"Belki de halim yoktu. Belki hiçbir hayatımda halim yoktu. Yani, belki de ben böyle biriyimdir. Bir denizyıldızı bütün hayatlarda denizyıldızıdır. Denizyıldızının uzay mühendisi olduğu bir hayat yoktur. Belki benim de hiçbir hayatımda bir şey yapacak halim yoktur."
İçimde fırtına koparken dışarıdan bakınca sakin sakin yürüyen halim sinirimi bozuyordu. Bir an önce bir yere varmak istedim. Bir sonuca. En azından yanına gidersem onu görür, her şeyi dinlerim, diye düşündüm.
Ama ne değişecekti ki? Ne faydası olacaktı? Karanlıkta yağan soğuk bir yağmurun bir süre sonra durması gibi bir şeydi bu. Bir umut değildi. Daha büyük bir karanlığa doğru akan küçük bir akıntıydı.