Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
ADLER-FREUD VE KARAKTERİSTİK HUSUMET
Freudcu yorum fanteziyi nedensel, temel ve içgüdüsel süreçlere indirger. Adler'in anlayışı ise onu benin (egonun) nihai, temel hedeflerine indirger. Freud'unki bir "içgüdü psikolojisi", Adler'inki ise bir "ben psikolojisi"dir. İçgüdü, kişiyi aşan biyolojik bir fenomendir. İçgüdünün üzerine kurulan bir psikoloji, doğası gereği beni yok saymalıdır; çünkü ben, varlığını principium individuationis yani "bireysel farklılaşma" ilkesine borçludur; yalıtılmış karakteri onu genel biyolojik fenomenler dünyasından ayırır. Biyolojik ve içgüdüsel süreçler kişiliğin oluşmasına katkıda bulunmakla birlikte, yine de bireysellik kolektif içgüdülerden temelde farklıdır; aslında bunların tam karşısındadır, tıpkı bireyin kişilik olarak kolektiften her zaman farklı olması gibi. Bireyin özü tam da bu farka dayanır. Her ben-psikolojisi, içgüdü psikolojisi için gereken kolektif öğeyi dışlamalı veya görmezden gelmelidir; çünkü bu, benin kolektif dürtülerden farklılaştığı süreci tanımlar. İki görüşün temsilcilerinin bu karakteristik husumeti, her iki tarafın da diğerini ille de değersizleştirmesinden ve küçümsemesinden kaynaklanır. Ben psikolojisi ile içgüdü psikolojisi arasındaki temel fark kabul edilmedikçe, iki taraf da kendi teorisinin evrensel geçerliliğini savunacaktır. İçgüdü psikolojisi bir "ben süreci teorisi" geliştiremez demek değildir bu; bunu çok iyi yapabilir ama bu, ben-psikoloğuna kendi teorisinin olumsuzlanması gibi gelir. Bu durumda Freud'da "ben-içgüdüleri"nin ara sıra ortaya çıktığını ama bunların genellikle çok mütevazı bir mevcudiyeti güçlükle desteklediğini görüyoruz. **Öte yandan Adler'de sanki cinsellik basit bir araçtır; gücün temel hedeflerine şu ya da bu yolla hizmet eder. Adler'in ilkesi, kolektif içgüdülerin üzerine bindirilen kişisel gücün
Sayfa 76 - Pinhan Yayınları, KLASİK ÇAĞ VE ORTAÇAĞ DÜŞÜNCE TARİHİNDE TİPLER PROBLEMİ, Abelardus’un Uzlaştırma Girişimi, Mayıs 2019
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her çağın görevleri farklıdır; şayet geriye dönüp bakarsak neyin olması gerektiğini ya da gerekmediğini kesinlikle fark edebiliriz. Mevcut zamanda, fikirler zıtlığı hep öfke saçar; zira "savaş her şeyin babasıdır."
Sayfa 75 - Pinhan Yayınları, KLASİK ÇAĞ VE ORTAÇAĞ DÜŞÜNCE TARİHİNDE TİPLER PROBLEMİ, Abelardus’un Uzlaştırma Girişimi, Mayıs 2019
Ölçüler ve Anlayış
- “HİSSETMEK HER ŞEYDİR” (!)
Faust, "hissetmek her şeydir" diye feryat ettiğinde, sadece idrakin antitezini ifade eder; bu durumda sadece öbür uca gider. Hissetmenin ve düşünmenin ancak "daha yüksek üçüncü bir ilkede" birleştiği kendi psişesinin ve hayatının bu bütünlüğünü başaramaz. Bu daha yüksek üçüncü ilke, daha önce belirttiğim gibi, ya pratik bir hedef ya da hedefi yaratan "yaratıcı fantezi" olarak anlaşılabilir. Bütünlüğün hedefine ne bizatihi amaç olan bilimle ne de düşüncenin basiret gücünden yoksun olan hissetmeyle ulaşılabilir. Biri diğerine yardım etmelidir; yine de aralarındaki zıtlık o kadar büyüktür ki bir köprüye ihtiyaç vardır. Bu köprü, yaratıcı fantezide zaten bize verilir. O, ikisinden de doğmaz; zira ikisinin de anasıdır —hayır, dahası, bir çocuğa yani zıtları uzlaştıran nihai hedefe gebedir.
Sayfa 74 - Pinhan Yayınları, KLASİK ÇAĞ VE ORTAÇAĞ DÜŞÜNCE TARİHİNDE TİPLER PROBLEMİ, Abelardus’un Uzlaştırma Girişimi, Mayıs 2019
Faust
- BİLİMİN GERÇEK DEĞERİ
Bilim her koşulda idrakin işidir; diğer psikolojik işlevler, birer nesne olarak ona tabi olur. İdrak, bilim dünyasının egemenidir. Ama bilimin pratik uygulama dünyasına adım atması başka bir meseledir. Eskiden kral olan idrak, şimdi ancak bakandır; bilimsel açıdan arıtılmış bir araç olduğu doğrudur ama yine de sadece bir alettir. Artık bizatihi hedef değil, ancak ön koşuldur. İdrak ve onunla birlikte bilim, artık yaratıcı gücün ve amacın hizmetine verilir. Bu, artık bir bilim olmamakla birlikte yine de hâlâ "psikoloji"dir; kelimenin geniş anlamıyla psikolojidir, yaratıcı fanteziye öncelikli yer verilen yaratıcı yapının psikolojik faaliyetidir. Bu tür pratik psikolojide "yaratıcı fantezi" terimini kullanmak yerine, başrolün hayata verildiğini söylemek daha doğrudur; zira kuşkusuz bu, bilimi alet olarak kullanan yaratıcı ve üretken fantezi olsa da, yaratıcı fantezi faaliyetini dış gerçekliğin çeşitli talepleri uyarır. Bilim, bizatihi bir hedef olarak elbette yüksek bir idealdir; ne var ki bilimin istikrarlı icrası, ne kadar çok bilim ve sanat varsa o kadar çok "bizatihi hedefler" oluşturur. Haliyle bu, söz edilen tikel işlevlerin çok ayrışmasına ve uzmanlaşmasına; ama birbiriyle bütün bağlantısını giderek kaybeden uzmanlık alanlarının çeşitlenmesi gibi bunların da dünyadan ve hayattan kopmasına neden olur. Sonuç, hem uzmanlık alanlarında hem de kendini ayrıştıran ya da uzmanlık düzeyine gömülen her insanın psişesinde yoksullaşma ve kurumadır. Bilim, hayat için değerini kanıtlamalıdır; sahibe olması yetmez, hizmetkâr da olmalıdır. Böyle hizmet ederek hiçbir zaman kendini iki paralık etmez.
Sayfa 73 - Pinhan Yayınları, KLASİK ÇAĞ VE ORTAÇAĞ DÜŞÜNCE TARİHİNDE TİPLER PROBLEMİ, Abelardus'un Uzlaştırma Girişimi, Mayıs 2019
Ölçüler ve Anlayış
(...) - Kolektif tutum, öznenin psikolojisinden farklı bir psikolojiyi kabul edip değerlendirmeyi engeller; çünkü kolektifliğe yönelen zihin, yansıtma (projeksiyon) dışında başka bir yolla düşünmeye ve hissetmeye muktedir değildir. "Birey" kavramından bizim anladığımız şey, insan zihninin ve kültürünün tarihinde görece yakın tarihli bir kazanımdır. Dolayısıyla, gücü her şeye yeten eski kolektif tutumun; bireysel farkları nesnel psikolojik değerlendirmeyi ya da bireysel psikolojik süreçleri bilimsel nesneleştirmeyi neredeyse tamamıyla engellemesinin şaşılacak bir yanı yoktur.
Sayfa 27 - Pinhan Yayınları, KLASİK ÇAĞ VE ORTAÇAĞ DÜŞÜNCE TARİHİNDE TİPLER PROBLEMİ, Klasik Çağda Psikoloji: Gnostikler, Tertullianus ve Origenes, Mayıs 2019
Psikoloji