Eskiden dünyayı sunduğum gülümseyen halim, tanımadığım veya hatırlamadığım biri şimdi.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Alıntı
1) Ben, benden çekiyorum, Canzi'den değil. 2) Canzi benden çekmiyor, kendi gönlünden... 3) Canzi'nin ve benim başımıza gelen bu âfet bir istisna gibi görünür. Fakat yeryüzünde istisnâ yoktur, ancak ve ancak kāide vardır. 4) İstisnâ gibi görünen hâller, kāidenin henüz anlaşılmamış derinliklerinden başka bir şey değildir. Haftalarca, aylarca yastık çürüttüğüm sıralarda kafamdan geçenleri yazmaya kalkarsam destanlara sığmaz. Destan dedim de gene hatırıma Kerem'le Aslı divanı geldi. Açtım, biraz okudum. Komşu bahçedeki çocuklar bayram oyunlarını sınarken Kerem'in "Bayram olsa kına yaksam destime" diyen türküsü gözüme ilişti. Ne acıklı inleyiş, ne kanlı yırtılış bu... Tıpkı benim hâlim. Artık ağlayamıyorum. Feleğin sağlı sollu tokat sağanağı altında yüzüm karmakarış dağılmış! Gözlerim kayıyor, çenem titriyor, alnımda damarlar oynuyor. Suratım bir insan suratı değildir. Bir hayvanın, bir delinin, bir ölünün suratı da değildir. Benim yüzüm şimdi, ezelî hayatla ezeli ölümün birbirine pala çaldıkları cenk meydanıdır. İşte Keremliğin sonu. İşte Aslı'ma kavuşayım demenin bedeli.
Sayfa 244·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Aramızda nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum, itiraf edilenler değil, eyleme dökülenler aşikârdı. Onun kelimeleri az, benim hislerim çoktu. Azı anlatmaya cümleler, çoğu anlatmaya kelimeler yetmezdi. Belki de bu yüzden her şeyi konuşmadan yaşıyorduk. Kelimelerin ötesinde, bütün cümlelerin büyüsünde. Sessiz ama derin. Konuşmaya halim yok, sessizli­ğimden anla, diyordu. Anlıyordum. O da beni anladı, içimden geçen her şeyi okuyup dudaklarının üzerindeki dudaklarıma anında karşılık verdi.
Sayfa 392·Kitabı okuyor
Alıntı
Her sabah yataktan kalkarken o günün sonunda, nihayet gece ortaya çıktığında yalnız kalacağımı biliyorum. İnsanların yanımda olmasını seviyorum ama bir süre sonra onları hissedemiyorum. Çünkü beni sarmalayan tek şey yalnızlığım oluyor. Sarılışı sıcak hissettirmiyor, kaçıp gitmem gerektiğini damarlarımda bile hissediyorum ama ne zaman bir adım atmaya karar verecek olsam kapısını tıklayabileceğim kişileri aklımdan geçiriyorum, sonrasında kendime bakıyorum ve kolumu kaldırıp da o kapıyı tıklayacak hâlim olmadığını fark ediyorum. Şimdi yürüyüp o kapıların önüne gidemem, yalnızlık beni ısıtmıyor olabilir ama böyleyken en azından bana kapısını hiç açamayacak birinin evinin önünde beklerken üşüdüğümden daha az üşüyeceğim. Bunu biliyorum. Bildiğim için kımıldayamıyorum.
Ne halde olduğumu anlamıyorsun,halim harap,çok tuhaf bir durumdayım.
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Arabşah'a göre Timur
Takdirin en garip cilvesi, en büyük imtihanı, akıllı kişinin şaşkın oluşu, idrakli kişinin zifiri karanlıkta dehşete kapılması, halim selim kişinin divaneye dönmesi, faziletli kişinin aşağılanması, cömert kişinin zebun olmasıdır ki bu, doğuda ve batıda fitneyi ateşleyen fasıklar piri, topal deccal Timur'un hikâyesidir.
Sayfa 26·Kitabı okuyor