Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş.
Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
Herkes bilir ki, birine bağlanmak dünyanın en tehlikeli işidir. Sadece o kişiye hayatınızı açtığınız, en derin yaralarınızı gösterdiğiniz ya da onun tarafından sevilmeye olduğu kadar incitilmeye de açık olduğunuz için değil.
Sevmek tehlikelidir çünkü kaybetmeyi göze almak demektir.
Ahlak kavramı engelleme ve zorlamayı; kısıtlama ve fedakarlığı; engizisyonu, itirafı ve vicdan azabını; iffeti ve neşesiz, klostrofobik, işaretparmağını havaya kaldırmış sallayan kateşizmi çağrıştırıyor. Yanlış da değil bu izlenim, sadece eksik ve tamamlanmaya muhtaç.
"Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim," diye başlar Neruda, "sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara."
"Bir ara sevmek" nasıl bir şeydir acaba, diye düşündüm. Bir an bile ayrı kalmaya dayanamazken, bir gün nasıl olup da yürüyüp gidebiliyorduk? Aynı insan olmaktan vazgeçiyorduk belki. Sevdiğimiz birini geride bırakmaya karar verdiğimizde, başka biri olmaya razı oluyorduk aslında. Yalnızca onun gözünde değil. Kendimiz için de başka biri oluyorduk artık. "Aynı gece ağartıyor aynı ağaçları / bizler, ah, o zamanki bizler değiliz ama," diyordu.