Özgürlüğe Kaçışım
"Hapishanede geçirdiğim 5 yıl bana şunu öğretti: İnsan, bedeni zincirlense bile ruhu özgür kalabilir. Secdeye giden bir alın, hiçbir prangayı tanımaz. Çünkü secde, kulun Allah'a en yakın olduğu andır. Ve Allah'a yakın olan, dünyadan uzaktır._ Gençliğe vasiyetim şudur: Acele etmeyin. Tarih acele edenlerin değil, sabredenlerin tarafındadır. Biz Bosna'da 3 yıl dayandık. 3 yıl aç kaldık, 3 yıl bombaların altında uyuduk. Ama kinle büyümedik. Çünkü biliyorduk ki, kinle kurulan bina, ilk depremde yıkılır. Sevgiyle, adaletle, ilimle kurulan bina ise asırlar boyu ayakta kalır. Unutmayın evlatlarım: Güçlü olmak, bağırmak değildir. Güçlü olmak, haksızlık karşısında 'Hayır' diyebilmektir. Güçlü olmak, elindeki ekmeği yarıya bölüp yetimle paylaşabilmektir. Güçlü olmak, yenildiğinde bile 'Elhamdülillah' diyebilmektir."
Filistin
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma! Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, on beş yaşında bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Neticede bugün calzone'nin kralı haline gelen Robert'in belir­ li bir hayran kitlesi, buna ilgi duyan amatör meraklıları, işten an­layan, Amerikancıların deyimiyle conoisseur'leri vardı. Fakat Ro­bert bunu zorla dayatmış değildi; seksenli yıllar geride kalmıştı ve onun da pomoda modası geçmişti. Her şeye rağmen Robert öncülerin dönemine, Canal+'ün haftada bir X yayınlar sundu­ğu maceralı bir döneme tanıklık etmişti. Şimdi daha kiloluydu, yanakları bir hamster dolgunluğundaydı, hala UV ışınları altına yatmayı seviyordu ama hapishanede her şeyi salmıştı ve yanık teni de bunların başında geliyordu. Yine de yirmili yaşlarında bıraktığı ince sarımtırak bıyığını ve Hollandalı futbolcu tarzı saç kesimini korumuştu: Oksijenli suyla rengi kalıcı olarak açılmış saçlarının kenarları kazıtılmış, arka tarafıysa omuzlarına kadar uzun bırakılmıştı. Kolsuz turuncu tişörtler giyiyor, güneş gözlük­ lerini kafasında taşıyordu. Kodeste bu tarzıyla yakıyordu. Güçlü bir Marsilya aksanına sahipti.
Sayfa 225 - Kollektif kitap 2017
Edebiyat & Roman
Koridordaki bu ani karşılaşma bana kızlara asılmak için değil de, Freud'la ilgili gevezelik etmek için burada olduğumu unut­turmuştu. Masama geçip müşterilerimi şöyle bir süzdüm. Yeni yüzler vardı. Hapishanede muhtemelen kimse sabit kalamıyor­du: Her ay transfer ediliyor, çıkarılıyor, mahkum edilip başka yere götürülüyor, salıveriliyor, nezarethaneye götürülüyorlardı ... Bu hareketlilik mevkilere, hakimlerin ruh haline, gün içinde iş­lenecek dosya sayısına göre değişiyordu. Beni inceleyen sekiz kelleye şöyle bir baktım. Aralarından birkaçını tanıyordum. En sadık olan Rignier' di. On beş yıl yemişti ve 74'te kendi elleriyle inşa ettiği hapishanede mahkum olmayı hala sindiremiyordu. Auguste'ten birazdan bahsedeceğim. Panayır güreşçisi kılıklı bir herif olan Ramblet'yi de yavaş yavaş tanımaya başlıyordum. Geri kalanı alelade tipler ve yeni yüzlerdi. Araplar ve siyahiler. Yokla­ ma yaparken bir anda dank etti: Bunlardan biri benim zibidiydi. Metafiziğe ilgi duyduğundan değil, Riccioli'ye verilecek ilk zarfı bana ulaştırma niyetiyle buradaydı. Kafamı müzisyen hatun is­tila ettiği için yeni işim tamamen aklımdan çıkmıştı. İlk karşıma çıkan götün peşinden tavşan gibi koşup daha önemli işleri ak­ sattığıma göre estetikçi Vanessa'yla her şey gerçekten bitmişti...
Sayfa 49 - Kollektif kitap 2017
Edebiyat & Roman
Herhalde hapishanede öğrenmişti yemek yapmayı Nazım ağabey, güzel yemekler pişirirdi. Orada kaldığımız bir hafta boyunca her akşam sofrasının misafirlerle dolu olması dikkatimi çekmişti. Bilmem neden, bana biraz Türkiye'deki eski konaklarda, paşa babanın masasına toplanan hazır yiyicileri anımsatmıştı o sofralar. Doktor Galina (Galya) da orada onunla beraber kalıyor ve Nazım'ın sağlığına en ince ayrıntılarına kadar dikkat ediyordu.
Sayfa 277
Sorumluluğun ve özgür­lüğün, seçeneğin olmadığı, yalnızca yasaya uymaktan oluşan sahte bir seçeneğin veya yasaya uymamayı izleyen cezanın olduğu bir toplumda yaşamak ister miydin? Gerçek bir hapishanede yaşamak ister miydin?
Sayfa 47 - Anarres·Kitabı okuyor
Alıntı