Bu adamlar bankaların ya da şirketlerin sorumluluklarını üzerine almazlardı; çünkü onlar hem insan hem de tutsaktı, bankaların hem makine hem de patron oldukları gibi...
Adem'den Önce 1906 senesinde tam 2 ayda yazılarak bizlere ulaşmış, çerezlik bir kitap da denebilir. Ancak her çerezlik kitap bu kadar kaliteli mi tartışılır. Çünkü Jack London 2 ay gibi kısa bir sürede biz modern çağ insanlarını, milyonlarca yıl öncesinin yaşamına ,insanlığın doğuşuna götürüyor. Darwin'in Türlerin Kökeni'nden ve İnsanın Türeyişi'nden sonra bilim camiasını etkisine alan evrim teorisi, bilim dünyasını yakından takip eden Jack London'ı etkilemiş ve bu kitabı yazmaya itmiş. Kitap, modern zamanda yaşayan birinin geceleri rüyasında atalarından miras kaldığını düşündüğü bir yaşam örgüsünü görmesiyle başlıyor. O kadar ki gece kendisinin atalarından biri olan Kocadiş olduğuna, gündüz ise kendisi olduğuna inanıyor. Ardından kitap Kocadiş'in doğumundan itibaren Kocadiş'in Sarkıkulak ile dostluk kavramını, Tezcanlı ile aşk kavramını ve Kızılgöz ile düşmanlık kavramını öğrenmesiyle devam ediyor. Anlatıcıya göre olaylar Orta Pleyistosen(780bin-128bin yıl önce) döneminde geçiyor. Burada 3 tane insan topluluğu görüyoruz: Ateş insanları, Ağaç insanları ve Halk. Ateş insanları diğer topluluklardan daha gelişmiş. Ateş kullanıyor, aralarında konuşuyor ve ok ile yay kullanabiliyorlar. Ağaç insanları en ilkel olanları. Hala ağaç üstünde yaşıyor, alet kullanamıyorlar vücutları sadece gözleri gözükecek kadar kıllarla dolu. Halk ise ağaçlarda yaşamayan ancak ateş de kullanamayan kısacası bu iki topluluk arasında sınıflandırılan tür.
Kitabı okurken milyonlarca yıl önceki ilk insanların doğayla savaşını, hayatta kalma mücadelesini, dilleri olmadıkları için nasıl anlaşmaya çalıştıklarını, insanların birbiriyle olan savaşlarını kısacası daha vahşi ve gaddar dünyayı görüyoruz:yani ilkel çağı. Bunun dışında Jack London her zamanki gibi bu kitabı okuyalım diye değil, düşünelim diye