yakalanmışken eşi ise ailesinden kilometrelerce uzakta kendisine ayrı bir düzen kurmuş ilk ayrılıklarından bu yana yazdığı mektupta bile kendini ele veren bir yabancılaşma ile mücadele etmektedir. Büyük evladını hastalıktan korumuş ancak ikizlerden diğeri yakalanmıştır. Karanlık ormanın şifacı otları da yaraya merhem değildir. Bas bas bağıran bir isyan yok. Satır aralarında bir annenin sessiz çığlığı, yalnızlığı, tek başına bırakılmışlığı var. Bazı sahneler o kadar tanıdık geldi ki okumaya ara vermek en güzeliydi. Kaldığım yerden devam ettiğimde ise insanları affetmek bir sonraki haksızlığa davet etmekti. Anladım. Yazar #hamnet i yazarken tarihi olaylardan esinlenerek çıkış noktasını da kaleme almış. Buna rağmen kurgu bir eser olduğunu biliyoruz. Takılı kaldığı bir nokta ise 1500’lü yıllarda geçtiğini vurgulayıp İstanbul’a Konstantinopolis dersen mantık hatası olur. İstanbul 1453’te fethedildi. Halen hazmedilemiyor… Bu konu kırmızı çizgimiz. Esere yeniden dönecek olursak eski bir hikâyeyi günümüze taşıyarak yorumlamak okuyucuya modern bir klasik hediye ediyor. İçimize işleyen satırlar dilimize #kıvançgüney tarafından çevrilmiştir. Hamnet
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma
10/10
·688 syf.··
2026 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:13
Dostoyevski'nin 150 yıl önce yazdığı şu nefis roman, insan ruhunun karanlık dehlizlerine, sorgulamalarına, tereddütlerine kusursuz bir ışık tutuyor hâlen. 10 yılda bir okunması gereken kitaplardan biri "Suç ve Ceza". Yordam'ın Hasan Ali Ediz çevirisi de çok iyi
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Yordam Edebiyat · 2022194,1bin okunma
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:42
İki farklı kitap okumuş gibi oldum. Maliyet açısından kârdayım. İki farklı kadın ve iki farklı yaşamlar. Bizim Beattie evli bir adamla ilişki yaşar ve hamile kalır. Kaç defa dedim yapma etme yok dinlemedi şimdi uğraş neyse herşey güllük gülistanlık iken çocuk işi bir hayli bozar. Adam ben evliyim der, ben angut evli işinde ne diye... Neyse ağzımı bozmayım. Önce ailesi tarafından sonra sevgilisi tarafından sıkıntılar yaşar. Yakın arkadaşının tavsiyesi ile kendince bir çare bulur. Hayatı başka bir boyuta geçer. Olaylar olaylar derken başka yerde başka ilişkilere yelken açar. Bu yeni Aşk hikayesi maalesef daha acıklı olur bu arada olanlar kitapta var arkadaşlar, öyle ağzınız açık anlatmamı beklemeyin. Yıllar sonra torunu Emma, Beattie'nin hayatını keşfetmesi için çabalar. Sonuç ne olacak kimler kaybedecek kimler kazanacak? Kitapta en çok etkileyen Beattie ve Charlie'nin aşkı ve Charlie'ne ne olacak? Birde rahatsız eden bir konu var, halen daha var o zamanda varmış, ırkçılık 10/8 okunur diyorum, iyi okumalarınız olsun
Kır Çiçeği TepesiKimberley Freeman · Arkadya Yayınları · 20133,428 okunma
Düşünüyorum o halde varım
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:52
Öncelikle kitap, diğer kitaplara nazaran farklı bir hava sunuyor bize. Dönemin almanyasına göre baya farklı türde ve özenle hazırlanmış bir kitap diyebiliriz. Yazarımızdan yola çıkalım, ilk olarak yazarımız diğer insanlara nazaran biraz daha şanslı doğmuş biridir. Bunun nedeni yazarımızın babasınında tarih mezunu olup yazar olmasıdır. İkiside tarih bölümü bitirmiştir fakat yazarımızın yazar olma serüveni biraz karmaşıktır. Oyunlar, fıkralar , makaleler derken sonra yazarlığa başlamıştır. Kitabın içeriğini yorumlarsak kitapta; tek bir türün değil, bir sürü türün hakimiyetini görüyoruz. Başlangıçta biraz hüzün, sonrasında polisiye, sonrasında cinayet, sonrasında gizem türüne evrilen bir kitap. Bu nedenle tek bir tür içeriğinde barındırmamız doğru olmaz ve bu tür karmaşıklığın kusursuz ahenki sayesinde kitap, günümüze kadar halen popülaritesini sürdürmekte ve döneminin de en vurgulu kitaplarından sayılmaktadır. Kitabın konusuna gelecek olursam, bazı kısımlarını okurken beni gerçekten rahatsız eden partlar çok fazlaydı. Yazarımız ve çevirmenimiz bu konuda gayet iyi iş çıkarmışlar. Başta o bebeğe yöneltilen betimlere üzülürken daha sonrasında bizi bir merak duygusu kaplıyor. Nasıl yaptığı ve neden böyle olduğuyla ilgili. Ana karakterimizin koku hafızası ve duyusu diğerlerine göre çok daha iyi olduğundan bu kendine bahçedilmiş özellikle birlikte kendi içsel arayışına çıktıktan sonra yaşadığı zorlukları görüyoruz. Ardından bununla birlikte yaptığı cinayetleri. Ana karakterimizin gerçekten duygusu var mıydı yoksa sadece kokusunu alabildiği şeylere mi bir anlam atabiliyordu. Sadece bir kez duygu hissediyordu o da kokusuyla tanımlayabildiği için. Karakterimizi kötü ya da iyi diye bir kefeye koymak doğru olmaz sadece psikopat. O döneme nazaran da bakarsak: savaş zamanları kıtlık
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma