"Tohum­larını toprağın bağrına gömen şu çiftçi gibi, ben de duygu­larımı, düşüncelerimi ve düşlerimi şu dağınık yazılara, şu etrafa saçılmış taslaklara gömdüm. O çiftçi hasat mevsimini akşam evinde umutla bekliyor. Bense kalbimin tohumlarını, hiçbir beklenti ve umut içinde olmadan yerinde bıraktım..."
İnsan ve Duygular
Bu müzikal kapışmanın tek seyircisi olarak, kürsüde donup kalmıştım. Sevdiğim kadını bulmalıydım. Gerçi burada gebersem bile onun umursayacağı yok ya, benim haşat kalbim korkuyla değil aşkla çarpıyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Allah! Allah! Ne acayip adammış..
Kaç yaşında olduğunu kendisi de, kimse de pek bilmezdi. Çok genç gösterirdi. Çok da cömertti. Parasını nereye harcadığını ne kendisi; ne de başkası bilirdi. Çiftlikten çok para gelirdi her hasat. Ama para çabuk biterdi. Yakışıklıydı.
Sayfa 188 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Şu alıntinın yanına oturdum
Bu benim hasat günümse eğer, tohumu hangi anımsanmayan mevsimlerde, hangi tarlalara ekmişim?
1000Kitap
“Bu benim hasat günümse eğer, tohumu hangi anımsanmayan mevsimlerde, hangi tarlalara ekmişim?”
Sayfa 3
Alıntı
Yakındoğu'nun çöl ve yarı kurak bölgelerinde sulama sularının bu kontrolü aslında, başka yerlerde inanıldığı gibi dünyayı ve insanı doğurmayan, onları yoktan yaratan bir Tanrı kavramının tek kaynağıydı. Bu tür nehir kıyısı ekonomisi aslında yoktan, çöl kumlarından bir hasat üretiyordu. Kral da dünyanın ilk defa Mezopotamya'da yaşadığı bir gelişme olan yasama ve rasyonel kanunlaştırma vasıtasıyla düzen yaratıyordu. Bu nedenle, dünyanın düzenlenmesinin bu gibi tecrübelerin sonucu olarak, bağımsız bir biçimde hareket eden, aşkın bir Tanrı'nın kanunu olarak tasavvur edilmesi gerektiği oldukça mantıklı görünür.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Sosyoloji