(...) Serbest tedailerle ilerliyoruz…
Ben: Vücudda olan ben, benek, siyah nokta… Hindû: Vücudda olan ben. Hindliler gibi pek esmer adam. Zuhal, Satürn… Hande: Gülme, gülüş.. “Ben” kelimesinin ikili anlamı gibi, Türkçe “gül” kelimesi de hem “gülmek” fiilinin köküdür, hem de “gül” bitkisi için kullanılır.
Bu iki mânânın bir arada olduğu bir eser, Umberto Eco’nun “Gülün Adı” adlı romanıdır. Eco bu eserinde, Ortaçağ’da Kilise’nin “gülme”ye aşırı karşı olduğunu, sırf bu yüzden Aristo’nun gülme ve gülüş hakkında yazdıklarını dahi yasakladıklarını anlatır. Yasaklamak, “gülün dikeni” kabilindendir. Nitekim “gül” anlamına gelen “dâbî” kelimesi, “kapıya konulan yassı enli demir, sürgü” anlamına gelen “dabbe” ile aynı soydandır…
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)