Ellinci yıldönümünü televizyonda kutladıkları Lâtin harfleri münasebetiyle kaleme aldığımız bu yazıya birkaç (garnitür) not eklemek yerinde olur:
1 – Arap harfleri diye isimlendirdikleri, aslında islâm harfleri, Müslüman milletlerde onların ruhî mizaç, üslûp ve (estetik) ölçülerine göre tek esas etrafında ayrı şekiller belirtir. Kûfî hat Arabın, ta’lik İranlının, rik’a Türk’ün, sülüs de umumî olarak her birinindir. Demek ki, umumîliği içinde tamamen millî... Kubbeler ve minareler arasındaki fark gibi...
2 – Lâtin harflerinin kabulünden sonra taraftarlarının âdeta bir taassup, prensibe sadakat aptallığı içinde asla eski harflerle yazı yazmadıkları iddiası kuyruklu bir yalandır.
Rejimin baş dalkavuklarından Falih Rıfkı Atay, yazılarının müsveddesini hep eski harflerle kaleme almış ve düşünce kabiliyetini hep o zemin üzerinde harekete geçirebilmiştir.
3 – Amerikalı pedagoji mütehassıslarından bir profesör, harf devrimi zamanında «Sizin bu harfleri almanız ruhî, içtimaî ve terbiyevî zarar olarak Amerika’nın bütün madenlerini kaybetmesi kadar büyük bir ziyan olur!» demiştir.