Hani Yûnus'umuz diyor ya; Kahrında hoş lütfunda hoş, narın da hoş nurunda hoş ya Rabbi!
Sayfa 284 - DİB, 6.Baskı, Ankara Haziran 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Büyük İbret Aynası: Dünya
Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz! İbret alınız! Yaşayan ölür, ölen fena bulur. Olacak neyse olur. Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır. Derken hepsi ölüp gider. Hâdiselerin ardı arası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar. Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Yeryüzü bir büyük divan, gökyüzü bir yüksek tavan. Yıldızlar yürür, denizler durur. Gelen kalmaz, giden gelmez. Acaba vardıkları yerden hoşnud olup da mı kalıyorlar? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar? Yemin ederim, yemin ederim ki, Allah`ın indinde bir din vardır ki, şimdi içinde bulunduğunuz dinden daha sevgilidir. Ve Allah`ın gelecek bir peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakındır. Gölgesi başınızın üstüne geldi. Ne mutlu o kimseye ki, ona iman eder; O da kendisine hidayet eyleye! Yazıklar olsun Ona isyan ve muhalefet edecek bedbahta! Yazıklar olsun O`na isyan ve muhalefet edecek bedbahta! Ey İnsanlar! Hani ya babalar, dedeler, atalar? Nerede soy sop? Hani o süslü saraylar ve mermer binâlar yükselten Ad ve Semûd kavimleri? Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da kavmine, `Ben sizin en büyük Rabbiniz değil miyim?` diyen Firavun`la Nemrud?" Onlar, zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe sizden çok daha üstün idiler. Ne oldular? Bu yer onları, değirmeninde öğüttü, toz etti, dağıttı. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri yıkılıp ıssız kaldı. Yerlerini, yurtlarını şimdi köpekler şenlendiriyor? Sakın, onlar gibi gaflete düşmeyin! Onların yolundan gitmeyin! Herşey fanidir. Baki olan ancak Allah`dır. Ki O, birdir, şerîki ve nazîri yoktur. İbadet edilecek ancak O`dur, doğmamış ve doğurmamıştır. Evvel gelip geçenlerde, bize ibret alacak şey çoktur. Ölüm bir ırmaktır. Girecek yerleri çok, ama, çıkacak yeri yoktur. Büyük, küçük
Sayfa 148·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İki temel yalan vardır: Doğruyu söylüyorum, diyen yalan ve Söyle­yemem, diyen yalan. Kendi üzerine düşünen akıl sahibi varlık her iki önermenin de anlamsız olduğunu bilir. Birinci olgu, kendi ken­dini bilmemenin imkansızlığıdır. Birey kendi kendine yalan söyle­yemez, sadece kendini unutabilir. "Yapamam" öyleyse kendini unut­mayı ifade eden bir cümledir, akıl sahibi varlığın içinden kendini eksilttiği bir cümle. Bilinç ile edimi arasına hiçbir kötü cin giremez. Ama Sokratik sözü de terse çevirmek gerekir. Kimse isteyerek kötü­lük yapmaz, diyordu ya hani, biz tersini söyleyeceğiz: "Her türlü ap­talca hatanın kaynağı kötülüktür. "Kötülük, yani tembellik olmasa; akıl sahibi bir varlığın kendisine borçlu olduğu şeyden söz edildiği­ni artık duymama arzusu olmasa, kimse hata yapmaz. Kötülüğün kaynağı, eylemin amacı olan iyiliğin yanlış bilinmesi değildir. İnsa­nın kendine sadakatsizliğidir. Kendini bil artık Platon'daki gibi "İyi­liğinin nerede olduğunu bil" anlamını değil, "Kendine gel, içindeki o seni yanıltamayacak olana dön" anlamını taşır. Kudretsizliğin yü­rüme tembelliğinden başka bir şey değildir. Alçakgönüllülüğün baş­kalarının gözü önünde sendelemekten duyduğun kibirli korkudan başka bir şey değildir. Sendelemenin bir önemi yoktur; kötü olan sapmak, yolundan çıkmak, söylediğine dikkat etmemek, ne olduğunu unutmaktır. Öyleyse haydi kendi yolundan git. Özgürleşme deneyiminin kalbinde bu doğru sözlülük ilkesi du­rur. Herhangi bir bilimin anahtarı değil, her bireyin hakikatle kurduğu, bireyi yoluna sokan, arayan kişi olarak yörüngesine oturtan o ayrıcalıklı ilişkidir. Bilme/tanıma gücünün ahlaksal temelidir bu ilke.
gülmeyin bize gülmeyin yaşamak ne ki satranç oyunu mu köşe kapmaca mı her neyse her neyse hele bir size gelsin sıra bir kör olun hani ya yok mu bir mat olsun şahlar
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Edebiyat
'Ben çıkıp bir yürüyeyim'ciler 1 adım öne (^-^)/`
(...) oldum olası canım yanar ve galiba bu yüzden oldum olası yürümeyi severim. Ne zaman ruhum daralsa vuru­rum kendimi yola. İçimdeki zehri ter gözeneklerimden atıp fe­rahlayana dek, gidebildiğim kadar giderim. Hani şu keyfi kaçtı­ğında, yangın koluna asılır gibi, "Ben çıkıp bi yürüyeyim" diyen akortsuz tipler vardır ya, işte onlardan biriyim.
Sayfa 15 - Hep Kitap
Alıntı
İnşaatın bittiği gün içeriye okullardan sıra taşıdıklarını gördüm. Koskoca Paşa ne yapacaktı okul sırasını? Mektebe yeniden başlayacak hâli yoktu ya! Hani," dedim, "Kemal Paşa gelecekti, siz burayı okul diye mi yaptınız? Bu sıralar Paşa'yla arkadaşları otursun diyeymiş. Valla ben de anlamadım ama başka eşya alacak para yok herhal. Okullardan sıra toplayın dediler. Çatıyı kapattık ya dün, kiremitleri de milletin evinin çatısından söküp getirmişler. Aha şimdi de gaz lambası toplamaya gidiyoruz, hayrolsun sonumuz," dedi usta.
Sayfa 36
Tarih