Kitabı okumaya başladığım vakit aklım da kaybedilen değerlerimizi hayalî bir olay örgüsünde anlatılacağını düşünmüştüm. İlerleyen sayfalarda ise yazarın kendi zihninde oluşturduğu bir dünya olduğuna emindim. Lâkin öyle değilmiş anlatılanları hepsi yaşanmış ve şahit olunmuş şeyler. Kıraathane isminin o dönemde gerçekten ismine haiz olduğu,müşterilerinin çoğu edebiyatımızn mihenk taşları olduğu bu kıraathanede geçen konuşmalar ve düşünceler üzerine şekillenen bu kitap bize kaybettiklerimizi,yitirdiklerimizi hatırlatıyor. O dönemin sosyolojik buhranlarını okuyucularına gösteriyor Kesinlikle okumaya değecek bir kitap.
Cumhuriyet henüz kurulduğu dönemlerde orduda, okullarda okutulan bir başyapıt.Bataklıklar ülkesini nasıl bir beyaz zambaklar ülkesine çevirildiğini anlatılıyor.Bir ulusu ancak ve ancak eğitim ve eğitim için sarf edilen çaba ile refaha ereceğini kanıtlamıştır.Pek hayran olduğunuz, örnek alıp hayatınızı onun kültürüne göre tatbik ettiğiniz Batı nın en kuzeyinde ki bu varoluş mücadelesini de keşke örnek alsanız...