Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş.
Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
İtaatsizliğin, yani iktidar odaklarına, "Hayır," diyebilmenin, özgürlüğün temeli olduğunu söyler, Fromm. Ancak, bunun yanlış anlaşılmaması gerektiğini de ekler. İtaatsizlik başlı başına bir erdem sayılmamalıdır. Aynı şekilde itaat etmek de kendi başına kötü bir şey değildir. Çünkü insan iktidarın dayattığı anlayışa boyun eğmeyi reddederken, aslında kendi içsel ahlakına itaat etmektedir. Kalabalıkların ya da onları temsil eden iktidarın gücüne, "Hayır," demeyi başaran kişi, insan olmanın en temel yasasına, yani vicdanına, teslim olmaktadır.
Bir kadın için var olmanın bedeli yüksektir. Daha erken yaşlarda mutlu olmanın çok büyük bir lüks olduğunu öğrenirsiniz. Önemli olan sevdiğiniz şeyleri yapmanız değildir. Önemli olan görevlerinizi eksiksiz yerine getirmenizdir. Sessiz olacaksınız, itaat edeceksiniz ve sizden beklenenleri yapacaksınız. Eğer bu kurala uyarsanız, bir köşede yaşamanıza ve bazı şeyleri "elde etmenize" izin verilir. Yetişkinlikte de durum farklı değildir. "Uslu" olursanız, sadece çanak çömlek, kılık kıyafet, koltuk takımı ve yatak odası mobilyasına değil, koşulların elverdiği ölçüde unvan ve pozisyonlara da "sahip" olabilirsiniz. Ama umutlarınız, arzularınız, beklentileriniz varsa, işte o zaman işler sarpa sarabilir.