Topraktan gelen insan, topraktan koparıldığında kimliğini kaybeder. Tabiatın bizatihi kendisi ve özellikle de dağlar, insanin kendisi olabildiği mekânlar. Dağların insandan önce teklife muhatap olması yüceliğiyle ve dağın insan yanıyla ilgili. Peygamberlerin, velilerin, filozofların, bilgelerin dağlara çekilmesi tesadüf olmasa gerek. Biliyoruz ki; Nur Dağı'nda dağlanan, mekânın putlarını kırdı. Sevr Dağı'nda dağlanan, insanın gönlündeki putları yıktı. Tur Dağı'nda dağlanan, zamanın putlarını kırdı. Dağlar sadece özgürlük değil, aynı zamanda hakikate en yalın ve en yakın olduğumuz yerler. Şehir, yeni mekân, yeni insan; hep dağlardan kuruldu. Sırdır dağlar. İnsanın sırrini saklar. Hakikatin sırrını açar isteyene. Zamana ve mekâna nasıl bakılacağını öğretir. Ten gözünü aşan ve can gözü ile bakan için dağlar, insan ruhunun tecellisi. Gönlündeki dağı gören görür, bilen bilir.