ben…
sessiz misafir sevdiğinin kapısında bekleyen
rüzgârın yönünü şaşırdığı çaresiz yelken
sen…
yüzüne bahar sürülmüş kadın
göğsünde turnalar uçuran saklı bahçe
.
hangi dağın sabrından yontulduysa sesin
taşlar bile yeşerir adını duyunca
.
hangi bahçenin duasından düştüyse ellerin
kurumuş dallar bile çiçeklenir değince
ve kalbin…
sağır bir dervişin heybesinde taşıdığı
sırrı çözülememiş gizli ayet
.
okursun can olur
dokunursun kıyamet
.
ve aşk…
ansızın açan nar çiçeği
.
dokunursun ateş olur
koklarsın çocukluğun
ve ayrılık…
cebinde güneş unutan kış günü
.
Her göz, kadını kendine nispeti cihetiyle bir çeşit görür. Seven adam için o, olduğu gibi değil, tahayyül ettiği gibidir. Ana baba gözü, ona karşı hemen hemen kördür. Cemiyet dalkavuktur. İlim adamı ise onu hiç göremez. Kadın, hislerimiz üzerinde yaptığı tesir ve mevkie göre mâhiyet değiştirir.
Yüzlerinde havlamayla ,mavi üniformalılar olmasa,sonsuza dek böyle seğirtebilirdi insan; bir geçmişten ve bir gelecekten yoksun ,tümüyle anın keyfini çıkararak; nefes alıp vererek,görerek ve yürüyerek!
Karahindiba
Birine susmasını söylediğinizde sesine, gitmesini söylediğinizde kendisine hasret kalabiliyordunuz. Birkaç gün öncesine kadar hiç tanımadığım birinin varlığının ya da yokluğunun, konuşmasının ya da susmasının benim için mesele haline geldiğini fark etmek keyfimi kaçırıyor.