Ölmüş..
(ebediyeten fani dünyaya küsmüş)
Öldü.. Ölmüş.. Ölü deriz falanca kişi için.
Ancak çoğu kez bunun arkasından gelmesi gereken asıl ikinci kelimeyi kullanmayız.. Bilmeyiz, idrak de etmeyiz zaten. Öldürmekle, ölü demekle yetiniriz. Şahsen ben bu kelimeyi, hele değer verdiklerim için hiç kullanmam.
Öldü den sonra ikinci kelime ve ölü kelimesinin yerini alması gereken asıl kelime : ölümsüzleşti (ölümsüzlüğe erdi).
Evet onlar birkere öldüler.. Ve bir daha ölmeyecekler. Ölümsüzlüğe erdiler. Ölümlü olan, ölecek olan halen bizleriz.
Mezarlar mı.. Oralardan bihaberiz..
Mezarlar.. evet,
insanların beden denilen dünyevî esvapları olan cesedlerinin gömüldüğü yer..
Ceset kelimesi de estetik değil ya hiç.
Öyle cesetler var ki taze bir gül gibi.
Güzellik uykusuna yatmış da uyanmamış gibi.
Dağların ardından yeniden doğmak için batmak üzere olan güneşi seyreden bir mavi deniz gibi..
Bakmaya kıyamıyor insan..
Yaratan da kıyamamış o nazenin nazlı kulların cesedlerine ki çürümesine bile izin vermemiş.
-toprağın insan denilen çiçekleri-
Onlar kimler mi?
Aşk iliklerine kadar geçmiş, işlemiş, içleşmiş olup asla şikayet, isyan etmemiş olan..
Sabr-ı cemil (güzel sabır) göstermiş olanlar..
Hamallıkları, hamlıkları gitmiş olanlar..
Pişmiş olanlar.
Onlar mı,
Onlar.. Olan'lar!.
✍🏻🌾FthTnrkl
Türk edebiyatının yaşayan en iyi yazarlarından biri olan İhsan Oktay Anar’ın kitaplarını hangi sırayla okumalıyız? 🤓
Bu aralar vaktimin büyük kısmını İhsan Oktay Anar kitaplarını okumaya ayırıyorum. Kendisinin kitaplarında keşfedeceğiniz o kadar güzel detaylar var ki, bu yüzden size fotoğrafta gördüğünüz sırayla kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum.
Puslu Kıtalar Atlası zaten Türk edebiyatının zirve kitaplarından biri. Bu yüzden eşi benzeri olmayan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitab-ül Hiyel kitabı da yine kendi hakikatini keşfetmenin peşine düşen insanların yaptığı makineleri ve hakikatin nerede aranması gerektiğini anlatan bir kitaptı.
Sonrasında da Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri’yle kurmaca içinde kurmaca şeklinde giden matruşka gibi hikayelerle gerçeklik algınızı yitirebilirsiniz. Elbette 4. kitap olarak da Amat kitabını tavsiye ediyorum. Benim de henüz okuduğum bu kitap tamamen bir gemi içinde geçiyor ve bu izole mekanın içinde sıkışmış karakterlerin hayatından bir kesit görüyoruz.
Bence bu gönderiyi gören herkes İhsan Oktay Anar okumalı. Hatta aşağıda linkini paylaştığım “Kitaplarla Yaşıyorum” adlı ücretsiz Instagram kanalıma katılırsanız sizin için İhsan Oktay Anar kitaplarındaki çok önemli bir alt metni açıkladım! Bu kanala da mutlaka bekliyorum sizi. 🥳
instagram.com/channel/AbbYNo9...