Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Doğu ile Batı, geleneksel ile modern değerler arasında sıkışıp kalmış Türk toplumunun trajikomik bocalamasını, ironik bir kurumlaşma hikayesi üzerinden anlatır. Ahmet Hamdi Tanpınar, hayatı boyunca dikiş tutturamamış, saf ve edilgen bir karakter olan Hayri İrdal ile modernitenin, paranın ve bürokrasinin sembolü olan pragmatist Halit Ayarcı'nın yollarını kesiştirir. Kurdukları absürt ve işlevsiz enstitü üzerinden zaman bilincini, toplumsal hafızayı, modernleşme adı altında yapılan şekilcilikleri ve bireyin toplum içindeki yabancılaşmasını muazzam bir mizah ve derin bir felsefeyle gözler önüne serer.